S-400 mü Yoksa Patriot mu?

Türkiye ile ABD elbette bir ortak payda da buluşacaktır. ABD’nin Ortadoğuda ki varlığı Türkiye ile diplomatik, sosyal ve ekonomik ilişkileri ile doğru orantılıdır. Sanırım ABD bu orantıyı kendi aleyhi

ABD ekonomik olarak oldukça zor yıllar yaşamakta. Dış ticaret açığı korkunç boyutta; Trump, bu gerçeği örtmek için tutarsız ve dengesiz politikalar uygulamakta.
 
ABD, Türkiye’nin savunma amaçlı istediği Patriot füze savunma sistemini vermemekte. Türkiye bu sistemi kurma zorunluluğunda. ABD’nin bu hasmane tutumu karşısında, yeni arayışlara haklı olarak girdi ve Rusya’dan S-400 Füze savunma alımı anlaşması yaptı.
 
ABD’nin beklemediği bir oyunmuş ki, birden hopladı ve Türkiye’yi ahlaksızca tehdide başladı. Yetmezmiş gibi şantaja da başvurdu.
 
Bu, kabul edilemez bir tutum ve davranıştır. Lanetliyorum.


 
Helikopter,  F-35 yapım programından çıkarırız gibi alçakça bir tutum içindeler. Oysa Türkiye F-35’lerin yapım ve proje ortağıdır.
 
Ne yazık ki, ABD ve Trump, bunları bize reva görürken. Bizim yetkililer hâlâ ABD’yi müttefik Trump’da dost görmekteler.
 
Çok düşündürücü!..
 
Elbette Türkiye kendi savunma güvenliğini kurmak ve önlemlerini almak zorundadır.
 
Bunun için de dünya sadece ABD’den ibaret değildir.
 
Türkiye’nin almayı planladığı S-400’lerle ABD’nin vermek istemediği Patriot’lar nedir?
 
Almaz-Antey firmasınca üretilen ve NATO’nun: SA-21 kod adıyla tanıdığı S-400’ler: Orta ve uzun menzilli füze savunma sistemi olarak bilinmektedir. Modern ve gelecekteki bütün hava ve uzay saldırı araçlarını imha etmek için geliştirilmiş bir hava savunma sistemdir.
 
Raytheon firmasınca üretilen Patriot hava savunma sistemi; ABD ve müttefikleri orduları tarafından kullanılan füze savunma sistemi. Büyük idari ve sanayi merkezleri ile kara, deniz ve hava üsleri saldırılarına karşı koruma amacı ile kullanılmaktadır.
 
ABD’nin, Türkiye’ye karşı bu hareketi, asla kabul edilemez. Bunun amacı Türkiye’yi boğmaktır. Güneyimizde istenmeyen bir oluşum söz konusu iken, “Biz size bazı yaptırımları uygulayacağız” mantığı, Kuzey Kore’ye, İran’a uygulanan ambargo ve kısıtlamalarla aynı anlamı taşır ki, buna izin veremeyiz.
 
İnsanın akınla madem ABD böylesine bir kahpelik peşinde de biz neden İncirlik ve Kürecik gibi kozlarımızı söz konusu edemiyoruz?
 
Türkiye ile ABD elbette bir ortak payda da buluşacaktır. ABD’nin Ortadoğuda ki varlığı Türkiye ile diplomatik, sosyal ve ekonomik ilişkileri ile doğru orantılıdır. Sanırım ABD bu orantıyı kendi aleyhine bozma cesaretini göstermez. Yeter ki biz tutarlı bir diplomasi uygulayalım.
 
Zaten dünyanın da ABD’nin de, Türkiye’nin de çektiği; tutarsız politikalar yüzünden değil mi? Bunu bir Türk Atasözü: “Havlamasını becermeyen it, sürüye getirir kurt” diyerek veciz bir şekilde anlatıyor.
 
ABD’nin anladığı dilden konuşmanın zamanı geldi de geçiyor bile..
 
Esen kalınız.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.