Kapitalizm Siyanür Sever

Ne diyordu Abbas ‘Müslüman Maskeli Balo’ şiirinde; “Beş duyu organının beşi de işkembeye merbut / Magazin oltasını yut, maç sonuçlarından fal tut.” Bir başlık da sona atalım: MÜSLÜMAN MASKELİ KAPİTALİ

Kapitalizm tüketemeyen müşterilerinin tek tek veya toplu intiharından sorumlu değildir cümlesini rahatsız olmaz meyanında da okuyabilirsiniz.
 
Ayağının kırıldığını bile sıcakken anlamayan halkımızın geçici kederi dağıldıktan sonra konuyu ele almaya ancak cesaret ettik. Zira son nefesinde bile kapitalizmden ürün satın alınan dramatik bir bağlılık / bağımlılık ilişkisi mevzubahistir.
 
Uzmanların sürekli su tüketinönerisinin su kısmı hariç bitimsiz satın almalarla hayatımızı tüketirken mutluyum, mutlusun, mutlularfiil çekimlerinde yaşadığımızı sanıyoruz. Bu alış-verişin veriş kısmında yetersiz kaldığımız anda hikâyemiz hakikî acıların yağmurunda ıslanıyor.
 
Kapalıçarşı’da esnaflık yapan birinin kendine ve ailesineözel’ olduğunu hissettiren imkânlar imkânsız olunca yaşamaya da gerek yokdedirten bir tuhaf algıdır bu Kapitalizm. Arası, ortası yoktur; ihtiyaçları asgarîye indirerek yeni baştan bir hayat kurgulamakveya köye dönmek, şansını başka bir ortamda ya da şekilde denemek gibi seçeneklere yer yoktur kitabında.
 
Ailenin gerçek reisleri olan kadın ve çocukların doğal ve ötesi ihtiyaçları karşılandığında ‘aşkııım’, ‘hayaatım’, ‘canısı’ replikleri; karşılan(a)madığında “Sen ne biçim adamsın”, “Bana ne; nerden bulursan bul”, “Sen de erkek misin” edebiyatı. Ya sonra?


 
Hak ve hukuk olarak eş fakat fizik olarak farklıkadın ile erkeğin bu gösterişçi, konu-komşuya rezil olmamak’çı vesatın almasız çıkışı olmayan müşteri dünyasında işler yürümediğinde – ki zaten sürdürülebilir değildir – fıtrat konuşmaya başlar. Sonra da kadına ve çocuğa yönelik şiddet, cinayetler ve intiharlar...
 
Biz, biz, biz; Kapitalizmin askerleriyiz. 5 kişinin kazanacağı, 95 kişinin kaybedeceği anapara / sermaye yarışında sürgit kaybedeceğimiz maçlara asılıyoruz. Asıl maçı bizi madde (meta) bağımlısıyapan büyük şirketlerle değil en yakınımızda ve hâli-vakti en bize benzeyenleyapıyoruz. Biz imkânsız sonuçlar için yaratılmışızzannındayız.
 
Kapitalizm görece eşitlikçidir; örneğin parti ve cinsiyet ayrımı yoktur. Milliyetçisi - Müslümanı, Atatürkçüsü - Liberali, köylüsü - kentlisi, kadını - erkeği aynı ve tek bir safta sıralanmaktadır: Müşteri. AVM’lere baktığınızda cemaat sevabının ne olduğunu anlamakta gecikmezsiniz.
 
Karıncaların iş yapma alışkanlığı misal alışveriş alışkanlığını ibadete çevirenhatta bunun abdesti olarak öncesinde otoparkları kilitleyen bir kitlesel ritüel. Kasadaki ödeme ânını cezbe hâli olarak gören ve gösteren bir âyin. Muhafazakâr yada mütedeyyin diye teşmil olunan kitlenin kalabalıkların dinine dalarak bonus sevap biriktirmeve bu dünyalarını kurtarma hakları yok mudur?
 
Yâsin 65e (“İşte o gün ağızlarını mühürleriz; bizimle elleri konuşur, ayakları da yaptıklarına şâhitlik eder.”) rağmen imamların cenaze başında verdiği talkın / telkin“Rabbim Allah, Dînim İslam, Peygamberim Hz. Muhammed (S.A.V.)” üçlemesi üstünedir.
 
Oysa kahir ekseriyetin Rabbi para-pul, dini Kapital-iyet, peygamberide Marka Hazretleridir. Hani şu kişilik ve karakterimizdeki eksikliği yamadığımız markalar. Dahası düzenimiz:Zenginite, imanımız: Kenz ve servet, kitabımız: Kartlar, mezhebimiz: Riya ve gösteriş, tarikatımız: İşkembevîlik.
 
Ne diyordu AbbasMüslüman Maskeli Baloşiirinde; Beş duyu organının beşi de işkembeye merbut / Magazin oltasını yut, maç sonuçlarından fal tut.Bir başlık da sona atalım: MÜSLÜMAN MASKELİ KAPİTALİZM.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.