Şehir Hastaneleri Gerçeği

Üniversite ve Devlet hastaneleri zayıflatılmadan, şehir hastanelerinin çalışması mümkün mü? Onun için Devlet ve Üniversite hastaneleri üvey evlat konumuna getirilmektedir.

Şehir hastaneleri gerçeği nedir ne değildir?
 
Öncelikli soru, bu hastaneler gerekli miydi?
 
Hastaneler şehri olan Ankara’ya iki ŞEHİR HASTANESİ ne kadar gereklidir?
 
Bu hastaneler tartışılmaya başladığında yazmaya ve dillendirmeye başladık ve “Bu hastaneler yeni bir hortumdur” fikrimizi söyledik.
 
Bu hastaneler neden, “Türk yargı sisteminin dışına çıkarılmıştır?”dedik dinleyen olmadı.
 
Bu hastanelere “Gelir ve hasta garantisi verilmiştir” dedik dinletemedik.
 
Bu hastanelere” Hastası olmasa bile parası ödenecek” dedik anlatamadık.
 
Bu hastaneler, “Yap-işlet devret modeliyle ve gelir garantisiyle, ( tıpkı köprüler gibi, devletin kasasından tek kuruş çıkmayacak” anlayışıyla yaptırıldığı söylenmişti.


 
Belli bir süre sonra devlete devredilecekler.
 
Bu devirler olduğunda bile etrafındaki onca sosyal yapı ve tesisler yüklenici firmalara bırakılacaktır. Uzmanların dediğine göre bu konuda maddeler içermekte imiş.
 
Bir şehir hastanesi çalışanının dediğine göre, normal hastanelerde çarşaf değişimi 8 TL iken Şehir Hastanelerinde 35 TL imiş.
 
Bu bir soygun ve talan değil mi?
 
Gelir garantili olduğu için, şehir hastanelerinin olduğu şehirlerde Ambulanslar, aldıkları hastaları en yakın hastaneye değil de şehir hastanelerine götürmekte imişler ki bu, bir israf ve zaman kaybı değil mi?
 
Geçtiğimiz günlerde AKP Giresun Milletvekili Cemal Öztürk’ün vicdanı sızlamış olmalı ki, bu hastaneleri eleştirmişti. Yapılan tahlil ve tetkiklerin çokluğundan ve lüzumsuzluğundan bahsederek, “Bu kadar tahlile ne gerek var” diyerek soygunu üstü kapalı eleştirmişti.
 
AKP’li vekil Lütfi Elvan da konu hakkında, “Dövizle ödeme garantisi verilmiş olduğu için, Türk lirası ile ödemeye dönüleceğini” söylemiştir. Vatandaşa TL ile ödeme çağrısı ne oldu?
 
Bunun adına ne denir?
 
Peşkeşin ve yolsuzluğun itirafı değil mi?
 
Hani devletin kasasından tek kuruş çıkmayacaktı? Bu çıkan paralar kimin kasasından, kimin bütçesinden?
 
Üniversite ve Devlet hastaneleri zayıflatılmadan, şehir hastanelerinin çalışması mümkün mü? Onun için Devlet ve Üniversite hastaneleri üvey evlat konumuna getirilmektedir.
 
Ulaşım sıkıntısı ise bir başka dert ve sorun.
 
Yöneticilerimiz Türk Sağlık Sisteminin ne hallere düşeceğini hiç düşünmezler mi? Her şey siyasi çıkar ve rant olmamalı.
 
Hz. Ömer’in devlet işlerinde devletin mumunu, kendi işinde de kendi özel mumunu yaktığını aklımızdan neden çıkarıyoruz ki?
 
Bu hastaneleri yapan şirket yarın bunları satmaya kalkarsa ne olacak?
 
Esen kalınız.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.