Tımarhane Televizyonları – 4 –

yarışmacılarımızın hemen hepsi Müslüman gibi "ellerini Allaha açarak" değil Hristiyan gibi ellerini kavuşturarak dua ederler.

YARIŞMA PROGRAMLARI
 
Burada yarışmaların geneli "güya" bilgi yarışmaları olduğu için bu yazımda genel olarak onları anlatacağım.

En "evlere şenlik olan tımarhane televizyonu programları da yarışmalardır.
 
Yarışmaların "en önce de bilgi yarışmalarının iki karakteristik özelliği vardır;
Birincisi bilgisizliktir ve bu bilgisizlik de toplumumuzun genelinde mevcuttur.
Şimdi bu konunun detaylarına gireceğim.

 
Bu yarışmalarda Arjantin'i Afrika ülkelerinden biri zanneden coğrafya özürlüleri de gördüm.
Parlamento'yu "yüce divan" zanneden üniversite öğrencisi de gördüm üstelik bu hanım kızımız da "Siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler okumaktaydı.
 
Bana göre bilgisizliğin temel nedeni ülkemizin eğitim sisteminin yerlerde sürünmesiydi, sadece eğitim sistemiyle de ilgili değildi konu kitap okumamak ve her şeyi "telefonlara kadar giren" internetten öğrenmek de bilgisizliğin nedeniydi.


 
Peki neden böyleydi?
 
Çünkü bilgisayarlardan edindiğiniz bilgi anlıktır ve kalıcı değildir on dakika sonra "nasıl olsa Google emmi biliyor" düşüncesiyle unutulur.

Ama kitap bilgisi kalıcıdır.
 
Araya sıkıştıracağım bir iki cümle daha olacak;

Çağımızın en büyük özelliklerinden biri de bilmezse de kendini biliyor zannedenlerdir.
Onlar her şeyi bilirler!!

Tabii hiçbir şey bilmediklerinden başka.
 
Ama daha da kötüsünü gördüm;

Ben bilirim” yarışmasında gördüm hem de;

Soru milli kahramanlarımızdan biriydi.

"Seyit onbaşı"

Soru 11 harfliydi 11 harfin 7 tanesi çıktı ve dört yarışmacı cevap veremediler kimi Necip onbaşı dedi kimi de Cemil onbaşı. Ancak dokuzuncu harfte doğru cevap veren çıktı.
Hemen söyleyeyim;

Milli kahramanlarını tanımayan ülkeler asla iflah olmazlar.

Bu kadar da kesin konuşuyorum.
 
İkinci karakteristik de yarışmacılarımızın dua etme şekilleridir.
 
Laf başı geldiğinde hepimiz elhamdülillah Müslümanız deriz değil mi?

Öyleyizdir de;

Ama yarışmacılarımızın hemen hepsi Müslüman gibi "ellerini Allaha açarak" değil Hristiyan gibi ellerini kavuşturarak dua ederler.
 
Neden böyle oldular veya nasıl oldular.
 
"Var mısın yok musun" yarışmasının formatında kutu açılacağı zaman yarışmacılar ellerini kavuşturarak kutularını açılmasını beklerlerdi.
 
O yarışmanın formatı öyleydi ama esas formatlanan ve devşirilen Türk milleti oldu.
 
Elhamdülillah hepimiz Müslümanız ama Hristiyanlar gibi dua ediyoruz.

En azından yarışmacılarımızın yüzde doksanı.

İnanmayanlar herhangi bir yarışmayı izlesinler kendi gözleriyle görecekler.

Bizi Hristiyan yapamadılar ama kendilerine benzetmeyi de başardılar.
 
O yarışma yüzünden zengin olan Acun Ilıcalı'yı da Allah'a havale ediyorum.
 
Bu sözüm de televizyoncuların çoğuna olacak;

Memlekete kafayı yedirdiniz;

Olmaz olun.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.