Bugünden Sonra MHP (1)

Bahçeli siyasi hayatında: Başbakan olma, MHP’den Meclis Başkanı (bir dönem hariç) ve Cumhurbaşkanı önerilerini hep reddetti, partisinden Cumhurbaşkanı seçilme şansı olanları dışladı.

MHP’nin başında 21 yıldır Devlet Bahçeli var. Bahçeli 2002’de tek başına aldığı bir kararla içinde bulunduğu koalisyon hükümetini bozdu, bu yüzünden 2002 seçimlerinde MHP’yi meclis dışında bıraktı, Recep Erdoğan’ın önünü açtı.
 
AKP 7 Haziran 2015 seçimlerinde tek başına iktidar olamamıştı. Bahçeli erken seçim istedi. 1 Kasım 2015 erken seçimlerinde AKP tek başına iktidar oldu.
 
Bahçeli Cumhurbaşkanlığı sistemine geçişi sağlayacak meclis çalışmaları ve halkoylamasında (16 Nisan 2017), 24 Haziran 2018’de yapılan yeni Cumhurbaşkanı seçiminde de Erdoğan’a destek verdi, Erdoğan’ın seçilmesini sağladı.
 
Bahçeli 24 Haziran milletvekili seçimleri öncesinde Erdoğan’a: “Seçimlere birlikte gidelim, birlikteliğin adı “Cumhur ittifakı” olsun” önerisini götürdü, Erdoğan bu öneriyi kabul etti, MHP- AKP ittifakı MHP’yi barajın altında kalmaktan, AKP’yi olası bir çöküşten kurtardı.
 
Bahçeli siyasi hayatında: Başbakan olma, MHP’den Meclis Başkanı (bir dönem hariç) ve Cumhurbaşkanı önerilerini hep reddetti, partisinden Cumhurbaşkanı seçilme şansı olanları dışladı, “başbakanlık ve Meclis Başkanlığı bize uygun düşmez, falan parti aday çıkarsın onu destekleyelim” gibi açıklamalarla söz sahibi olmaktan, görev üstlenmekten hep kaçındı, sürekli AKP’yi ve Recep Erdoğan’ı öne çıkardı, AKP ve Erdoğan’ın Türkiye’yi yönetmesini istedi.
 

 
MHP-AKP-ERDOĞAN      
 
MHP Türk milliyetçiliği tezi üzerine kurulmuş bir partidir. Milliyetçilik; düşünce, kültür, dil, tarih gibi hayatın her alanında var olan bir değerler bütünüdür. Milliyetçilikte tembellik, bencillik, bağımlılık, güdümlülük, yamanma gibi kötü huylar yoktur; çalışkanlık, paylaşımcılık, bağımsızlık, öncülük, güdümsüzlük, özgüven gibi huylar ardır. Bunlara baktığımızda, Bahçeli ve çevresindekilerde ciddi bir milliyetçilik sorununun olduğu söylenebilir. Bu söylediklerimizi Bahçeli ve MHP’ye bakarak doğrulamaya çalışalım.  
 
Bahçeli ve çevresindekiler önümüze Türk milliyetçiliği tezini koymuyor veya koyamıyorlar. Bahçeli ve çevresi Türk düşünce kültürünün karşı karşıya geldiği problemleri çözmede yetersizler. Dört yanımıza bakınca, Türkiye’de bir düşünce kıtlığı veya kirliliğinin olduğunu görüyoruz. Her geçen gün kirlenen bir düşünce ve kültür baskısının altına giriyoruz. Bunun sorumlusu MHP yönetimi olsa gerek. Çünkü MHP 20 yıldır aynı şeyleri söylüyor, Türk milletine kalıplaşmış dört siyasi sloganın dışında bir şey veremiyor, sağlıklı bir düşünce ve kültür aşılayamıyor. Büyük bir çoğunluğun kendisini Türk saydığı Türkiye’de MHP azınlık ırkçısı bir partinin aldığı oydan daha az oy alıyorsa, siyaseten sorumluları Bahçeli ve çevresindekilerdir, MHP’yi terk etmeliler.
 
Parti demek sadece oy demek değildir. MHP gibi “milliyet” tezi üzerine kurulan bir partinin milletleşmeyi coşturucu, milli kültürü yükseltici bir görevi olmalıdır. İş yerlerimizin, cadde ve sokaklarımızın adlarına, konuşma dilimizdeki sözcüklere bakın; günden güne yabancılaşıyor, düşünce ufkumuz daralıyor. Bahçeli’ler bundan hiç rahatsız değil gibiler, susuyorlar. Diyebilirler ki: “Biz iktidar değiliz, iktidar AKP.İyi de, her fırsatta AKP’ye destek verirken düşünce ve kültürümüzün millileşmesi, çevremizin Türkçeleşmesi için AKP’den bir istek yahut şartınız bari olamaz mı?Bizzat kendiniz düşünce, kültür ve dilde milliliğin önem ve gereğine dikkatleri çekemez misiniz? Sizde bu bile yok. Acıdır ki Bahçeli ve çevresi bu alanda birikimi olan Ümit Özdağ gibilerini MHP’den uzaklaştırdı, MHP’nin kapılarını nitelikli milliyetçilere kapadı.
 
Bahçeli ve ekibi Türkçemizin yaşatılması ve güçlendirilmesi noktasında duyarsızlar ve Türk milliyetçilerine iyi örnek değiller. Küçük bir örnek vereyim; Bahçeli Erdoğan’a kader ortaklığı önerisinde bulunurken: “İttifakın adı cumhûr ittifakı olabilir” dedi, böyle oldu. Bu önerideki cumhur sözcüğü Türkçe değil, Arapçadır. Cumhur’un anlamını bilenler var ama bilmeyenler çoğunlukta. Bilenlerin kafası bile cumhur sözcüğü ile berraklaşmaz. İttifak sözcüğü de öyle. Oysa, Türkçemizde cumhur ve ittifak sözcüklerinin karşılıkları vardır. Milliyetçilik ana dille başlar ve gelişir. Anadilin ihmal edildiği yahut kirletildiği yerde sağlıklı milliyetçilik yapılmaz. Öyleyse, Bahçeli ve yakınları milli dilimizi Arap-Acem dillerinden geçme sözcüklerle niye kirletiyorlar? Türk milliyetçilerinin dilden siyasete kadar her alanda sağlam bir milliyetçilik yapabilmeleri için Mustafa Kemal Atatürk, Ziya Gökalp, Mehmet Emin Yurdakul gibilerini örnek almalılar.
 
 
Arkası var
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
ali4 ay önce
yusuf abi sen bari yapma yahu... birakin artik su bahceli düsmanligini...