Tamam Gariban İşler İYİ Olacak. ‎


Ülke sorunlarıyla içli dışlı birkaç arkadaşla söyleşiyoruz. Erken seçimden, Yüksek Seçim Kurulundan ve cumhurbaşkanı aday adaylarından söz ediyoruz. Bir arkadaş düşüncelerini peş peşe sıralarken bir ara durdu. Bakışları değişti ve tuhaf şekilde çabuk çabuk:
"Gitmek istiyor!" dedi ve az bekledikten sonra:
"Öyle sanıyorum ki kesinlikle bırakıp gitmek istiyor!" diye yineledi.
Gözlerini açmış dik dik bakıyordu bize ama kimden söz ettiğini anlayamamıştık!..
"Anlamadınız mı Cumhurbaşkanından söz ediyorum? Sebebini bulamadım, çözemedim ama gitmek istiyor..." dedi ve durdu...



***
Daha sonraki günlerde bazı gazetelerdeki yazarlar benzer görüşlere yer vermişti.
Hepsi de "Tamam." diyordu.
Sözcü yazarı Bekir Coşkun kendine özgü anlatımıyla geçmişteki kumpas davalarından ve cezaevlerinde yapılan haksızlıklardan bir demet sunup ardından:
"Bunların hesabı sorulmadan...
Nasıl TAMAM?.." sorusunu sormuştu.
***
Doğmak, büyümek, yükselmek ve düşüşe geçip sonra yok olup gitmek yaratılışın özünde vardır.
Kim hep yukarılara tırmanabilmiş ki?
Ve kimsenin yadsıyamayacağı bir gerçek vardır:
Haksızlık, yolsuzluk ve zulüm daima karşısında kendisini silip süpürecek gücün filizlenip büyümesine yardımcı olmuştur. Tarih boyunca bu gerçek hiç değişmemiştir!
İstemeden tabii...
Tüm ısrarlı çabalarına, didinmelerine rağmen olan bitenin önüne geçememişlerdir. Can düşmanı bildiklerine can vererek...
***
Geçmişi anımsayınız lütfen.
Mağdur edebiyatının ustaca kullanıldığı günlerden söz ediyoruz.
Bir zamanlar mağdur olduklarını bağıra bağıra öne sürerken, hep başkalarının hatalı tutum ve davranışlarından yararlanmışlardı. Onların söz ve eylemlerini yine onları sırt üstü yere vurmak için kullanmışlardı.
Zaman geçti. Devir döndü...
İktidarın eylemlerinden toplumun büyük çoğunluğunun rahatsız olduğu günlere geldik!
Ve şimdi kendileri...
Karşıtlarına kendilerine karşı kullanmaları kendi elleriyle koz veriyorlar. İstemeden de olsa...
*** 
TAMAM.

Ve...
GARİBAN.
Böyle doğru işte...
Doğup alıp başını yürüdü...
***
Yüz binlerce TAMAM iletisinin kısa bir zaman içinde sosyal medyada paylaşılması Sayın Cumhurbaşkanını üzüyor olmalıdır. Bu üzüntüsü de onu yıpratıyordur...
Sayın Cumhurbaşkanı, muhalefeti eleştirirken Sayın Muharrem İnce'ye "GARİBAN" dedi diye pişmanlık duyuyor olmalıdır.
Çünkü "BİZİM GARİBAN MUHARREM HOŞ GELDİN" pankartlarıyla Sayın Muharrem İnce güç topluyor, saygınlık kazanıyor...
***
İYİ Partiye yönelen sözlü ya da eylemsel saldırılar da benzer etki yapmaktadır.
Bugün İYİ Partiye yurdun her yanında kucak açılıyor, gittikçe artan bir ilgi gösteriliyorsa bunda güçlü kadrosunun, Parti Tüzüğü ve Parti Programının yanında, bu haksız saldırıların da etkisi inkâr edilemez.
CHP'li 15 milletvekilinin geri dönmelerinde olmadık yakışıksız sözler söyleyen, ağza dahi alınmayacak benzetmelere kalkışanlar elbet bundan pişman olacaklardır. Öyle sözler ki sizlere bilgi olsun diye dahi burada o sözleri tekrarlamaktan ar duyuyoruz.
Kötü söz sahibinindir derken ne de güzel söylemişler!..
***
Olayların akışı, siyasi yelpazenin esintileri yayıldıkça ve oylama günü yaklaştıkça pişmanlık duyanların çekeceği acılar artacaktır.
Tamam ve gariban sözcüklerinin estirdiği havaya bakılacak olursa öyle görünüyor ki:
Gerek Sayın Cumhurbaşkanı gerekse iktidar kadrosu, hatta Cumhur İttifakı bundan böyle her ağzına geleni istedikleri gibi söyleyemeyecekler...
Umarız böyle olur da siyaset dili özlemini duyduğumuz saygınlığı kazanır.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.