Sarıkamış Harekâtı ve Enver Paşa

Sarıkamış Harekâtı tarihteki yerini almıştır. Olayın bütün yönleriyle değerlendirilmesi uzmanlara bırakılmalıdır. Enver Paşa düşmanlığı üzerinden tarih anlayışı yanlıştır.

Sarıkamış Harekâtı tarihimizde yaşadığımız büyük mağlubiyetlerden biridir, fakat ilki değildir. Biz bu savaşı Çarlık Rusya’sına karşı kaybettik. Ancak 1677–1918 yılları arasında Rusya ile toplam 13 defa savaştığımız, bunların her birinde binlerce kayıp verdiğimiz, daha çok (Rusları diğer devletlerin de desteklemesi sonucu) mağlup olduğumuz tarih kitaplarında yazılıdır.
 
Sarıkamış savaşı 1.Dünya Savaşı içerisinde yaşanmıştır. Dünya savaşı sona erdiğinde Osmanlının toplam insan kaybının 1 milyon kişinin üzerinde olduğu tahmin edilmektedir.
 
Sarıkamış’ta kaybımızın birçok kaynakta 90 bin kişi olarak gösterilmesine rağmen, bazı tarihçiler bu sayının oldukça abartıldığını ve gerçek kaybın 15–20 bin civarında olduğunu yazmaktadırlar. Tarihçiler bu sayının cumhuriyetin ilk yıllarında milli duyguları artırmak için propaganda aracı olarak kullanıldığını ileri sürmektedirler.90 bin rakamının 1914–1920 yılları arasında Birinci dünya savaşı ve ardından Ermenilere karşı verilen Kars savaşı sonucu ölen kişi sayısına denk gelebileceği de ifade edilmektedir.
 
Bununla birlikte tarihi zaferlerle dolu Türk Milletinin yaptığı savaşlarda kazansın veya kaybetsin binlerce kaybının olduğu savaşların kaçınılmaz sonucudur. Bir destan yazdığımız Çanakkale’de düşmana geçit vermedik fakat 250 bin şehit verdik. Bölücü terörle mücadelede de 30 bin insanımızı kaybetmedik mi?
 
Yapılan bu savaşları ve verilen bu kayıpları bugün farklı bir bakış acısıyla değerlendirirsek, belki de birçoğu savaşmadan da kazanılabilirdi. Yahut da savaşlar farklı taktiklerle veya farklı mevsimlerde yapılmış olsaydı kayıplarımız bu derece ağır olmayabilirdi.


 
Muhakkak ki o günün şartlarını günümüzden bakarak değerlendirmek bizi doğruya ulaştırmaz.
 
Sarıkamış Harekâtı tarihteki yerini almıştır. Olayın bütün yönleriyle değerlendirilmesi uzmanlara bırakılmalıdır. Enver Paşa düşmanlığı üzerinden tarih anlayışı yanlıştır.
 
Gerçekte Enver Paşa bazılarının ifade ettiği gibi bir hain, bir romantik, bir hayalperest miydi? Elbette ki hayır. Öyle olsaydı, en büyük siyasi rakibi ATATÜRK bile ölüm haberini duyduğunda ”Hayatı bir destandı, bırakın ölümü de bir destan olsun”demezdi.
 
Yine kendi döneminin ünlü komutanlarından İsmet Paşa ölümünden kısa bir süre sonra gazetecilere ”Enver Paşa Moskova, Yeni Delhi, Taşkent, Bakü, Londra, Berlin terimleriyle düşünürdü. O bir taktisyen değil, stratejisyendi” açıklamasını yapmamış mıydı?
 
Türk milleti Mustafa Kemal’in önderliğinde Anadolu’da kurtuluş mücadelesi verirken, Enver Paşa’da Türkistan’a geçmiş oradaki Türkleri esaretten kurtarmanın yollarını arıyordu. Bu uğurda bir kurban bayramı günü 4 Ağustos 1922’de Bolşevik Ruslarla çarpışırken ecel şerbetini içti. Yani memleketi dolandırıp, Köşeyi dönüp, bolca servetle Avrupa’ya kaçmadı, Sarıkamış’ta yarım kalan hesabını tamamlamak isterken şehit oldu.
 
41 yıllık ömrüne neredeyse bir asrı sığdıran bu kahramana devletimiz sahip çıktı. Kemiklerini törenle Türkistan’dan getirdi ve resmi ölüleri listesine ekledi.
 
Ermeni’nin, Rus’un Enver Paşa’ya kızmasını anlarım. Bizimkiler ne ister anlamak mümkün değil. Hele Sarıkamışlı, Kars’lı olup ta Enver Paşa’ya hakaret edenlere ne demeli.
 
Hatırlanmalıdır ki Enver Paşa Sarıkamış Harekâtını 37 yıldır Rus ve Ermeni İşgali altında bulunan Kars ve Sarıkamış’ı kurtarmak için yapmıştı. Yani bizim nenelerimizi, dedelerimizi kurtarmak için. Fakat başaramamıştı. Olabilir. Ya başarsaydı?
 
Enver Paşa’yı biz anlayamadık veya anlamak istemedik. Ama Kardeşi Nuri paşa’nın 1918 de Ermeni, Rus, İngiliz işgalinden kurtardığı bir başka Türk yurdu Azerbaycan’ın Büyük şairi Bahtiyar VAHAPZADE bakın nasıl şükranlarını sunuyor:
 
HAYALPEREST
 
Sen öz Ata yurdunun hilasına can attın 
Sultanların ruhunu öz ruhunda yaşattın. 
Vatan millet aşkına bigane tufeyliler 
Senin damarlarında nabız gibi dövünen 
O duyguyu ne biler? 
 

Gülüp itikadına 
“Hayalperest”dediler o vakit senin adına
Sen Turan illerini ayaklarınla değil 
Aşkınla gezdin paşam, 
Türkistan’ın, Kafkas’ın derdini var gücünle 
Haykıran sesdin paşam, 
Sen öz alınyazını bozabilmezdin paşam, 
Sen talihin yazdığı mukaddes yolu gittin, 
Gaspkarın gasdına özünü siper ettin, 
Sen bize gehmar olup 
Ana yurtta doğulup
Ata yurdun yolunda 
Kurban verdin canını 
Sultanlar alkışladı Turan için ağlayan 
Senin pak vicdanını.
 
 
Hayalperest gardaşım, 
Senin dünkü hayalin bugün hakikat oldu. 
Türk’ün hayır duası 
Ruhuna rahmet oldu.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.