Dr. Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü Neden Kapatılmıştı?

Yerli ve milli olmaktan bahsedenlere iki soru: Hıfzıssıhha Enstitüsü ile bünyesinde 20’ye yakın ilaç üreten Bomonti İlaç Fabrikasını neden ve niçin kapattınız?

Cumhuriyet kurulmuştu. Ülke, toptan yenileşme ve çağdaşlaşma yolunu seçmişti. Onun için ülke gereksinimi olan fabrikalar art arda yapılarak asil Türk halkının hizmetine sunulmaya başlamıştı.
 
Bunlardan biri ya da en önemlisi de 27 Mayıs 1928’de kurulan Türkiye’nin ilk ve tek “Halk Sağlığı Laboratuvarı” olan Dr. R. Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü idi. Bu enstitünün amacı, hızla yayılan enfeksiyon (COVİD-19 gibi) hastalıklarıyla mücadele etmekti.
 
Bu enstitü ne imiş, neleri başarmış enstitüyü bilen anlatıyor. Ona kulak verelim mi?
 
1931 yılında, ağız yoluyla uygulanan ve çağın hastalığı olan BCG aşısı üretimine başladı. 1932 yılında, serum üreterek ülke ihtiyacını karşıladı ve serum ithali durduruldu. 1933’de, Simple Metodu ile kuduz aşısı üretimi ele alındı.1934’de İstanbul Aşıhanesi, enstitü bünyesine alındı çiçek aşısı üretimi ülke ihtiyacını karşılayacak duruma getirildi. 1935 senesinde,  Farmakoloji Şubesi oluşturularak yerli ve yabancı ilaçlar ile diğer hayati maddelerin kontrolüne geçildi.
 
Enstitü daima gelişmekte! 1936 yılında, Hıfzıssıhha Okulu açıldı. 1937’de kuduz serumu üretilmeye başlandı. Aynı anda Enstitü’nün İlaç Kontrol Şubesi devletin ilacını denetledi. Bu durum, ilaç firmalarının korkulu rüyası olmuştu. Aşı ve Serum Şubesi Müdürlüğü Difteri, Tetanos, Boğmaca ve her türlü tedavi serumunun üretildiği bölümdü.
 
Bakteri besiyerleri kocaman cam galonlar içinde imal edilir ve odalar büyüklüğünde tarihi otoklavların içinde sterilize edilirdi. Üretilen anti serumlar içerisinde akrep, yılan sokmalarına karşı serumlar olduğu gibi gazlı kangren anti serumları da vardı.
 
Enstitüsü o kadar işlevseldi, o kadar üretkendi ki 1940’lı yıllarda Türkiye, Ortadoğu ülkelerine Tifüs aşısı satacak noktadaydı. 1942’de tifüs aşısı ve akrep serumu üretimine başlandı. 1947 yılında, Biyolojik Kontrol Laboratuvarı kuruldu. Enstitü bünyesinde aşı istasyonu açıldı. İntradermal ve BCG aşısı üretimine geçildi.


 
Enstitü 1948’de, ilk kez boğmaca aşısı üretimine başladı. Ne büyük bir başarıdır ki, 1950’de,İnfluenza Laboratuvarı, Dünya Sağlık Örgütü’nce Milletlerarası Bölgesel İnfluenza Merkezi olarak tanındı ve aşısı üretimine geçildi.
 
Enstitü 1951’de,ilk kez antibiyotiklerin ve bazı vitaminlerin kalite kontrolüne başladı. 1954’de, İlaç Kontrol Şubesi kuruldu. 1956’da, tetanos aşısı daha modern ve kapsamlı üretilmeye geçildi. 1958’de insanlığın belası olan Frenginin modern yöntemlerle teşhisi ele alındı. 1966 yılında, Kolera Referans Laboratuvarı, 1974’de, Mikoloji laboratuvarı açıldı.
 
1976’da, BCG aşısının deneysel üretimine başlandı. 1984’de Zehir Danışma Merkezi, 1987’de AIDS Araştırma Merkezi açıldı. 1950’lili yıllarda, Hıfzıssıhha Enstitüsü; Türk halk sağlığının korunmasında laboratuvar hizmetlerinin Türkiye genelinde yaygınlaştırılmasına başladı. 16 ilde bölgesel düzeyde, daha hızlı hizmet vermek amacıyla şubeler açtı.
 
Özal’ın 1990’lı yıllarıydı. Hıfzıssıhha Enstitüsü’nün başında rahmetli Prof. Dr. İsmail Hakkı Gökhun bulunuyordu. Hoca serum üretimini artırmak için Hıfzıssıhhanın Sarayköy’deki tesislerine fazlaca at almış, daha geniş planlar içindeydi.
 
Liberal Özal kafası, serumun dışarıdan daha ucuz alınabileceğini gerekçe göstererek, merhum Gökhun hocaya, “ Kamu Kaynaklarının Kötü Kullanımıgerekçesiyle davalar açılmasını sağlamıştı.
 
Türk Halkının sağlığının sigortası ve teminatı olan bu güzide kurumun, önce Aşı Üretim Enstitüsü, Bakanlar Kurulu Kararı ile 2004 yılında kapatıldı. Buraya dikkat satılmadı, KAPATILDI.
 
Cumhuriyetin yokluklarla kurduğu ve Türk halkına gözü gibi bakan bu stratejik. Dr. Refik Saydam Hıfzıssıhha Kurumunun tamamı da: 2. Kasım. 2011 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 663 sayılı kararname ile kapısına KİLİT vuruldu. Satılmadı, kilit vuruldu kilit.
 
Yerli ve milli olmaktan bahsedenlere iki soru: Hıfzıssıhha Enstitüsü ile bünyesinde 20’ye yakın ilaç üreten Bomonti İlaç Fabrikasını neden ve niçin kapattınız?
 
Şimdi hangi ülke, Coronavirüs’e ilaç-aşı bulacak ve hangi Şehir Hastanesi’nin müteahhidi  aşıyı getirecek diye neden bekliyorsunuz?
 
Sağlığa, adalete, eğitime ve güvenliğe TÜCCAR kafasıyla yaklaşan liberal bakış, artık MİADINI doldurmayacak mı ey asil milletim?
 
Aşı üretim tesisi yeniden açılacak demek, biz tükürdük ama şimdi……………..!?
 
Esen kalınız.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.