Ulusal Güvenliğimiz Ağızlarda Sakız… ‎


ABD hayasızca, edepten yoksun ve pervasızca durmadan saldırıyor ve bastırıyor.
Uluslararası nezaket ölçülerini ve iletişim kurallarını hiçe sayarak!
Geçenlerde Trump'un ülkemizi konu aldığı kameralardaki görüntüsü şimdi de MSB Hulusi Akar'a gönderdikleri tehdit dolu mektup bunlardan sadece birer örnek…
***
Ulusal güvenlikle ilgili konularda halkımız en az düzeyde de olsa bilgi sahibi olmak hakkına sahiptir.
Ama bilmiyorlar!.. Bildirmiyorlar!..
"Adı üstünde ulusal güvenlik! Gizlilik ister, uzun dönemli bir planlama ve hedefinden hiç sapmayan bir uygulama ister." diyorlar! 
Son yıllarda artık iyice ortaya çıkmıştır ki etkili bir hava ve füze savunma sistemimiz YOK!
Yeterli değil demek yanlış, çünkü YOK!..
***
Şimdiye dek sınırlarımızın ötesinde, yakınında veya uzağında çıkan her çatışmada tedirgin olmuşuz. Gittikçe artan uzun menzilli silahların hızla yaygınlaşması uykularımızı kaçırmış. Ulusal güvenliğimiz için hava ve füze savunma sistemine ihtiyaç duyduğumuzda hep başka ülkelerin savunma sistemlerini geçici olarak transfer edip günü kurtarmışız.
Ne var ki bu kapsamda adını bile anmayacağımız ülkelere muhtaç olmuşuz. Muhtaçlıktan ötürü gocunmamışız, hatta gelecek nesillerden bile utanmamışız. Dediğimiz gibi sadece günü kurtarmışız.
***
Ha bir de NATO'ya güvenmişiz. Bizi korur diye kabarmışız, hatta övünmüşüz. Biraz akıllı olmaya başladığımızda NATO'dan beklentilerimizi çoğaltmışız. ABD de bunu fırsat bilip ülkemizin nice bölgelerine tesis kurmuş, her tesise adamlarını ve askerlerini yerleştirmiş!..
Son 20 yıllık geçmişte sınırlarımıza yakın bölgelerde sorunlar yaşadığımızda ABD dışında, Hollanda ve Almanya'nın gönderdiği Patriot Bataryalarıyla rahat bir soluk almışız. Ama bu devletler de keyifleri gelince Patriot Bataryalarını ülkemizden geri çekip evhamlarımızla bizi baş başa bırakmışlar. Yani sözde NATO kapsamında yaptıkları yardımları tehdit unsuru olarak kullanmış, işlerine gelmediği zaman da bataryalarını geri çekmişler.
"Neden çekiyorsunuz?" dediğimizde "Artık tehlike yok, ihtiyacınız kalmadı!" diyerek bizimle adeta alay etmişler...
Geçmişte Hollanda ve Almanya!..
Şimdiler de ise İspanya'nın gönderdiği Patriot Bataryalarıyla avunuyoruz. Süreleri dolduğunda, "Eyvah ya çekerlerse endişesine kapılıyoruz'"
Nasıl iyi mi?
***
Haydi gelin ABD'yi bir yana bırakalım…
Ya Hollanda, Almanya ve İspanya gibi ülkelere muhtaç bir devlet oluşumuza ne demeli? Elbette hoş bir görüntü değil!.. 
***
Aklımız başına geldiğinde kendi hava ve füze savunma sistemimizi kurmamız gerektiğine karar vermişiz, ama ABD "Gerek yok! NATO'nun savunma şemsiyesi altındasınız!" demiş.
Oysa söyledikleri KOCA BİR YALAN!..
"Partriot Bataryalarını bize de satın. Parası neyse veririz," demişiz. Yine kabul etmemişler. Onlar için güçlü bir Türkiye yerine MUHTAÇ BİR TÜRKİYE DAİMA tercih sebebi olmuştur.
Bunun üzerine hava ve füze savunma sistemimizi oluşturmak için önce Çin'le yakınlaşmışız. ABD bunu görünce:
"Tamam, demiş, size de Patriot Bataryalarını verelim. Çin'le ilişkinizi kesin!"
Olurdu olmazdı derken sonunda Çin'le yapmak üzere olduğumuz anlaşmadan vazgeçmişiz. Tabii geri adım attığımızı gören ABD'nin koltukları kabarmış ve "Biz istediklerimizi işte böyle yaptırırız" pozunu takınmış. Ama çok geçmeden ipe un sermeye başlamış. Yani Patriot Bataryalarını satmamak için elinden geleni yapmış.
Düşünebiliyor musunuz parasıyla almak istiyoruz, sürekli engelliyorlar.
Nitekim yıllarca bizi oyaladılar…
***
ABD'den iş çıkmayınca bu kez Rusya'ya yanaştık!
Bu bölümü biliyorsunuzdur. Ne var ki yıllar sürdü bu görüşmeler de… Ama sonunda teknik özellikleri Patriot Bataryalarından çok daha güçlü S-400 Füze Savunma Sistemini satın almak için Rusya ile anlaştık ve bir sözleşme imzaladık.
***
ABD bu alım işleminin, daha önce Çinlilerle yaptığımız görüşmeler gibi sonlanacağını, yani vazgeçeceğimizi umdu. Hatta ummak değil, bundan yüzde yüz emindi.
Sözü uzatmayalım. İşin ciddi olduğunu anlayınca şaşırdılar. Bu kez çok yönlü baskılar ve bir ortağa yakışmayacak deneme girişimlerinde bulundular.
Olmadı!..
Olmayacağına iyice emin olunca başta F-35 uçaklarıyla ilgili yaptığımız anlaşmayı iptal etmekten tutun da devamında çok daha zorlu yaptırım uygulayacaklarını açıkça belirttiler.
İşte MSB Hulusi Akar'a gönderdikleri tehdit mektubunun amacı…
***
Bizimkiler olan bitenler karşısında çok pişkin davranıyorlar. İç siyaset hesapları yapıyorlar. ABD yıllardır, S-400 Füze Savunma Sistemi alıyoruz diye bize yapmadığını bırakmadı.
Bağımsız ve sözde stratejik ortak dedikleri bir devlete yapılmayacak işleri yaptılar. Devlet adamlarımızı yeri geldiğinde küçük düşürdüler.
Yeri geldi Trump kameraların karşısına geçip bizim devlet adamlarına nasıl iş yaptırdığını tüm dünyaya ilan etti.
Yeri geldi MSB Hulusi Akar'a tehdit dolu mektup gönderdiler…
Akar, gerekli cevabı hazırladıklarını söylüyor.
Bıktık usandık artık Ulusal Güvenliğimizi ağızlarında sakız yapan şu ABD'den ve onun hoyratça tavırlarından!.. 
Umarız ABD'ye kişilikli ve bağımsız bir devlete yakışan bir cevap veririz.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.