Savunma Anayasal Bir Haktır. ‎


Hak, hakkaniyet, adalet ve hukuk kavramları sözde kalan, yazıya dökülüp unutulan kavramlar değildir.
İnsanı insan yapan, bir arada yaşamanın ve doğayla kucaklaşmanın soylu bir yansımasıdır. İnsanın geleceğe giderken karşılaşacağı zorlu yokuşlarda, inişte çıkışlarda, fırtınalarda borada tutunacağı dal olacaktır.
İşte bunun için insanlık bu kavramların peşinde hep gidecek; bırakmayacak ardını. Tabii ki kendi varlığına değer kattığı için, kurtuluşu için, huzur ve mutluluğu için, kendi neslinin geleceği için...
***
Hak, hakkaniyet, adalet ve hukuk kavramları oyuncak olmadı şimdiye dek, olmayacak da...
Olmamalı üstelik...
İnsanlık, zamanın akışı içinde yol alırken patırtılı gürültülü nice günler geçirdi! Acı, tatlı karmaşa dolu günler yanında, buğulu ve sis dolu günlerde de yaşamını sürdürdü. Yaşama kahredip lanet okuduğu günleri oldu. Mutlu ve sevecenlik dolu günleri de...
İnsanlık; hak, hakkaniyet, adalet ve hukukla senli benli olup iç içe yaşadığı günler hep mutlu oldu. Akıp giden zaman aralığında nice günler yaşadı bu kavramların desteğinde. İnsanlığa düşman olanlar karşısında hep bu kavramları yanına aldı. Ayazda kalıp üşüse de yağan yağmurda sırılsıklam olsa da peşini bırakmadı bunların...
***
Biz de böyle yapmadık mı?
Geç de olsa yargının bağımsızlığını, hukukun üstünlüğünü tanıdık. Ve bunları tanırken onur duyduk insanlığımızdan. Savunma hakkına ne ölçüde ihtiyacımız olduğunu anladık. Ne güzeldi bunu anlamamız hem de çok!..
Hak ve adaletle tanışmak gerçekten çok güzeldi! Tadına doyulmayacak denli hoş ve ardını bırakamayacağımız denli güzel!..
Hele bir de hukukçu iseniz, duyacağınız hazzı tanımlayamazdınız...
***
Bir hukukçunun söyleşisi eğer hukuk adına ve onun çevresinde dolanıp duruyorsa bambaşka bir dünyanın kapısından içeri girdiğini sanır!
Öyle ki hukuk adına söz etmenin gururu doldurur içini. Zalime karşı uğraş vermenin zorluğuna rağmen bıkmaz hiç. Çünkü bilir ki geç de olsa verilen uğraşıların tamamı haklının zaferiyle sonuçlanır.
Haklının yitirdiği hak peşinde koşan hukukçunun biteviye yorgunluğu göz kapakları arasında dolanıp duran uykuyu hep ötelere itiverir. Bundan hiç mi hiç gocunmaz! Bilir ki eninde sonunda mutlanan gönüllerin yüzlere yansıyan ışıltısında huzur bulacaktır... Ayların, hatta yılların yorgunluğu bir kalemde silinip gidecek, dipdiri gönüllerin esenliği kaplayacaktır bedenleri. Adaletin ılık ılık esen yeli huzur getirecektir ona ve herkese.
Bir hukukçu bilir ki:
Savunma, muhtaç olduğumuz adaletin gerçekleşmesinde en önemli unsurlardan biridir. Savunma hakkı kutsaldır.
Bir hukukçu bilir ki:
Sancılı günlerin ardından müvekkilleri adına arayıp durduğu hak adına ne varsa bağımsız ve tarafsız yargı makamları onu ona uzatacaktır. Arayıp durduğu hak, parmaklarının arasından avuçlarına doğru kayarken mut dolu bir sıcaklıktan yüzü kıpkırmızı kesilecektir...
***
Siz hiç hak arayanın aradığına kavuştuğu anın gözlerde ve yüzlerde oluşturduğu değişimleri gördünüz mü?
Ya anlaşılmaz bir sevincin kıvılcımlarıyla dolan gözlerden kimi zaman sızan göz yaşlarını?
Bu göz yaşları boşuna değildir. Çünkü hukuk, zalimin zulmünü bozmuş haklının hakkına kavuşmasına aracılık etmiştir.
Artık o yaşadığına kahretmeyi unutmuş, kendi dünyasında mutluluk içinde yaşamak için kanatlanarak uçmaya koyulmuştur.
Sözün kısası eninde sonunda hak gelmiş haklının yanında yerini almıştır.
***
Ama!
Herkes için Anayasal bir hak olan; iddia, savunma ve adil yargılanma hakkı eğer ağır aksak yürüyorsa ortada büyük bir sorun var demektir.
Hak, hakkaniyet, adalet ve hukuk kavramları yabancıysa şuna buna, ülkemizi korkulu günler beklemektedir. Elbette çok iyi bilinir ki Devletin temelinde adaletin izleri kalmamışsa kararır her yan, kapkara olur gökyüzü bile! Boğucu ve kuru bir is gelir nefesini tıkar insanın.
Bunların yanında "savunma hakkı" önemli boyutlarda çiğneniyorsa korku dolacaktır her yan, yine kapkara olacaktır çevremiz.
Olan bitenler karşısında çaresiz kalınıyor ve kısa zaman içinde sonuca ulaşılamayacak görünüyor olsa bile:
Savunma hakkının kutsallığına el uzatanlara karşı:
Hak yolunda uğraşmayı asla bırakmamak.
Pes etmemek.
Boyun büküp her şeyi zaman çözsün diye beklememek şarttır.
Bilinmelidir ki:
Bıkmadan verilecek uğraş sonunda, hak ve adaletle dolu aydınlık günler elbet bir gün yine gelecektir...
 
AÇIKLAMA:
Tüm meslektaşlarımın Avukatlar Gününü kutlar, savunma hakkının kutsallığının göz ardı edilmeden ülkemizin hukukun üstünlüğü desteğinde ilerlemesini içtenlikle dilerim.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.