Yaşamak Yarı Yarıya! ‎


Kar yağıyordu. Tane tane...
Balkona çıktı. Ellerinin üzeri kar tanecikleriyle dolmuştu. Dikkatle baktı. Hayret!.. Altı köşeli yıldız gibiydiler. Ortalarında daire ile çevrilmiş bir delik vardı…
Hiç bu denli yakın ve senli benli olmamıştı kar taneleriyle. İçi huzurla doldu. Sevinçliydi. Hem de çocuklar gibi sevinçli…
Çocukları aklına gelince. Gözleri daldı. Uzaklara baktı gözleri. Şimdiye dek hiç bilmediği kadar çok uzaklara. Göremediği kadar çok… Kafasında çocukları.
"Üç demişti," reis… O da Allah'ın izniyle üç yapmıştı. Dördüncüsü de yoldaydı, ha geldi ha gelecek!
Kafatasının içinde çocukları cıvıl cıvıl oynaşıp duruyorlardı!..
***
Kömür bitmek üzereydi.
Şu anki soğuk gece olunca artacak ve iyice ayaza çevirecekti.
Hava soğuk mu soğuk olacaktı.
Çocuklarını ısıtan kömür...
Kömür bitmek üzeydi. Önceden planladığı gibi gidip alacak ama cebi!..
Cebi bomboştu…
***
Elektrik faturası!..
Elektrik faturası hiç beklemediği kadar fazla gelmiş, bütün dünyasını alt üst etmişti. Öncekinin iki katından fazlaydı. Yaptığı planlar karman çorman olmuş, anlayamadığı bir uğursuzluk gelip yakalarına yapışmıştı.
Su parası da öyle!..
İki katı artmıştı.
Bilmeyen sanır ki bir ay boyunca bir ağanın evindeki kadar su kullanmışlar, bütün odalardaki elektriği de 24 saat açık bırakmışlardı!..
Ama işin doğrusu öyle değildi. Tam tersine elektrik ve su harcamalarını iyice kısmışlar, böylece daha az ödeme yapacaklarını sanmışlardı.
***
Devlet ötede dururken.
o da devletine güvenirken.
Elektriğe suya yapılan zam!..
Zam!..

Sırtını yere yapıştırmıştı.
Her şeyi birbirine karıştırmıştı.
Pazardaki fiyatların artışı ayrı hesap.
Binlerce kilometre uzağa giden kasap.
Ve yuvalarını çoktan terk eden sevap.
Sırtını birdenbire yere yapıştırmıştı.
Bir Koca Yusuf değildi ama sonuç olarak kendisi de evinin pehlivanıydı.
Hem de sırtı yere hiç değmemiş, yiğit mi yiğit!..
***
Balkondaki uzaklara iyice dalmışken.
Hanımı çağırdı: "Haydi gel, yemek hazır…" diye.
Masadaki tabaklarda bulunan yemek öncesine göre yarı yarıya azalmıştı.
Dün gece yatarken öyle anlaşmışlardı eşiyle…
***
Devletin eli ceplerine uzanmışken.
Başka çareleri yoktu.
Ya ölüm ya da yaşamak yarı yarıya... 
***
ABD bilmem kimleri göndermiş ülkemize.
Suriye'den askerlerini çekmek için pazarlık yapacakmış.
Ve çoğu kimse der ki: 
ABD bizimkileri aynen bu garibin hesabında yanılması gibi yanıltacakmış.
Pek inanılacak gibi değil ama... 
Eğer öyle olursa yazık!

Çok yazık!..
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.