Papazı İsteriz! Vermezseniz Küseriz… ‎


Türkiye'de tutuklu olan ABD'li papaz Andrew Craig Brunson konusu; karışık, derin, içeriği çetrefilli ve zengin bir konu… İşin içinde;
FETÖ var.
PKK var.
Kürt Devletinin kurulması çalışmaları var.
Din ve mezhep farklılıklarını kötüye kullanarak ülkemizi parçalamak var.
İç karışıklık çıkartarak halkı birbirine karşı kışkırtmak var.
Casusluk var…
Ve daha başka konular da var…
***
FETÖ ile takasının bile gündeme geldiğini duymuşsunuzdur!..
Bizimkiler ABD'nin ısrarlı istemleri karşısında arada bir:
"Sizde yargıya nasıl müdahale edilmiyorsa bizde de öyle! Zinhar yargıya müdahale edemeyiz," demişler… 
Davası İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye başlamış bile. 18 Temmuz'da da duruşması var.
***
ABD papazını istiyor.
"Papazım da papazım," deyip duruyor.
Trump ısrarlı.
ABD'li 37 Senatör ve 78 Kongre üyesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, papazın serbest bırakılması için mektup yazmış…
F-35'lere getirilmesi istenen ambargoda da papazın etkisi büyükmüş!..
***
Şimdi de ABD iki senatörünü göndermiş.
Bu iki senatörün Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmesi hiç sorun olmamış.
ABD'ye giden ve Trump'la görüşmek için çile çeken Cumhurbaşkanımızın bu görüşmede sadece 20 dakika görüştüğünü anımsarsınız.
Eni konu zorlanmıştı!..
Ama ABD'den gelen iki senatör kendi statülerindeki kimselerle/görevlilerle görüşmek yerine cumhurbaşkanımızla görüşme olanağı bulabiliyor. Onlara bu fırsat tanınıyor!..
Uluslararası ilişkilerde MÜTEKABİLİYET/KARŞILIKLILIK İLKESİ diye bilinen bir ilke var...
Acaba bu ilke neden çalıştırılmıyor?
***
Uzatmayalım bu iki senatör tutuklu papazla da görüşüyor ve diyorlar ki:
“Brunson sorunu çözümlenene kadar ABD, Türkiye ile daha iyi bir ilişki içinde olmayacak ve biz bunu Türk hükümetine bildirdik.”
Sayın Cumhurbaşkanı ile yaptıkları görüşmede bu konuyu çok açık bir biçimde vurgulamışlar!
Peki, bunun adı tehdit değil de nedir?
ABD, açıktan açığa ve kaba bir şekilde:
"Papazımı İsterim!.. Vermezseniz Küserim" demektedir…
Gücü yeten yetene ilkesi mi çalışıyor acaba?
***
Merak ediyoruz:
Acaba son yıllarda bizden milletvekili, bakan ya da benzeri düzeyde kimseler ABD'ye gidip de Trump'la görüşme fırsatını bulabilmişler mi?
Onurumuzla hareket etmeye ve dış ilişkilerimizi bu düzeyde yürütmeye zorunluyuz.
***
Size Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un'un Trump'la yaptığı görüşmeyi ilginç bir örnek olması nedeniyle sunmak isteriz. İlginizi çekeceği kanısındayız.
Ama şimdi değil daha sonraki yazıda…
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.