‘Uyanıklığın En Saf Hâlidir Yüzünüz’

Siz ki tembelliği şiar edinmiş Uyku-övücülere inat Sabah mahmurluğunu bir nişan gibi taşırsınız üstünüzde.

Siz ki tembelliği şiar edinmiş
Uyku-övücülere inat
Sabah mahmurluğunu bir nişan gibi taşırsınız üstünüzde.
 
Saçlarınızda uykunun kendine özgü şekilleri,
Gözleriniz de balon gibi.
Biri gelip yanaşsa yanınıza
Öyle her zaman binlercenizin olduğu yerlerde sokakta, vapurda, otobüste, işyerinde
O uykunun kendine has kokusunu duyabilir hemen.
Öyle tarif edemeyeceğim,
Bilir her insan işte nasıl bir koku olduğunu.
Siz farkında olmazsınız size yanaştıklarında
Çünkü o an uykuyla uyanıklığı, rüya ile gerçeği
İç dünya ile dış dünyayı ayırt edemez beyinleriniz;
Siz gece gördüğünüz rüyayı “Acaba gerçek miydi lan?” diye düşünürsünüz anca.


 
Arbeit Macht Frei[1] diyen sömürünün kandırdığı insanlarsınız;
Aşk acısı çekenler, terkedilenler...
O aklınızdan çıkmayan kişi var ya uykunun acaba kaçıncı evresinde,
Sizin kafanızda bin tilki etinizden ziyafet çekiyor.
 
Ama hakikatli insanlarsınız, üzülüyorum,
Hafıza denilen şeyin yok olduğu bi zamanda siz unutmamayı seçmişsiniz.
Öğrenciler; çalışan büyüklerinizin halini görüp
Hala nasıl bi şevkle her sabah uyanıyorsunuz, saygı duyuyorum sizlere.
Olmayan bi gelecek için bu kadar çabayı
Nehri geçerken timsahın ağzına düşmüş antilop bile gösteremiyor.
 
Herşeye rağmen, sizler o sabah uykusunu öven tembellere inat,
O sahte zevk düşkünü sözlere;
Sabah kahvemi yudumlamadan uyanamıyorum”lara inat,
Prim peşinde koşup popülist entryler girenlere,
Çalışanları çalışmama yönünde telkin edenlere inat çabanın birer neferisiniz.
 
Uyanıklığın” en güzel, en saf hali sizin yüzünüzdedir.
 
Ebu Van Kenobi’nin EkşiSözlük’ün ‘Sabah Mahmurluğu’ bahsine 11.05.2011 ve 11.06.2016 tarihlerinde 2 kez girdiği harika yazıdan alıntılanmıştır. Şimdilerde ‘entry’ yada ‘entri’ denilen girizgâh’a sokulmuş haldeydi. Eskilerin müstear, mahlas dediğine medyatik sosyaller ‘nick’ diyor; her ne kadar Baba Van Kenobi ismi Star Wars / Yıldız Savaşları karakteri Obi-Wan Kenobi çivisinin düzeltilmiş hali gibi dursa da eskilerin Lâ Edrî (Bilinmeyen) sıfatlandırmasına daha çok benziyor. Ve yine eskilerden İdris Özyol[2] tadı veriyor. Selam olsun..
 

[1] ‘Çalışmak Özgürleştirir’ (Nazi Kampları giriş yazısı)
[2] Bkz: LANETLİ SINIF – I (Ne Mutlu Bana ki Lahmacun Yiyebiliyorum) ve LANETLİ SINIF – II (Bir Overlokçu Kıza İlan-ı Aşk)
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.