Man Adası Belgeleri Gerçekmiş

Hani ne yurtdışına ne de yurt içine böyle bir para transferi olmamıştı?

Türk kamuoyunu epey meşgul etmişti; bu, Man Adası dekontları.
            
Sn. Kılıçtaroğlu, yaklaşık 15 milyon dolarlık bir para transferi dekontlarını sallayarak, “Man Adası’nda kurulan bir Sterlinlik bir şirkete, bu paralar neden ve niçin gönderilir?” diye sormuş ve “Bu bir Sterlin sermayeli şirket hangi işi yapmışta bu kadar para kazanmış? Neden vergi kaçırıyorsunuz, ayıp değil mi?” diye eklemişti.
              
Kıyametler kopmuş, utanmazlıktan, vatan hainliğine kadar bir alay suçlama peş peşe gelmişti.
              
AKP’nin dümen suyunda dalgalanan Sn. İsmet Berkan, “Anam babam üstüne her türlü yemini ederim ki; CHP’nin Man Adası belgeleri montajdır. Müslümanız yahu!..” diyerek belgelerin montaj olduğunu kutsalını tanık gösterip yemin etmişti. Ankara Cumhuriyet Savcılığının kararına göre: belgeler montaj değilmiş.
           
Sn. Başbakan Bin Ali, “Öyle bir şey yok. Belgeler sahte. Ne giden para var ne gelen para var” diyerek bu iddianın da belgelerin de sahte ve düzmece olduğunu söylemişti.
           
Sn. Erdoğan ise “Türkiye’den giden bir para yok. Aksine Türkiye’ye gelen para var. Orada ki şirketlerinin satışından elde edilen paranın Türkiye’ye aktarılması var” diyerek yakınlarını ve bir sterlinlik şirketi savunmuştu. Sanırım Sn Cumhurbaşkanı, “Bunun aslını ispat ederlerse istifa ederim” diye de iddialı bir cümle kurmuştu.
           
Sn. Sakallı M. Elitaş ise TBMM’n de:” Bunların aslı yok, sahte!..” diyerek dekont fotokopilerini yırtmıştı. Ekonomiden sorumlu bakanların ise tıkı çıkmamıştı!..
           
Ardından Kılıçtaroğlu, “Hangi babayiğit bir Sterlinlik bir şirkete 15 milyon dolar verirde satın alır? “diye bir soru yöneltmişti.
           
CHP bu belgeleri Ankara Cumhuriyet Savcılığına vermişti.
           
Sanırım bütün sıkıntı ve manevi baskılara rağmen; Ankara Savcılığı bu belgeleri Halk Bankasına sormuş.
           
Halk Bankası, bütün manevi baskılara rağmen dekontlardaki paraların yurt dışına gitmediğini ve yurtdışından Türkiye’ye girdiğini söylemek durumunda kalmış olacak ki; savcılık belgelerin “GERÇEK “olduğunu ve paraların yurtdışından Türkiye’ye girdiğini ve “Vergi kaçırma meselesi bizim ilgi alanımız değil” diyerek dosyayı kapatmıştır.


           
Gelinen nokta: Hani belgeler sahte idi?
           
Hani belgeler montajdı?
           
Hani ne yurtdışına ne de yurt içine böyle bir para transferi olmamıştı?
           
15 milyon dolar okyanus suyu ile yıkanmış, pürü pak olarak yurda sokulmuş. Ne var bunda demek mi gerekiyor bilemedim.
           
Soru: Bir Sterlinlik bir şirketi böyle yüksek bir paraya kim satın almış olabilir?  Bir Sterlin sermayeli bu şirket hangi ticareti yapmış? Fox Tv’de Sn. F. Portakal da, “Bir yurttaş olarak bunu bilmek bizim hakkımız değil mi?” diye sormuştu
           
İki cihan Peygamberine: “Ya Rasulullah, Müslüman zina yapar mı? Cevap Yapmaz ama belki.” Sormuşlar, “Müslüman hırsızlık yapar mı? Yapmaz ama belki” Sormuşlar: “ Müslüman adam öldürür mü? Öldürmez ama belki” Sormuşlar da sormuşlar. Hepsine de “Yapmaz, etmez ama belki” demiş.
           
Ve sormuşlar:” Müslüman YALAN söyler mi?” İki cihan Peygamberi ayağa kalkarak: ”Asla, asla, asla!” demiştir.
           
Şimdi ne olacak? Şanlı Mehmetçik vatan derdinde iken; bu işler, nasıl sorgulanacak?
           
Esen kalınız.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Mithat Arı6 ay önce
doğruyu kabul etmek ve kabul ettirmek zor,yalan ve yanlışı kabul etmek,ettirmek kolaydır. elinize dilinize sağlık.