Önce oyala, Uyut Sonra Unut Stratejisi!

ABD başından bu yana Büyük Kürdistan stratejisinin peşindeydi, sonunda stratejnin Suriye kanadı bağlamında zamanı geldi PYD/PKK terör örgütünü eğitip-donatıp Türkiye-Suriye sınırına yerleştirdi.

ABD’nin Ortadoğu’da İsrail hesabına, enerji kaynaklarına, İslam’a ve jeopolitiğe egemen olma diye bir sorunu vardır. Bugünlerde Suriye’de IŞİD terörü için bulunduğunu söyleyen ABD’nin gerçekte yukarıdaki amaçlar için İslam ülkelerini kullanma ya da kullanamaması söz konusudur.
 
Nasıl ki dün kitle imha silahlarının imhası bahanesiyle Irak’ı üçe bölüp içinden Kuzey Irak Kürdistan’nı çıkardıysa bugün de Suriye’ye IŞİD’i imha etmek için müdahale etmiş ve oradan da bir Kuzey Suriye Kürdistanı’nı (Rojava) çıkarmaya çalışmaktadır.
 
Nasıl ki ABD dün Kuzey Irak Kürdistanı’nı Türkiye’de üslendirdiği Çekiç Güç vasıtasıyla kurmuşsa bugünlerde de Kuzey Suriye Kürdistanı’nı Türkiye’de Müşterek Harekât Merkezi kurarak inşa etmeye çalışmaktadır.
 
Hatırlatalım; Sahte gerekçeler üreterek Irak’a müdahale eden ABD, Irak’ın kuzeyinde bir Kürdistan özerk yönetimi kurmak için Türkiye’de bir “Çekic Güç” oluşturmuştu.
 
Türkiye o tarihlerde Irak’ta PKK’ya karşı operasyon yapmak istediğinde ABD, PKK’yı korumaya almıştı. Bugün de Türkiye, Suriye’de PYD/PKK’ya karşı operasyon için sınıra asker yığdığında ABD, YPG’yi koruma altına almaya çalışıyor.


 
Türkiye’ye ABD o zamanlar PKK ile Mücadele için koordinatörlük kavramı bağlamında işbirliği teklif etmişti. Türkiye tarafı Edip Başer paşayı, ABD tarafı da joseph Rastlon’u koordinatör olarak atamıştı.
 
ABD'deki kuruluşlar ABD’nin bu kirli ve ikiyüzlü tutumunu Haziran 2009 tarihli “Türkler ve Irak Kürtleri Arasında Güven Tesisi” adlı raporla ortaya koymuştu.
 
Bu raporda şu cümleler vardı: “Türkiye'nin meseleleri kendi inisiyatifine almasını önlemek amacıyla Bush yönetimi, istihbarat paylaşımı için ABD, Türkiye ve Irak'ı içeren üçlü bir mekanizma önerdi. 25 Ağustos 2006 tarihinde General Ralston, PKK terörizmine karşı özel elçi olarak atandı.”
 
Rapora göre ABD'nin amacı, PKK'ya karşı mücadele etmek değil aksine “Türkiye'nin meseleleri kendi inisiyatifine almasını önlemekti!”
 
ABD’nin PKK ile mücadele Koordinatörü PKK ile gerçekte mücadele için değil Türkiye’nin PKK’ya müdahalesini engellemek için çalışmıştı. Sonu gelmez koordinatörlük toplantılarına başladığında ABD’nin PKK ile Mücadele Koordinatörü Joseph Ralston, PKK’ya karşı askeri operasyonun “son seçenek” olduğunu, PKK’yı “ortak düşman” ilan ederek PKK’nın mali kaynaklarının kesilmesinin “son derece önemli” olduğunu söylemişti.
 
Sonu gelmez koordinatörlük toplantıları sürerken ABD helikopterleri PKK’lı teröristlere silah ve mühimmat atmıştı. Sonuçta Koordinatörlük toplantıları başladığı gibi bitmişti.
 
Bugün de aynı ABD, bunu Türkiye’nin Kuzey Suriye’de tek başına inisiyatif almasını önlemek, örgütlediği, silahlandırdığı PYD/PKK’yı korumak amacıyla, Şanlı Urfa’da “Müşterek Harekât Merkezi”ne Türkiye’yi ikna ederek yapmaya çalışmaktadır.
 
ABD’nin bölgedeki stratejik amacı Türkiye'nin PYD/PKK’ya karşı harekete geçmesini engellemek zaman içinde İsrail’e yüzde yüz bağlı ikinci İsrail’i yani Birleşik Kürdistan oluşturmaktır. Bir zamanlar Türkiye’yle sözde yaptığı “eğit-donat” projesini bugünlerde gerçekte PYD/PKK ile yapmaktadır.
 
ABD başından bu yana Büyük Kürdistan stratejisinin peşindeydi, sonunda stratejnin Suriye kanadı bağlamında zamanı geldi PYD/PKK terör örgütünü eğitip-donatıp Türkiye-Suriye sınırına yerleştirdi.
 
Bugün ABD fiili olarak Suriye’yi bölmüştür. Suriye’nin yüzde 30’luk kısmını YPG/PKK ile birlikte fiilen ABD/İsrail denetim altında tutmaktadır. Golan Tepelerindeki İsrail işgalini ABD resmen tanımıştır.
 
Bu bölgede ABD, Büyük Kürdistanı’nın Suriye ayağını kurmuş durumdadır. Orada ABD askeri üsleri vardır. YPG’yi silaha gark etmiş ve eğitmektedir. Türkiye’ye de Müşterek Haraket Merkezi kurarak Türkiye’nin tek başına inisiyatif almasını engellemeye çalışmaktadır. Türkiye’ye karşı ABD önce oyala ve uyut sonra da unut stratejisi uygulamaktadır.
 
Bölgedeki durum ABD’nin oyalama ve uyutma stratejisine Türkiye’nin vereceği tepkiye bağlıdır.
 
Her zamankinden fazla uyanık olma zamanıdır!
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.