Ülkücü Tavır Böyle mi Olmalıdır???

Ülkücü ile ülkücü et ile tırnak gibidir. Siz hangi hak ve yetki ile bizleri birbirimizden ayırmaya çalışmaktasınız?

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın'ın Diyarbakır, Mardin ve Van belediyelerine kayyum atanması ile ilgili, "……İçine kaçan HDP'yi çıkarmak istemeyen ve bundan haz duyduğu anlaşılan CHP'nin, PKK güdümündeki belediye başkanlarının hamisi kesilmesi bizi şaşırtmamıştır"  
 
Elbette her siyasetçinin, rakibinin açığını araması ve tenkit etmesi, demokrasinin ve çok partili sistemin doğasıdır. Gel gör ki, rakibini tenkit ederken, ahlak ve etik dışı cümleler kurması ne şık ne de uygundur.
 
Böylesine bir tavır ve üslup ülkücü ağızlara ve ülkücülüğe yakışır mı?
 
Bu tip, edep dışı tenkidi ben hoş bulmadım. Sizler hoş buldunuz ve tasvip ediyor musunuz?
 
Bu tavır Ülkücülere ve ülkücü camiaya zarar vermekte ve üzmektedir.
 
Sn. Semih Bey şunu unutmayınız: Türk milliyetçileri ve ülkücüler bilgili, kültürlü ve en önemlisi ahlaklı kişilerdir veya böyle de olmak zorundadırlar.
 
5000 ülkücü şehidin canları ve kanları üzerinden Makam sahibi olanlar;  o yiğitlerin şehadete yürürken gösterdikleri tavır ve dik duruşu unutmadık. Siz unutmuş olabilir misiniz?


 
Sizin o edep ve ahlak dışı konuşmalarınız, o yiğitlerin kemiklerini sızlatmıyor mu? Ömürlerini dört duvar arasında işkenceler tabi tutulan Yusufiyelileri üzmüyor mu?
 
Her türlü milliyetçiği ve Türkçülüğü ayakları altına aldığını söyleyen bir zihniyete ve iktidara koltuk değneği olmak,  AKP’nin yanlışlıklarını bile amansız savunmak size ve ülkücü camiaya ne kazandırıyor? Onlardan daha çok AKP’ye destek vermek ve en önemlisi ekonominin çöküşünü, mutfaktaki yangını görmemek ülkücü iradenin neresine uymakta? Kapı önüne konan işçileri, gençlerimizin %25 inin işsizliğin girdabında kıvranmasını ve makamların yeteneğe göre değil tarikatlarla, yandaşa peşkeş çekilmesindeki sessizliklerini siyasetlerinin gereği ve meşreplerinin sonucu olarak görebiliriz ama söylemlerindeki ahlak dışı kelimelerini anlamak mümkün müdür?
 
Balgat sakinlerinin aylardır yaptıkları ahlak dışı, küfür dolu, iftira yüklü söylemleri, ülkücülerin ‘’Tanrı dağı kadar Türk, Hıra dağı kadar Müslümanız’’, ‘’Rehber Kur’an, hedef Turan’’ gibi dillerine pelesenk ettikleri sloganlarıyla çelişmektedir.
Farkında değil misiniz?
 
Başbuğ rahmetli Türkeş’in, belirttiği manevi değerlerle donanmış, en son teknoloji ile donatılmış gençler yerine, kalemlerinden irin ve iftira ile küfürden başka söz çıkmayan insanlar, hangi hak ve yetki ile ÜLKÜCÜ camianın önderi ve lideri olabilir ki? Hani nerede hoşgörü ve kucaklama?
 
Ülkücü ile ülkücü et ile tırnak gibidir. Siz hangi hak ve yetki ile bizleri birbirimizden ayırmaya çalışmaktasınız?
 
Ülkücüler, Türk-İslam ülküsünü hedef bellemişlerdir.
 
Sizin bu ayrıştırıcı ve küfür dolu söylemlerinizle, “Türk-İslam ülküsü” hayal olmaktan öteye geçemeyecektir. İstediğiniz bu mu?
 
40 yıldır bu uğurda verilen can ve kan boşa gidecektir. Unutmayınız Bay S. Yalçın, “Ülkücüler bu ülkenin 57. Alayı ve sigortasıdır.
 
Artık tahta kaşık kullanmaktan da vaz geçin, ağzınız bozuluyor.
 
Ne mutlu Türküm diyene!..
 
Esen kalınız.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.