Felsefe de Türklerle Başlamış

Türkçe ile de bal gibi felsefe ve ilim yapılır. Yeter ki biz isteyelim. Türkçe dışında yapacağınız felsefe, Türk felsefesi değil başkalarının felsefesini yapmış olursunuz.

Konya Türk Ocağı’nın bu haftaki konuğu, milli bir felsefeci olan Prof. Dr. Levent Bayraktar idi. Vedat Erden başkanın kısa ve öz konuşmasının ardında Sn. Bayraktar söz aldı: Sn. Bayraktar’a göre, Tarih yazı ile başlar da felsefe Türklerle başlamaz mı?
 
  • Yazılı medeniyet Sümerler ile başlamıştır. Sümerlerin felsefe ile çalışan ilk toplum oldukları kabul edildi. Sümerce çözülünce, sondan eklemeli bir dil olduğu ve içinde Türkçe kelimeler olduğu tespit edildi.
  • Dünya nasıl “Tarih Türklerle başlar “ tespitini kabul ettiyse, “Felsefe de Türklerle başlar” tespitini kabul etmek zorunda kaldı.
  • Türkiye’de felsefe, topyekûn millî ve manevi değerlerimizi gözden geçireceğimiz felsefe ile iyi bir bağ kuramadık. Buradan bir medeniyet çıkaramadık.
  • Başka ülkelerin ve başka filozofların felsefesini almak ve öğrenmekle; yabancı felsefecilerin: TÜRKİYE BAYİLİĞİNİ yapmaktayız ve yaptık.
  • Türk kültürüne, Türk entelektüel yapısını kurabildik mi?
  • Yazılı en eski medeniyeti bilmeliyiz ki, en eskisi SÜMERLERDİR. Sümeroloji çözülünce görüldü ki medeniyetin de, felsefenin de ne eskisinin Yunan değil Türkler olduğu görüldü.
  • Tarih Türklerle başlar, tarihi Sümerler başlatmıştır.
  • Sümerler yazıyı, hukukta da kullanmıştır. Yazı insanlık tarihine Sümerlerin bir hediyesidir. Sümerler astroloji biliyordu, Sümerler şehirler kurmuştur, şehir kültürünü yaşamışlardır.
  • Sümerlerde ikili meclis vardı.
  • Birincisi GENÇLERDEN oluşur, ikincisi YAŞLILARDAN oluşurdu. Bir mesele olduğunda GENÇLER, bunun savaş yoluyla çözülmesini önerirken; YAŞLILAR, diplomasi yolunu tercih ederek işin, ikili görüşmelerle çözülmesini önerirlerdi ve bir ortak paydada buluşurlardı.
  • Sümerler listeler ilmini bilirlerdi. Dünyada ki her şeyin canlı cansız bütün varlıkların listesini yapmışlardır. Sözlük kullanmışlar ve sözlük geliştirmişlerdir
  • İslam toplumu felsefeyi doğurmuştur. Süryani ve Yunancadan çevirilerle, kendi filozoflarını yetiştirmişlerdir.
  • İslam felsefesi, “akli ve dini” diye bir ayırım yapmadan bütün belgeleri Arapçaya tercüme etmişlerdir.
  • Sadrettin KONEVİ ve MEVLANA üzerinden Konya’da bir 12. yy rönesansı doğmuştur.
  • Avrupa’nın karanlıktan kurtulmasının nedeni, Arapçadan Latinceye çevrilmiş eserler sayesindedir. Bu sayede Avrupa, “Ortaçağ karanlığından” kurtularak aydınlanmıştır. Batı medeniyetinin alt yapısını İslam medeniyeti oluşturmuştur.
  • Medrese kavramı, İslam felsefesinin bir ürünüdür. Nizamül Mülk’ün kurduğu “Nizamiye Medreseleri” İslama felsefe girmesine yöneliktir. İbni Haldun’a kadar İslam medeniyeti zirve yapmıştır.
  • Coğrafi keşifler, yeni bir rönesansın doğmasına neden olmuştur ve İslam alemi elindekini Batı’ya kaptırıyor.
  • Günümüzde medeniyet: GÜÇTEDİR. Oysa İslam anlayışında güç: HAK’tadır. Yani haklı olan güçlüdür. İslam’ın felsefesi budur.
  • Günümüzde ABD’nin tavrı buna en güzel örnektir.
  • Yunus’a göre, evrensel bir hak olarak; kendin için neyi HAK görüyorsan, başkaları içinde Hak odur derken Kant, bunu kendine göre yorumlar.
  • Tanzimatla birlikte dünyaya ayak uydurmaya çalışıldı ama her alanda olmadığı için başarılı olunmadı.”
 
Türkçe ile de bal gibi felsefe ve ilim yapılır. Yeter ki biz isteyelim. Türkçe dışında yapacağınız felsefe, Türk felsefesi değil başkalarının felsefesini yapmış olursunuz. Daha pek çok konu ilgi ve heyecanla dinlendi.
 
Esen kalınız.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.