Tülbentlerin Çağırdığı Dip Dalga! ‎


Sayın Meral Akşener'in:
"Ben dindar bir kadınım," açıklaması zorlarına gitmiş!
Hop oturup hop kalkıyorlar.
Çok gülünç gelmiş onlara. Yakıştıramıyorlarmış da...
***
Oysa Akşener, bunların yanında önemli açıklamalar da yapmıştı. "Ben dindar bir kadınım," sözlerini cımbızla çıkarıp almış, diğerlerini kaldırıp atmışlar.
Diğerleri işlerine gelmemiştir çünkü!
Foyaları açığa çıkacak diye korkmuş olmalılar. Gerçeği saptırdıklarını kimse bilmesin diye...
Akşener açıklamasında:
"Türkiye'de maddi değerler pahalandı, manevi değerler ucuzladı. Ben dindar bir kadınım. Hiçbir zaman kadın, bedeni üzerinden şu zamana kadarki ölçüde tacize uğramadı." demiştir.
"Türkiye'de maddi değerler pahalandı, manevi değerler ucuzladı." yargısına varmasına bizzat kendilerinin sebep olduğunun su yüzüne çıkmasından ürkmüşlerdir.
"Hiçbir zaman kadın, bedeni üzerinden şu zamana kadarki ölçüde tacize uğramadı." sözlerinin gerçekliği karşısında dehşete düşmüşlerdir.
Ne yazık ki gerçekleri saklayarak, üzerlerini örterek bir yere varamayacaklarını hâlâ öğrenememişler.
***
Dini kendi tekellerinde sananların yaptıklarını görüyor musunuz?
Dinden yana ne varsa kendi malları sanırlar.
Dinsel kavramlar onlarındır. Dinsel yapılar, dinsel törenler onlarındır. Din adına ne varsa hepsi ama hepsi onlarındır. Namaz onlarındır. Oruç, hac, zekat, sadaka velhasıl dinden yana ne varsa hepsi onlarındır.
İşin ilginç yanı bu manevi değerleri yaşamak yerine, çıkar ilişkilerinde kullanmayı önde tutarlar. Ölüm sonrası daha iyi bir yaşama kavuşmak için değil, bu dünyada çıkarlarını büyütmek için kullanırlar. İstedikleri gibi keyiflerince...
Onlar için manevi değerler, harcamakla bitip tükenmek nedir bilmeyen koca koca yığınlardan oluşan bir kaynaktır.
***
Bir de Akşener'in tülbendine kafayı takmışlar!
Aman Allah'ım ne kadar üzülmüşler. Gözlerindeki kıskançlığı görseniz inanamazsınız!
Neymiş?
Tülbendi türbanla kıyaslamak olmazmış! (Kim kıyasladıysa!..)
***
Biz ki tülbendi anamızın başında görmüşüz.
Ve ona türlü türlü adlar takmışız.
Kimi "yemeni" demişiz ki Arapçadır.
Kimi "tülbent" demişiz ki Farsçadır.
Kimi de "yazma" demişiz ki nihayet Türkçedir.
Her nedense bunların arasında tülbent daha çok tutunup halk arasında söylenir olmuştur.
İnce ve zarif görüntüsünün bunda etkisi olmalı...
***
Artık biliyoruz ki Akşener'in mitinglerinde uçuşup duran tülbentler çok zorlarına gidiyor!
Dalga dalga uçuşmasından ifrit oluyorlar.
Halkımızın ortak simgesi olan tülbendin Akşener'in simgesi olmasına hiç mi hiç dayanamıyorlar.
O tülbentler ki toplumun dibinden gelen dalgaları muştulamaktadır.
Zarif ve ahenkli salınmalarıyla estirdikleri dalgalar gönülleri fethederken kıskaçlık krizleri geçirenler var.
***
Evet, tülbentler!..
O tülbentler ki:
Toplumun dibinden gelecek dalgaların ön habercileridir. Şimdi görünmeyebilirler ama yüze çıktıkça güçlerinin önünde duran olamayacaktır.
Şimdiye dek halkın gücünün önünde kimler durabilmiş ki?
Denizin dibinden gelen ve görünmeyen dalgalar önce küçük titreşimler olarak başlar, yukarı çıktıkça büyür, tam yüzeye geldiğinde kocaman olur hem de görünür.
Toplumun dibinden gelecek dalgalar da böyle olacaktır.
Küçük titreşimler hâlinde başlayacak dalgaların gün yüzüne çıktıklarını gördüklerinde, o dalgaların heybetinden ödleri kopacaktır. Tülbentlerin ahenkli salınmalarıyla peşpeşe çağırdığı dip dalgalar büyüyecek, önünde durulamayacak güce dönüşecektir.
Sağa sola kaçışanların pişmanlıkları onlara yarar getirmeyecektir.
Hiç olmazsa bu kadarını bilmeleri İYİ olacaktır. 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.