Suskun ve Pısırık!.. ‎


Epey yaşlanmış biri diğerine:
"Bu memlekette hiç akıllı kimse yok mu? Nedir bu gidiş?" dedi.
Diğeri başını kaldırıp kırışık dolu dudaklarıyla hafif bir tebessümden sonra:
"Neden olmasın? Var hem de çok var! Lakin içte kalmaz, dışa dağılırlar."
Diğeri şaşkın: "Yani içte kalmamış mı?"
"Yok yok, dedi aceleyle kırışık dudaklı, Onu demek istemedim, içte de var tek tük!"
***
Alman Bild Gazetesi Şubat 2016'da:
"Dünyadaki Ülkelerin Ortalama IQ Seviyelerini Gösteren Bir Liste" yayımlamıştı.
IQ: "Intelligence Quotient" sözcüklerinin kısaltması...
Zekâ puanı, yahut zekâ katsayısı anlamlarına geldiği söylenebilir.
***
Yandaş medya Bild Gazetesi'nin bu haberine hemen atılmış ve şöyle bir değerlendirme yapmıştı:
"Dünya IQ ortalamasına göre; Türkiye 90 puan ile 17'nci sırayı Hırvatistan ve Peru ile paylaştı."
Dünya sıralamasında 17. olmak hiç de fena değil! Pompalanan moral sevindirmişti okuyucularını. Övünenler de vardı, derinden bir oh çekenler de…
***
Şu günlerde seçim çalışmaları hızlandı.
Çevremizde ağır bir duman var. İçimizi saran ve pis kokusuyla yüreğimizi buran, sancılı bir acının gidip gelmeleri rahat bırakmıyor bizleri…
Üzülüyoruz!
Öyle şeyler anlatıyorlar ki adeta aptal yerine konduğumuzu hissediyoruz. 16 yıldan fazla süreyle bu ülkeyi yönetenler, sanki iktidara yeni geleceklermiş gibi konuşuyorlar…
***
Yandaş medya Dünya IQ Sıralama Listesinde bizi 17. göstermiş ya, bu doğru değil, aslında ancak 65'inci sırada yer bulabilmişiz.
Ayrıca listeye göre Avrupa ülkeleri arasında sonuncu durumdayız.
***
Dindar ve kindar nesillerden söz ederler!
"Haydi kindarını bir yana bırakalım. Peki dindar ve akıllı nesil nasıl yetişecek?" dendiğinde kimileri:
"Kur'an-ı Kerim mealini okumayan. Arapçasını okuyan! Elbette okuduğundan hiçbir şey anlamayan, kafasında biriken soruları varsa onları çekine çekine hocalarına soran, cevaplarını aldığında olduğu gibi kabul eden nesillerden söz ederler!"
Allah aşkına bu ülkeyi yönetenler gerçekleri neden görmek istemezler, neyin peşindeler?
Suskun ve pısırık nesiller kimin işine yarar?
Daima birilerinin anlattıklarını dinleyen, düşünmeyen, tartışmayan ve tartışmasız anlatılanlara uyan, düşünceleriyle boğuşmayan nesiller kime, ne kazandırır?
***
"Fiyatı dövize bağlı olduğu için yükselen doğalgaz ve elektrikte yüzde 10 indirime gittik." diyenler yıl içinde doğalgaz ve elektriğe yaptıkları zamları halkın gözünden kaçırırcasına "%10 indirime gittik," derlerse halkı enayi yerine koymuş olmazlar mı?
Yıl içinde doğalgaza %27,7, elektriğe ise %31 oranında yaptıkları zammı görmezden gelmeleri ne demektir? Kimden yeni gizliyorlar?
İlginç bir yöntem uyguluyorlar üstelik:
Önce halkın sırtına taşıyamayacağı kadar yük yükle, ardından: "%10 indirim yaptık" de ki sevinsin halk…
***
Bu halkın aklına mukayyet olmakla paçayı kurtarabilmesi mucize gibi bir şey!
Böylesine garip gerçeklerin yaşandığı bir ortamda kim, nasıl zekâ puanını yükseltecek yaratıcı zekâya sahip düşünen nesiller yetiştirecek?
Artık çok iyi bilinmektedir ki yaratıcı zekâdan yoksun bırakılmış bir halk sömürü düzeninin daima işine gelmektedir!..
***
İçinde yaşadığımız ortamda bir araya gelişlerini Cumhur İttifakı diye adlandıranlar, muhalefetin bir araya gelişini ihanet olarak gösterip Zillet İttifakı diye adlandırıyorlar!..
Bu ne biçim demokrasi anlayışı? Bu ne biçim seçim çalışması?
Bu çelişkiler dolu ortamda yaratıcı zekâ nerede ve nasıl yetişecek?
***
"Artık düşük IQ düzeyinin doğuştan gelen zekânın değil, niteliksiz eğitim almanın göstergesi." olduğu kanıtlanmıştır.
Eğitim düzenimiz şimdiye dek görülmemiş ölçüde karmaşık bir hâl almış, kimin neyi amaçladığı bilinmez olmuş, bilinenler de birbirine karışmıştır.
Ne yazık ki eğitim düzenimiz yaratıcı zekânın ortaya çıkmasını engelleyen uygulamalarla doludur.
***
Bilinmelidir ki akıllı olmak zorundayız. Çünkü:
Akıl, sömürü ve emperyalizmin en büyük düşmanıdır.
Sömürüler içinde ise din sömürüsünün akla düşmanlığı, insanı ürpertecek ve geleceğini karartacak ölçüde korkunçtur.
Akıl, insanı insan gibi yaşatmanın yollarını ve bir arada yaşatmanın uyumunu gösterir. Akıl, insan ve toplumun olmazsa olmazıdır.
Akıl bilimdir, mutluluk, esenlik ve huzurun kaynağıdır.
Akıl; hak ve hukuktur, adalettir, hakkaniyettir.
Hepsinden önemlisi akıl, düzene ilişkin kurguları sağlıklı bir şekilde yapılandıran birikmiş güçtür. Yani kullanılmaya amade potansiyel enerjidir. Varlık ve varlığın dengeli paylaşımıdır. Rahatlıktır…
 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.