Doları Emperyal Güçler Mi Yükseltiyor?

Bu iddianın sahibi Yiğit Bulut ve kendisi Cumhurbaşkanlığının ekonomi danışmanı ve iddiasını bu gece devletin televizyonunda dile getirerek "adeta yangın yeri gibi olan" ekonominin daha da alevlenmesini sağladı.
Yani yangına körükle gitmiş oldu.

Bunun ekonomik sonucu da doların yükselmesinin daha da artması oldu.

Peki doları emperyal güçler mi yükseltiyor ?
Bu iddia doğru mu ?

Bence doğru değil .
Olan ekonomik modelin iflasıdır.

Çünkü bu ekonomik model üretimden çok daha fazla tüketime ve ranta dayanmaktadır ve dünyada para bolluğu olduğu zamanlarda sürdürülebilen bu model para bolluğunun bitmesi ve dünyanın savaşın eşiğine gelmesiyle gücünün limitine gelmiş ve sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır.

Para bolluğunun bir gün bitebileceği baştan düşünülmeli ve ona uygun tedbirler alınmalıydı.

Alındı mı ?
Alınsaydı durum buraya gelmezdi.

Kendi yapamadıklarından dolayı başkalarını suçlamak ve bunu yapınca sorumluluktan kurtulabileceğini düşünmek tipik şark kurnazlığıdır ve o da limitine gelmiş ve algı operasyonları bile işe yaramamaya başlamıştır.

Bundan sonra Amerikada 2008 de yaşanan Mortgate krizinin bir benzerinin yaşanması da ihtimal dahilindedir.

Bunların hepsinin sorumlusu iktidar yetkilerini kullananlarındır ve yetkinin kardeşi de sorumluluktur. Hiç kimse yetkiliyim ama sorumlu ben değilim deyip suçu başkasının üzerine yıkabileceğini zannetmemelidir.

Bu çöküşün pek çok sebebi vardır ama ekonomik kriz bu sebeplerin hepsinden daha önemlidir.

Bugün olan da böyle bir krizdir.

Hem de 2001 krizinden çok daha büyük boyutta bir kriz.

Peki çöküşün müsebbibi olan yönetim buna çare bulabilir mi ?
Bence bulamazlar çünkü onlar çökme noktasında olduklarını da kabullenmiyorlar ve teşhisi koyamayanlardan hastalığı tedavi etmeleri de beklenemez.

Çözüm nerededir peki ?

Çözüm mevcut yönetimin demokratik ve meşru yoldan gidip yerine meseleye doğru bakabilen ve  Gazi meclisin birlik ruhunu "yani Kuvvacı ruhu" yeniden tesis edebilecek başka bir yönetimin gelmesindedir.

Yanlış anlaşılmasın burada bir partinin gidip başka bir partinin gelmesini kastetmiyorum.

Kastettiğim şey anlayış değişikliğidir.
Kastettiğim şey mümkün mertebe çok geniş tabanlı bir uzlaşma ile öncelikle kavgacı siyaset anlayışının sonlandırılmasıdır yani parti değişikliğini değil anlayış değişikliğini savunuyorum.

Bu anlayış değişikliğinin öncelikle savurganlığı bitirip devlette tasarrufu egemen kılmasının gerektiğini söylüyorum.

Bu dediklerimin yapılabilmesi mümkün müdür ?
Tabii ki mümkündür çünkü bu devlet binlerce yıllık bir gelenekten gelmektedir.

Bu gelenek Türk milletinin ruhunda da vardır zaten 

Neden olmasın ?
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.