1989 Seçimlerine Dair Bir Anı

Şimdi de aynı şekilde bir tepki AKP’ye karşı var; Onlar da kaybedecekler. Olaylara objektif bakabilen ve hiç bir partiye üye olmayan biri olarak benim gördüğüm budur.

Yıllardan 1989 idi ve o yıl mahalli seçimler vardı.

Bu yazıda anlatacaklarım da doğrudan doğruya o yıl yapılan İstanbul belediye başkanı seçimiyle ilgili.
 
Genç nesiller bilmezler;
 
O zamanın efsane belediye başkanı Bedrettin Dalan'dı ve en ünlü icraatı da "Haliç'i gözlerimin rengi gibi masmavi yapacağım" sloganıyla başladığı Haliç'in temizlenmesiydi.
 
O zamanın Haliç'i insanın burnunu sızlatacak kadar kötü kokan bir pislik yuvasıydı.


 
Bedrettin Dalan işte bunu yaptı ve Haliç'i temizledi.
 
Bu amaçla Haliç'in iki yakasında kolektörler yapıldı ve o kolektörler vasıtasıyla Haliç suları kısmen arıtılarak Marmara denizine deşarj edildi. Ayrıca Haliç'in kenarlarındaki yapıların çoğu yıkılarak parklara dönüştürüldü.
 
İstanbul'un ilk metrosu olan Aksaray - Esenler otogarı metrosu da onun eseriydi ve İstanbul'daki Taksim Ayazağa metrosunun temeli de onun zamanında atılmıştı.
 
Ayrıca bunlardan başka da çok sayıda eseri daha vardı.
 
Ama madalyonun bir de diğer yüzü vardı;
 
Partisi ANAP ile ilgili yolsuzluk iddiaları da ayyuka çıkmıştı.
 
Seçimlere bu iddiaların gölgesinde gidilse de taraflı tarafsız herkes Bedrettin Dalan'ın açık ara farkla seçimi kazanacağı düşüncesindeydi.
 
Tabii anket yapan reklam firmaları da bu iddiadaydılar (o zaman yandaş anketçilik ve algı operatörleri yoktu ve anketleri reklam firmaları yapardı)
 
Ortak kanı Bedrettin Dalan'ın yüzde 60’ın üzerinde bir oy ile başkan seçileceği yönündeydi.
 
Dalan'ın seçimi kaybedeceğini iddia edenlere ise kimse inanmıyor ve onlarla alay ediliyordu.
 
ANAP ve Dalan'a karşı alttan alta bir "dip dalga geliştiği de ısrarla görmezden geliniyordu.
Peki sonuç ne oldu;
 
Sonuçta Dalan yüzde 26 oy aldı ve Nurettin Sözen de yüzde 36 oy ile başkan seçildi Ayazağa metrosunu bitirmek de Esenler metrosunu Yenibosna'ya kadar uzatmak da ona nasip oldu.
 
Şimdi de aynı şekilde bir tepki AKP’ye karşı var;

Onlar da kaybedecekler.
 
Olaylara objektif bakabilen ve hiç bir partiye üye olmayan biri olarak benim gördüğüm budur.
 
İnanıp inanmamak sizin bileceğiniz iştir.

Halep oradaysa arşın da buradadır hepimiz 25 Haziran’da sonucu göreceğiz.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.