Bir Dakika Sayın Bahçeli!

Sözüm ona milletin bekasını gerekçe gösterdiniz. Yasa ve anayasayı çiğneyerek fiili durum yaratanların “fiili durumlarını hukukileştirdiniz” böylece sözüm ona büyük bir misyonun sahibi oldunuz. Bu ülkede daha 19. Yüzyılda Şinasi “Bildirir haddini Sultan'a senin kânunun” demişti. Kanuna, anayasaya uymayan Sultanları bile Türk Milleti kanuna ve anayasaya uygun hale getirirdi. Siz anayasa tanımazlığı hukukileştirdiniz. Yönetimlere kanunlara uymamayı, kanunları kendilerine uydurmayı bir hak gibi sundunuz! Bu durum sizi tarihin amansız yargısına muhatap kılacaktır.

Aldığınız ve aldırdığınız her erken seçim kararında hem ülke hem de partiniz kaybettiği halde siz yine baskın seçim kararının altına imza attınız. Koskoca hareketi 20 yıldır getirdiğiniz yeri hala görmemekte ısrar ediyorsunuz. Koltuğuna yapışık, tepeden bakan bir eda ile rakiplerinize hakaret ediyorsunuz. En yakınınızdakilerin sürekli vekil yaptıklarınızın bile size zorunluluktan biat ettiklerinin farkında bile değilsiniz.
           
Milli irade üzerinde vesayet!

Siyasi parti liderleri içinde yalnız siz “Bizim partimizin içerisinde Fetullah Gülen hareketiyle ilgili ilişkili olanları ben biliyorum. Şu anda hala var. İleriki aşamada nasıl olacak onu bilemiyorum. Milletvekili de var başkası da var.” dediniz!
FETÖ’yle ilgili bunca hassasiyetiniz vardı da niçin “biliyorum” dediğiniz partinizdeki FETÖCÜ vekillerle ve diğerleriyle ilgili tek bir adım atmadınız!
           
Bütün bu gerçekler orta yerde dururken siz FETÖ’nün aldığı 249 bin oy üzerinden “İmza veren 100.000 kişinin içerisinde FETÖ, PKK desteğiyle bir aday taraması yapılacaksa FETÖ'nün seçmendeki siyasi ayağının hangi aday etrafında toplandığına kanaat oluşabilir” diyerek büyük bir buluşun altına imza attınız.
           
Rakip siyasi partilerin 100 bin oyu bulup Cumhurbaşkanı adayı çıkarmaması için halkı tehdit ettiniz. İmza verenleri adeta FETÖCÜ ilan edileceğini ve haklarında gerekli işlemleri yapılacağını vurguladınız. Adeta milli irade üzerinde vesayet ilan ettiniz.
           
Adamlarınız sizden aldığı ilhamla Türkiye’nin yarısını PKK’lı ilan ediyor. Şu cümleyi kurabiliyorlar; “Millet ittifakının tek ortak özelliği PKK sevgisidir”.
Türk Milletinin yarısını PKK’lı  ve FETÖCÜ ilan edenler  PKK’ya ve FETÖ’ye hizmet ettiğini nasıl anlamazlar anlaşılır gibi değildir!           

İsyan, kaos, kriz teşvikçiliği!
           
Ortada fol yok yumurta yokken şunları söylediniz; “Çocuk istismarcıları, tecavüzcüler, kadın katilleri, PKK’lılar, FETÖ’cüler hariç, demir parmaklıkların gerisinde özgürlük düşü kuran kader kurbanlarını afla taltif etmek niye akıllara gelmez?”
Bu sıra dışı, uçuk, gerçekleşme ihtimali olmayan tirüpüne yönelik bir tekliftir. Başını bir biçimde ele geçirdiğin partiyi dağıttıktan sonra toplumsal fay hatlarını tırmalayarak siyasi rant sağlama amacından başka bir şey değildir. Çaresizlerin çaresizliğini sömürmekten başka bir anlamı da yoktur.Türkiye Cumhuriyeti Devletini kayıtsız şartsız teslim Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bizim şu anda hükümetimizle böyle bir düşüncemiz kesinlikle yok” diyor.

Bu teklifinizin en tehlikeli yanı da kader kurbanları için çıkarılacak bir affın zorunlu olarak eşitlik ilkesi doğrultusunda Anayasa Mahkemesince kapsamının genişletilerek bütün mahkûmların serbest kalmasına neden olmasıdır. Rahşan Affının benzerinin yaşanmasıdır. Bu durumda hem FETÖCÜLER hem de PKK’lıların serbest kalmasıdır. Toplumda sizin doğrudan yapamadığınızı dolaylı olarak yapmak istediğiniz konusunda tereddütler hasıl olmuştur.

Siz işi burada bırakmadınız. Diyorsunuz ki “cezaevindekiler kader kurbanı olmaktan çıkıp FETÖ’nün, PKK’nın kurbanı haline gelir, seçime 1 hafta 10 gün kala bir talimat ile isyan başlatırlar ise ne olur? Kader kurbanı olan insanları ayıklayıp dışarı çıkartın, Türkiye biraz rahatlasın, rehabilite olsun.” Diyorsunuz.

Bir dakika Sayın Bahçeli sizin bu yaptığınız isyan ve kaos teşvikçiliği değilse nedir?
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.