Azm-i Milli Türk Anonim Şirketi

Milli Mücadelede Aksaray zenginleri birleşiyor, devletin de destek ve ortaklığını sağlayarak karma ekonomi modelli: “Aksaray AZM-İ MİLLİ Türk Anonim Şirketi” adıyla bir şirket kuruyor.

Ermeni zulümlerini yaşadığımız yerler ile Kurtuluş Savaşımız öncesinde verdiğimiz çete savaşlarımızın merkezlerini görmek için Aksaray’dan başlayarak Sivas, Erzurum, Kars, Iğdır, Van, Diyarbakır, Kahramanmaraş, Gaziantep gibi illerimizi gezdim. Daha ilk gün Aksaray’da, hiç duymadığım bilgilerle karşılaştım. Birazını özetleyeyim.
 
Aksaray AZM-İ MİLLİ T.A.Ş.:
 
Osmanlı devleti son yüz yılında gerilemiştir. Avrupa’da olan endüstri ve sanayi Osmanlı’da yoktur. Sanayi ve ticaret içimizdeki yabancıların elindedir. Yurdumuz işgal edilmiştir. Cephelerde ölen, Sabanla ürettiği buğdayın onda birini vergi olarak Saray’a veren Türklerdir.
 
Mustafa Kemal Atatürk “Milli egemenlik, milli iktisat, milli irâde,  Türk milleti” gibi sloganlarla yola çıkar. Bu sloganlar tutmuş, hızla yayılmaya başlamıştır. Tüm yurtseverler harekete geçer. Millilik gayr i milliliği yenecektir.
 
Türkiye’nin iç kesiminde bulunmasına, işgalleri yaşamamış olmasına karşın Atatürk’ün bu sloganları Aksaraylılarca da benimsenir; yöneticiler ve halk, “AZM-İ MİLLİ” terimini bulurlar, kullanmaya başlarlar. Azm/azim; iş, görev, karar, duruş, istek, irade demektir. Azm-i milli: Milli iş, milli görev, milli karar, milli irade demek oluyor.
 
Aksaray’daki öğretmenler, öğrencilerinden başka, halka Azm-i Milli’nin önemini anlatırlar. Savaş ve kargaşa zamanlarında İstanbul, İzmir gibi illerde yaşayan ve devletimize ihanet eden bazı azınlık mensupları Aksaray gibi illerdeki Türk ailelerin yanlarında zorunlu iskâna tabi tutulurlar. Halk bunları kontrol altına alır. Bu uygulama ile Aksaraylılar da milli mücadeleye böyle katılır.
 

 
Karma Ekonomi/Ekonomide Devlet-Millet Ortaklığı:
 
Geçmişin bize öğrettiğine bir ulusun hayatında yönetim, eğitim-öğretim, kültür, güvenlik ve ekonomi milli değilse o ulus sıkıntılar yaşar.
 
Devlet ve ulusların geçmişten günümüze kadarki yapılarını öğrendiğimizde görürüz ki, uluslar için en iyi ekonomik model karma ekonomidir. Çünkü kapitalist ekonomi doymak bilmez, emeği sömürür, maddeyi kutsallaştırır, üreticiyi ezer, düşünmeyi baskılar, girişimciliği önler, statükocudur vs. Devlet-millet birliğiyle oluşan karma ekonomik modelde bu sakıncalar yoktur. Mustafa Kemal Atatürk bunu bildiği için ekonomimizi karma ekonomik model üzerine kurmuştur. Ayrıca Atatürk ekonominin öneminin önemini çok iyi bildiğinden daha Lozan Antlaşması imzalanmadan, 17 Şubat-04 Mart 1923 tarihleri arasında İzmir’de “İktisat Kongresi” düzenletmiş, kongreye her kesimden insanı çağırtarak “İktisat Devleti”nin gereğinden söz etmiştir.
 
Böyle bir dönemde Aksaray halkı şu iki adımı atıyor: 1- “Azm-i Milli Cemiyeti” adıyla bir cemiyet kuruyor, bu cemiyet aracılığıyla İstiklal Savaşımızı destekliyor. 2- Zenginleriyle birleşiyor, devletin de destek ve ortaklığını sağlayarak karma ekonomi modelli: “Aksaray AZM-İ MİLLİ Türk Anonim Şirketi” adıyla bir şirket kuruyor.
 
Azm i Milli 1924’te, 250.000 liralık sermaye ile kurulur. Ortakları T.M.O., Ziraat Bankası, Aksaray Belediyesi, Sümerbank ve Halk. Şirket önceleri zarar eder ama sonra kara geçer. Azm-i Milli 1926’da elektrik santralı açar, komşu illere elektrik verir. Su değirmenleri ve arkasından elektrikle çalışan Un Fabrikası açar. (13 Aralık 1926) Bu un fabrikasının başlangıçta günlük ürettiği un 30 tondur. Bu rakam daha sonra artar. Azm-i Milli fakir buğday üreticileri için bir can simidi olur; fakir köylülerin elindeki buğdayı değeri fiyattan alır, köylüleri buğday tüccarlarının elinden kurtarır. Şirket Diyarbakır’dan Hatay’a, İzmir’den İstanbul’a kadar un gönderir; askerimizin, sosyal kurumlarımızın un ihtiyacını karşılar. Azm-i Milli nakil ihtiyaçlarını görmek için kamyon işletmeciliği bile yapar, buz üretir, soğuk hava depoları yaptırır.
 
O yıllarda Azm-i Milli’nin başında çokça, ilk iki dönem milletvekilliği de yapan Vehbi Çorakçı vardır. Kurtuluş Savaşımız sürerken Atatürk gerilerdeki cephane ve gıdayı Batı Cephesi’ne taşıyacak vasıtayı bulmakta zorlanır, zengin birisi olan Vehbi Çorakçı’ya, harp araç ve gereçlerinin develeriyle taşınması için mektup yazar, Çorakçı bu isteği yerine getirir, hatta develerini bağışlar.
 
Vehbi Çorakçı’nın sonraları, “para desteği” vererek İzmir Suikastı’nda adı geçer, idama mahkum edilir. Atatürk, Kurtuluş Savaşı’ndaki desteğini unutmadığı için Çorakçı’nın idam kararını hapse çevirir, Milli Mücadele’ye destek verdikleri için hasımlarını bile bağışlar.
 
Aksaray Belediyesi ve Aksaray İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nde Aksaray’ın geçmişi ile ilgili bir şeyler öğrenmek/edinmek için uğraşırken, “Azm-i Milli’yi muhakkak görün” dediler. Azm-i Milli’ye (eski Un Fabrikası) gittiğimde görevliler bana, un fabrikası müze hakkında bilgi verdiler. Baktım orada AZM-İ MİLLİ adında büyük boy bir kitap var, Yüksek Lisans Tezi olarak hazırlanıp basılmış (Aksaray Belediyesi Yy, 2014 Ankara). Yazarı Mustafa Fırat Gül. Cep telefonuyla kendisini buldum, kitabını edinmek istediğini söyledim. Yüz yüze görüşemedik, bir başkası aracılığıyla kitabını lütfettiler. Burada verdiğim bilgiler o kitaptan alınmıştır.
 
Sonuç olarak:
 
* Kurtuluş Savaşımız milli duygularla, herkesin katılımıyla kazanılmıştır.
* T.C. ekonomik sorunlarını karma ekonomi politikasıyla çözmüştür.
* Dün üreticiyi tefecinin elinden kurtaran, kalkınmamızı sağlayan T.M.O., Sümerbank gibi milli kuruluşlarımız bugün zenginlere peşkeş çekilmiş,  halkımız ezdirilmektedir.
* Bugün, yılların birikimi olan Tank-Palet Fabrikası gibi milli sanayimiz tüccar kafasıyla yabancılara satılmakta, geleceğimize ipotek koymaktadır.
* Bugün Atatürk’ün: “Devlet ve özel teşebbüsün birbirine karşı değil, birbirinin tamamlayıcısı”, “Türkiye Cumhuriyetini idare edenlerin, demokrasi esaslarından ayrılmamakla beraber Devletçilik prensibine uygun yürümeleri, içinde bulunduğumuz durumlara, şartlara ve zorluklara uygun olur”[1] yol göstericiliği bilerek terkedilmiştir.  
 

[1] Komisyon, Atatürkçülük (Üçüncü Kitap) s. 47. Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı Yy. İstanbul 1984.
 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.