Cumhuriyet Milli Birlikle Kurtulur

“Birileri kapıları açsın, biz o kapılardan çıkalım” demeyeceğiz; çıkışın kapılarını birlikte açacağız. Bizim de emeğimiz olacak, biz de risk alacağız.

Büyük acı ve kayıplarla kurduğumuz T.C. bugün fiilen değilse bile; politikacı, sözde bilim adamı, sözde din adamı, sözde gazeteci gibi kesimlerin aymazlık ve sapıklıklarıyla kültürel olarak işgal altında. Yerli işgalliler yabancı düşmanlarımızla ağız ve fikir birliği etmişler; devletimizi yıkmak, milli kimlik ve birliğimizi yok etmek için çırpınıyorlar.
 
Din, milli irade, demokrasi” gibi kavramları soysuzlaştırarak iktidara gelenlerin yaptıkları iş; tek adam diktatörlüğünü yerleştirmek, milli değerleri çiğnemek, kamuyu bir ORTADOĞU meydanına dönüştürmek, TBMM’ni bir supyan mektebine dönüştürmektir. Ayrıntıya girdiğimizde, Türkiye’nin göründüğünden çok daha ağır yatalak bir hasta olduğuna hükmederiz.


 
Bugüne kadar, yıkıcılar karşısında mücadele eden kesimlerin ayrı, birbirlerini eleştiren, birbirlerine kapalı duruşları canımızı sıkıyor, endişemizi artırıyordu. Bunu fırsata dönüştüren yıkıcılar, milli ve çağdaş kesimleri durmaksızın eziyor, canımızı daha çok acıtıyorlardı.
 
Yerli (gerçekten milli, Atatürkçü, çağdaş, laik, samimi mütedeyyin) kesimler gittiğimiz tehlikeli yolun sonunu görmeye başladılar. CHP genel başkanı Kemal Kılıçtaroğlu 15 CHP milletvekilini İyi Partiye aktararak yıkımın önüne bir set çekti. Kendisinin bu adımı demokrasi, TBMM, birlik ve Cumhuriyet’imiz adına sevindiricidir, takdire şayandır.
 
Umarız bu tür adımların arkası gelir, daha büyük umutlarla önümüzdeki seçimlere gideriz. Kim ne derse desin, bugün Kılıçtaroğlu siyasi hayatının en doğru ve en akıllı adımını attı. Bu noktada bize düşen görev yeni adımların atılmasını istemektir; eften püften laflarla Cumhuriyet yıkıcılarını rahatlatmak değildir.
 
Cumhuriyet’imizin kurucusu Atatürk, MİLLİ GÜÇLERİN GÜÇ BİRLİĞİ ETMESİYLE BAŞARIYA ULAŞTIĞIMIZI açıklar. Bu doğru ilke bugün de geçerlidir. Kılıçtaroğlu ve CHP’den ayrılarak İyi Partiye geçen milletvekillerine bu özverilerinden dolayı teşekkür ediyoruz.
 
1920’de milli irademizle açılan TBMM, 2018’de milli iradenin değil, hilafet özlemcilerinin, hasta ruhların meclisi olmak üzere. Bu tehlikeden kurtulmak için önümüze bir kapı açıldı. Bu tek kapı hepimize yetmez; ikinci, üçüncü kapıların da açılması gerekiyor. O kapıların da açılmasını bekliyoruz. Daha önemlisi, “birileri kapıları açsın, biz o kapılardan çıkalım” demeyeceğiz; çıkışın kapılarını birlikte açacağız. Bizim de emeğimiz olacak, biz de risk alacağız.
 
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.