Millet Yenilmez!

Tarih göstermektedir ki milletle zıtlaşanlar sahip oldukları onlarca avantaja rağmen devamlı kaybetmişlerdir. İmamoğlu bu saatten sonra milletin adayı kimliğine bürünmüştür. Millet yenilmez!

YSK’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini iptal etmesinin ne hukuka, ne demokrasiye, ne de lehine iptal edilmiş olanlara bir yararı yoktur. Yenilenmesinin sakıncaları ise sayılamayacak kadar çoktur.
 
Bunlardan bir kaçını şöyle sıralayabiliriz:
  • İBB seçimlerinin yenilenmesi siyasi iktidarın demokrasi algısını ve Türkiye’deki hukuk devleti anlayışını tartışmaya açmıştır.
  • Bu gelişme uluslararası arenada ve ülke içinde seçimle iktidarın el değiştirmesi konusunda kaygılar oluşturmuştur.
  • Krizle boğuşan Türkiye ekonomisinin dengelerinin iyice bozulmasına neden olmuştur.
  • Seçimin yenilenmesi iktidar blokuyla muhalefet arasında var olan kutuplaşmayı daha da büyütmüştür.
  • Vatandaşların büyük bir kısmının verdikleri oyun ne işe yaradığı konusunda kuşkuya düşmelerine neden olmuştur.
  • Bu durumu siyaseti daha da germiş ve sertleştirmiştir
YSK’nın aldığı bu karar her çeşit tartışmaya ve yoruma açıktır. Anadolu Ajansı’nın 31 Mart akşamı takındığı tavır aslında işin bu noktaya taşınacağını göstermişti.
 
Millet İttifakı’nın İstanbul’u alamayacağı konusunda Cumhur İttifakı büyük bir algı ve beklenti yaratmıştı.
 
İstanbul’daki Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin iptaline giden süreci bu algı yaratmıştır.
 
İstanbul’da iki ittifak adayı arasındaki farkın az olması seçimin yenilenmesi halinde bunun kapatılabileceği kanaatini iktidar cenahında oluşturmuştur.
 
AK Parti her şeye karşın bunun denenebilir ve değerlendirilebilir bir şans olduğunu düşünmüş olmalıdır.
 
Cumhur İttifakı Ankara’yı, İzmir’i, Adana’yı, Antalya’yı alan Millet İttifakı’nın İstanbul’u almasının çok daha kolay olduğunu bir türlü düşünmemiştir.
 
 

Millet yenilmez!
 
Şimdi bu ülkenin Cumhurbaşkanı aynı zamanda AK Parti genel başkanı olarak yenilenecek İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde 39 ilçede miting yapması planlanıyor. Devlet Bahçeli de seçim boyunca teşkilatıyla İstanbul’a taşınacağını açıklamıştır.
 
İşin bir diğer yanı da bu ülkenin Cumhurbaşkanı ve aynı zamanda AK Parti genel başkanı sayın Erdoğan’ın ve MHP’nin formel genel başkanı olan Bahçeli’nin doğrudan İmamoğlu’na karşı seçime girmiş olmalarıdır.
 
Bir yanda İmamoğlu öbür yanda AK Parti genel başkanı ve MHP genel başkanı var.  Devlet, medya, sermaye, sayısız STK da iktidarın arkasında sıraya dizilmiş durumdadır.
 
Bu şartlarda İmamoğlu’nun seçimi alması mucize olacaktır.
 
Bu mucizenin gerçekleşmesi yüksek bir ihtimaldir.
 
Tarih göstermektedir ki milletle zıtlaşanlar sahip oldukları onlarca avantaja rağmen devamlı kaybetmişlerdir.
 
İmamoğlu bu saatten sonra milletin adayı kimliğine bürünmüştür.
 
Millet yenilmez!
 
 
Yeniden kazanırsa!
 
Diğer yandan sormak gerekiyor İBB’de kim kiminle seçime giriyor?
 
İmamoğlu bu seçimi kazanırsa bu seçimin gerçek mağlubu kim olacaktır?
 
Yaratılan bu iklimde İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığı seçimi sonrası siyasetin eskisi gibi gitmeyeceğinin birileri farkında mıdır?
 
AK Parti yine İstanbul’da kaybederse bu defa erken seçim zorunlu olarak gündeme gelmeyecek midir?
 
31 Mart seçimleriyle millet AK Parti’nin kaybedebileceğini görmüştür.
 
Çaresizlik sarmalı içinde AK Parti’ye zorunlu olarak oy vermiş olanların ilk seçimde kazananlardan yana oy kullanacağı ciddi bir ihtimaldir.
 
Devlet, bürokrasi, medya velhasıl bilumum kurum ve kuruluşlar bir yanda İmamoğlu diğer yandadır.
 
Sanıldığı gibi İmamoğlu bir parti, etnisite, bölge, mahallin adayı değildir.
 
Dahası İmamoğlu, AK Parti ve Devlet Bahçeli’nin sandığı gibi CHP’yi de temsil etmiyor, iktidara itirazı olan ama sindirildiğinden sesi çıkmayan bütün suskun kesimleri temsil ediyor.
 
İmamoğlu’nun karşısında ise 17 yıldır ülkeyi yöneten oligarşinin en önemli adayı var: Binali Yıldırım.
 
O, Milletvekilidir, Bakandır, Son Başbakandır, TBMM Başkanıdır ve nihayet İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı adayıdır.
 
Öyle görünüyor ki öyle de kalacaktır!
 
İmamoğlu kazanırsa iki genel başkan; Bahçeli ve Erdoğan kaybetmiş olacaktır.
 
 
Açıklama:Aziz kardeşim Yavuz Selim Demirağ alçak ve kahpe bir saldırıya uğramıştır. Yeniçağ camiasına geçmiş olsun dileklerimi sunuyor. Aziz kardeşim Yavuz Selim’e acil şifalar diliyorum!
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.