Müthiş Açıklamalar!..‎


Erken seçim süreci başladığında muhalefet yanlıları ilk önce kızgınlıklarını gizledi. Baktılar ki olacak gibi değil sonra açığa vurdular. Damdan düşer gibi baskınla gelen erken seçime razı oldular ve ellerinden geleni yapmaya koyuldular.
Ama gündeme Abdullah Gül girince hava değişti. Daha doğrusu karıştı!..
11. Cumhurbaşkanı Gül çatı adayı olmak istiyordu. Bu isteğini başkaları dillendiriyor kendisi sessiz bir bekleyişle olacakları izliyordu. Yaratılışından gelen yetenek ona bu konuda epey beceri kazandırmıştı. İvedisiz ve sessiz kalmanın ustasıydı.
Liderler arası görüşmeler sürüyordu. Bu durum, iyi niyetle var güçlerini ortaya koyup seçim hazırlığıyla meşgul olanlarda bir rahatsızlık, hatta bir küskünlük oluşturdu. Abdullah Gül'ü istemiyorlardı!..
***
Epey sürtüşmeler oldu. Yapılacak işler olduğu gibi bırakıldı. Kimse önünü görmeden elini bir işe sürmek istemiyordu. Abdullah Gül'ün çatı adaylığının gündemde kaldığı süreçte muhalefet yandaşlarının iç dünyaları allak bullak oldu.
İlk önce İYİ Parti yanlıları rahatladı. Çünkü Sayın Meral Akşener kesin kararlıydı: "Bana Gül için çekil derlerse çekilmem. Milletime sözüm var. 100 bin imzayla aday olacağım." dedi.
Aradan geçen günler özellikle CHP kanadında sıkıntıların hortlamasına yol açtı ama çok sürmedi.
***
Sayın Abdullah Gül sessiz sessiz bekleyişinin ardından dün İstanbul’da düzenlediği basın toplantısında dedi ki:  ‎
"Aday olacaktım ama geniş mutabakat sağlanmadı. Bu nedenle aday değilim…"
Ama sadece bunları açıklamakla yetinmeyip ek açıklamalar yaptı.
Büyük çoğunluğun beklemediği,
Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın yüreğini hoplatan,
Türkiye'nin yaşanan gerçeklerini yansıtan,
Müthiş açıklamalardı bunlar!..
Evet! Aday değildi ama söylediği ek sözler sarsıcıydı.
Meğer gerçek dile getirildiğinde nasıl da güzel ve tatlı oluyormuş! 
Dağların doruklarından gelerek pınar olup akan arı sular gibi...
***
Hayret!
Müthiş sözlerin betimlediği Türkiye sorunlarla doluydu.
Ondan beklemediğimiz vahim bir Türkiye tablosu çizmişti. 
Ama.
Gerçeğin ta kendisiydi!
***
Hayret!..
Bu sözler sorumluluğun bilincinde olan bir devlet adamının haykırışları mıydı?
Eğer Türkiye'nin gerçeği diyerek vurgu yaptıklarına kendisinin de inancı tam idiyse:
"Bu denli bunalım dolu birikimleri ve felaketler dizisini şimdiye dek neden sakladı ki?"
***
Bakın ne diyor Sayın Abdullah Gül:
◄      Hepimiz şahidiz ki Türkiye yakın tarihinin en zor dönemlerinden biri içerisinde.
◄      İç ve dış şartlarda büyük zorluklarla karşı karşıyayız.
◄      İçeride daha çok huzura, güvene ihtiyaç var.
◄      Maalesef içeride daha çok kutuplaşma, ayrışma, korku ve kaygı ortamı var.
◄      Dışarıda ise tarihimizin çok ciddi beka sorunlarıyla karşı karşıyayız.
◄      Ekonomik kaygıların da ciddi seviyelere ulaştığını görüyoruz.
◄      Ayrıca hamasetin, karşılıklı hakaretlerin siyaseti esir aldığını görüyoruz.
◄      Türkiye için neyin iyi olduğunu konuşmak yerine kişiler üzerinden saldırılarla meşgulüz.
Bu vurguların yanında diyor ki:
"Tarih önünde vicdanen müsterihim!"
***
Açıklanan tespitler ve yapılan vurgular Türkiye'nin içinde bulunduğu acı gerçeklerden sadece bir demet sunumu niteliğindedir. Ayrıca Sayın Abdullah Gül'ün "Tarih önünde müsterihim." sözlerine maalesef katılmıyoruz. Çünkü:
Gelecekle ilgili kaygıları varsa. ‎
Tarihin en zor dönemlerinden birinden geçiyorsak.
Ülkenin içinde huzur ve güven yoksa!..
Kutuplaşma, ayrışma, korku ve kaygı ortamı varsa.
Dışarıda çok ciddi beka sorunlarımız yığılmışsa.
Ekonomik kaygılar ciddi boyutlara tırmanmışsa.
Hamaset ve karşılıklı hakaretler siyaseti esir almışsa!
Bunlarda hiç ama hiç...
Kendisinin payı yok mu?
‎‎*** ‎
Hayret!
Sanki…
Türkiye’yi bu hâle
Kendileri değil de ben getirmişim gibi anlatıp durmuş…
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.