İdil-Ural Aydınları Ankara’da Anıldı

Esenlerin kadirini, ölenlerin kabrini bil, atasözü ve yukarıdaki vasiyeti kendimize görev bilerek 2 Kasım 2019 tarihinde Ankara’nın Karşıyaka Mezarlığı’na gittik.

Çeşitli tarihlerde Rus zulmünden kaçarak Türkiye’ye sığınan ve Türkiye’yi kendilerine ikinci vatan yapan büyüklerimizi biliyor muyuz? Büyüklerimizin yaptıkları işlerinden haberdar mıyız, onları anıyor muyuz ve en önemlisi onlara sahip çıkıyor muyuz? İdil-Ural bölgesinden Türkiye’ye göç eden herkes bu soruları kendine sormalı ve yanıtını aramalıdır. Atalarımız, Esenlerin kadrini, ölenlerin kabrini bil, demiştir. Gerçekten de esenlere değer veriyor muyuz, ölenlerin mezarını biliyor muyuz? Ya da millettaşlarımızı hiç umursamıyor muyuz?


 
Kendi adıma konuşacak olursam, hem esenleri hem de aramızda olmayan büyüklerimizi yazdığım yazılar, yaptığım konuşmalarımla dilim döndüğü kadarıyla anlatmaya, kalemimin gücünün yettiği kadarıyla yazmaya çalışıyorum. Kazan Tatar aydını Fuat Tuktarov’un (05.02.1880–19.12.1938) mezarını aramak için 21 Eylül 2018 tarihinde Ankara Cebeci Asri Mezarlığı’na gittim. Tuktarov’un vefatının 80. yılıydı. Mezarlıkta Fuat Tuktarov’un kabrini bulamadım, kayıtlarda yoktu. Bu Tuktarov’un mezarına kimsenin sahip çıkmadığı anlamını taşıyordu.Belli bir süre sonra mezara sahip çıkan olmazsa cenaze çıkartılıp kimsesizler mezarlığına defnediliyor ya da yok olup gidiyormuş. Fuat Tuktarov’un mezarının tüm çabalara rağmen bulunamaması beni derinden etkiledi ve diğer İdil-Ural Türklerinin mezarları ne durumdadır düşüncesi aklımdan hiç çıkmadı. Bu düşünce doğrultusunda 25 Mayıs 2019 tarihinde gönüldeşlerle Ankara Cebeci Asri Mezarlığına giderek “Esenlerin Kadrini, Ölenlerin Kabrini Bil” etkinliğinin ilkini gerçekleştirdik. Söz konusu anma etkinliği çerçevesinde Prof. Dr. Saadet Çağatay (1907–1989), edebiyatçı, halkbilimci, arkeolog ve filoloji doktoru Hamit Zübeyr Koşay (1897–1984), eğitimci, yazar ve bilim adamı Zakir Kadiri Ugan (1878–1954), eğitimci ve millî şairemiz Saniye İffet Ugan (1900–1957), gazeteci Ali Akış (1918–2011) ve ailesinin mezarlarını ziyaret ettik. Etkinliğe üniversite lisans öğrencilerinin yanı sıra Ayaz Tahir Türkistan İdil Ural Vakfı başkanı Dr. Tülay Duran, vakfın yönetim kurulu üyesi Prof. Dr. Timur Kocaoğlu ve Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zakir Avşar, rahmetli Prof. Dr. Ahmet Temir’in kızı Bahşayiş Zeynep Fıratoğlu Temir, gazeteci Sagit Hayri, Ankara Üniversitesi Doktora öğrencisi İlyas Miftahov, İstanbul Üniversitesi Doktora öğrencisi Zara Kebir, millî fotoğrafçımız Sibirya Tatarı Mustafa Gültekin, Ankara’daki Tatar restoranı sahibi Liliye Sabir gibi isimler katılmıştı. İdil-Ural aydınları mezarları başında anıldı, aydınlarla ilgili kısa bilgi verildi ve dualar okundu. Etkinlik sırasında millî şairemiz Saniye İffet Ugan’ın mezar taşının devrilmiş, mezarının perişan halde olduğunu görüp hepimiz üzüldük. Mezar üzerindeki otları temizledik, elimizden geldiği kadar mezar taşını düzelttik, aramızda para toplayıp mezardaki birisini çiçek dikmesi için görevlendirdik. Ancak mezarın durumu kalplerimize işlemişti. Eve döndük, ancak aklımız Saniye İffet Ugan’daydı. Yurt dışına gelip yapayalnız kalan bu mezar sahipsizliğin, vatansızlığın bir simgesi gibiydi…


 
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra bir babanın oğluna yazdığı vasiyetnamesinde şöyle demiştir:
 
Oğlum!
 
Ülkeler görüp dön, insanlar görüp dön, dünyada ne varsa hepsini görüp gel, ama benim gördüklerimi görme! Ballar tat, şerbetler tat, yağlar tat, meyveler tat, dünyada ne lezzetler varsa hepsini tat ama benin tattıklarımı tatma!
 
Oğlum!
 
Dağları kazıp altın ara, petrol ara, maden ara, kömür ara, derin sulara dalıp mercanlar ara, altın balıklar ara, uçsuz bucaksız âlemlere gidip, yenidünyalar ara, yeni gezegenler ara, yeni aylar ara, yeni güneşler ara, dünyada ilginç ne varsa, ne sır varsa, hepsini ara, ama en önemlisi bizim kabirlerimizi ara!”
 
   
     
Esenlerin kadirini, ölenlerin kabrini bil, atasözü ve yukarıdaki vasiyeti kendimize görev bilerek 2 Kasım 2019 tarihinde Ankara’nın Karşıyaka Mezarlığı’na gittik. “Esenlerin Kadirini, Ölenlerin Kabrini Bil–2” anma etkinliği kapsamında Prof. Dr. Abdülkadir İnan (1889–1975), Prof. Dr. İbrahim Veli Odar (1899–1975) ve eşi diş hekimi Hatice Odar (1910–1986), Prof. Dr. Ahmet Temir (1912–2003), Ankara Kültür ve Yardımlaşma Derneği üyesi ve eski başkanı Safa Devletşah (1926–2013) gibi büyüklerimizin mezarlarını ziyaret ettik. Etkinliğe, Prof. Dr. Abdülkadir İnan’ın oğlu Mustafa Yaşar İnan, gelini Melek İnan, Mustafa Yaşar İnan’ın oğlu Bilgünay, kızı Bilbay ve damadı Serhat Arda, Bilbay-Serhat çiftinin kızı Bengisu, Abdülkadir İnan’ın manevi kızı Nezahat Hanım’ın kızı Belma, Başkurt Türklerinin efsane ismi Zeki Velidi Togan’ın oğlu Prof. Dr. Subidey Togan, Prof. Dr. Ahmet Temir’in kızı Dr. Bahşayiş Zeynep Temir Fıratoğlu,  Safa Devletşah’ın oğlu Ziya Devletşah katıldı. Ayrıca Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nde Prof. Dr. Ahmet Kanlıdere danışmanlığında “Tarihçi Yönüyle Abdülkadir İnan (1889–1976)” başlıklı yüksek lisans tezi yazan Merve Genco da katılımcıların arasındaydı. A. İnan’ın doğumunun 130. yılında böyle bir tezin hazırlanması hem İnan’ı hatırlamak hem de hatırlatmak açısından son derece önemlidir. Katılımcılar arasında Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nin Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü lisans öğrencileri Halil İbrahim Özgün ve Yusuf Cangat Altınışık da vardı.“Esenlerin Kadirini, ÖlenlerinKabrini  Bil–2” başlıklı anma etkinliği her milleten, her yaştan ve her meslekten insanın bir araya gelmesine, tanışıp kaynaşmasına vesile oldu. En büyük katılımcı 80 yaşını devirmiş yaşını almış birisi ise en küçüğümüz 1 yaşındaki bebek Aybike Temel’di. Etkinliğe Türk, Kazan Tatarları, Başkurtların yanı sıra Kırım Tatarları da katılım sağladı. Kırım Tatarlarından öğrencilere yardımlarıyla tanınan Cihan Temel, eşi Reşit Temel, kızları Aybike Temel ve Davut Yavuz etkinliğe katılanlar arasındaydı. Etkinliğe katılmak isteyip önceden belirlenmiş başka programları olduğundan katılamayan Ayaz Tahir Türkistan İdil Ural Vakfı Başkanı Dr. Tülay Duran, Eskişehir Türk Ocakları Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal, İngiltere’den Kazan Tatar milliyetçisi Rafis Kaşapov teşekkür, dilek ve temennilerini ilettiler. Eskişehir Türk Ocakları Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal gönderdiği iletisinde: “Ellerinize sağlık. Allah razı olsun. Unutanlar unutulur! Milletler geçmişleriyle var olmaya devam ederler. Hazıruna lütfen hürmetlerimi iletiniz.” demişti. 
 


Esenlerin Kadirini, Ölenlerin Kabrini Bil–2” etkinliği İdil-Ural aydınları hakkında kısa bir bilgi verildikten sonra rahmetlilerin çocuklarının anıları ile devam etti. Konuşmalardan sonra Merve Genco’nun dayısı Başçavuş Serkan Zeybeker her mezarın başında dua okuyarak etkinliğin anlamına anlam kattı. İnsanlar, öldükten sonra da anılıyor ve hatırlanıyor ise demek ki millete büyük bir miras ve unutulmaz isim bırakmışlardır. Ruhları şad, mekânları Cennet olsun! Anma etkinliklerinin devam etmesi dileğiyle esen kalın!





Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.