Yıkıldıkça Minareler… ‎


Sallandıkça binalar, yıkıldıkça minareler.
Ürküp kaçışmaya başlayınca dedeler, nineler.
Ağlaştıkça çocuklar.
Koca koca adamlar toplanırlar.
Ellerinde taslak projeler, planlar ve oyma taştan heykeller.
Yan yana oturup fotoğraf çektirirler.
Orada olanlar olmayanlara verip veriştirirler.

***
Kandilli Rasathanesi'nden yapılan açıklamalarsa bir bilmece.
Sanırsınız ki dört gündüz bir gece.
Yine sallanacak binalar, yıkılacak minareler.
Demezler amma.
Biz anlarız ki oldukça böyle depremler.
Koca İstanbul'da ayakta kalacak sadece.
Yüzyıllardır yıkılmayan kubbeler, devrilmeyen minareler...
***
Korku dolar insanların yürekleri.
Yanar tutuşur kadınların eskimiş etekleri.
Dilden dile söylendikçe AFAD'ın afetleri.
İşler hep birbirine karışır.
Kötüler bile dayanamaz kaçışır.
***
Deprem merkezi Silivri'dir.
Al, kaç, kazan devridir.
Sallandıkça binalar, yıkıldıkça minareler.
İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü el pençe.
Sanırsınız ki ağacın dalına konmuş bir serçe.

Pır diye uçup kaçacağından korkarsınız.
Yaklaşamazsınız.
"Ne oldu? Ne oluyor?" diye soramazsınız.
***
Siz yirmi yıldır ele avuca bile gelmez işler yapmışsanız.
Her önünüze gelen yeri Afet Riski Altındaki Alana çevirmişseniz.
Müteahhitlerin ballı ekmek teknesine dönüştürmüşseniz.
Kentsel Dönüşüm alanları uydurmasını da üstüne eklemişseniz.
Ne deprem ne de diğer afetlerde kurtaramazsınız kimseyi. 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.