Devlet Bahçeli Milliyetçiliği

Türkiye’nin bugünkü siyasi milliyetçileri siyasal İslamcı ve Batı projeli siyasi bir yapının kontrolü altındadır. Türk milliyetçiliği kontrol ve baskı altında yaşayamaz. DB’nin mahkûm ettiği Türk mill

Başlığı okuyunca, “Devlet Bahçeli Milliyetçiliği diye bir milliyetçilik olmaz. Türkiye’de Türk milliyetçiliği olur” diyeceğinizi sanıyorum. Ne var ki, Türk milliyetçiliği adına yıllardır politika yapan Devlet Bahçeli (DB) ve çevresi Türk milliyetçiliği yerine DB milliyetçiliği yapıyor.
 
 
Milliyetçilik Nedir?   
 
En yalın anlatımı ile milliyetçilik, mesela Türk milliyetçiliği; Türkiye’de yaşayan birisinin kendini Türk milletinden sayması, Türk milletini sevmesi, Türk milletinin yaşaması ve güçlenmesi için madden-manen uğraşmasıdır. Böylesi kişi Türk milliyetçisidir.
 
 
Türk Milliyetçiliğinin gerekleri:   
 
Türk milliyetçiliği, T.C.’nin bağımsızlığı için özverilerde bulunmayı, Türkçeye bağlı kalmayı, hoş görülü ve birleştirici olmayı, “ben Türk’üm” diyenleri kucaklamayı, engin gönüllü, bilgili, çalışkan ve tutarlı olmayı, üretmeyi, çağın bilgi ve teknolojisini yakalamayı, güdümlü olmamayı, milliyet düşmanlarına karşı bilinçli, sömürgecilerin oyununa gelmemeyi gerektirir.
 
Bu ölçüleri benim değil. Bunlar milliyetçiliğin tarihi, sosyal, kültürel ve bilimsel ölçüleridir. Bunlara uyan milliyetçi, uymayan değildir. Bunlara uymadığı halde, “milliyetçiyimdiyenler milliyetçi olamazlar, duygu sömürüsü yaparlar. Çünkü Türk milliyetçiliği bir kuru gürültü, bir çoban ıslığı değildir.  Ayrıca Türk milliyetçiliği hiçbir kişi ve zümrenin tekelinde değildir.
 
 

Devlet Bahçeli Milliyetçiliği:
 
DB’yi Türk milliyetçili açısından değerlendirelim. DB: “Ben Türk milliyetçiyim. Türk milletini ve T.C.’ini seviyorum” diyorsa ki, bunu söylüyor, kendisine: “Sen böyle değilsin” diyemeyiz ama, “senin bir çok söz ve tutumun Türk milliyetçiliği ile uyuşmuyor” diyebiliriz. Bakın:
 
DB’nin konuşma ve yazılarında kullandığı sözcükler Arapça ve Türkçe sözcüklerle yüklüdür. DB bilinçli ve idealist bir Türk milliyetçisi olsaydı dilimizi bu kadar kirletmezdi.
 
Türk milliyetçiliği bir davadır. Bu davanın öncüleri, bu davaya gönül verenleri kucaklamalılar. Türk milliyetçisi bir lider hoşgörülü, çekici ve birleştirici olmalıdır. DB bunları yapmıyor; kendine itaat etmeyenleri aşağılıyor, iteliyor, bu davaya hizmet etmiş, bu yolda acılar çekmiş kişileri kapı dışarı ediyor, sadece “ben” diyor.
 
Türk milliyetçiliği çalışkan ve üretici olmayı gerektirir. DB tembel; sürekli parti merkezinde oturur.Oysa bir milliyetçinin durmaksızın Türkiye’yi, gezmesi, davasını anlatması gerekir. Türk milliyetçilerinin başı olan birisinin komşu ve uzak ülkelerdeki Türklerin durumlarını öğrenmek, sıkıntılarına çare aramak, dünyadaki Türklerin haklarını savunmak için sıklıkla yurt dışı gezileri yapmak gibi görevleri var ama DB bunu da yapmıyor, ömrünü parti genel merkezinde geçiriyor.
 
DB koltuğuna çakılıp kalmış oturuyor. Senin koltuğunu kapacaklar mı; çık, Türkiye’de ve dünyada neler olup bitiyor gör, dinle, anla, Yusuf Akçura Ziya Gökalp ve Mustafa Kemal’leri örnek al. Sende bir heyecan, sorunlarımızı çözecek bilgi ve deneyim yoksa bırak git; o koltuğa o koltuğun hakkını verecek birisi gelsin. Sen bulunmaz Hint kumaşı değilsin.
 
 
Devlet Bahçeli’nin Savruluşu:
 
DB’nin Türk milliyetçiliği, Türkiye ve dünyaya karşı tutumu böyle olunca ister istemez ikiye bir savruluyor, dünya emperyalizminin içerideki ve dışarıdaki millet-devlet düşmanlarının oyununa geliyor, bilmeyerek de olsa başkalarının işine yarıyor, birilerine manivela demiri oluyor. Bir dış, bir de iç siyasetten olmak üzere, detaysız iki örnekle bu iddiama açıklık getireyim.
 
ABD, BOP’u gerçekleştirmek için Irak, Libya, Mısır, Suriye gibi ülkeleri yıktı, kan akıttı. ABD, son örneğimiz Suriye’de emeline ulaşabilmek için, “bölünmüş ve Beşar Esatsız bir Suriye” için uğraşırken, DB Suriye ve Beşar Esat’ın yanında olacağı yerde, Esat’ın karşısında, Recep Tayip Erdoğan’ın (RTE) safında yer aldı. Bundan daha büyük bir öngörüsüzlük ve düşüncesizlik olmaz.
 
RTE yönetimindeki AKP, 16 yıldır Türkiye’yi yönetiyor. Bu süreçte RTE ve yakın çevresi Türk milliyetçiliğini çiğnedi, milli kültürümüzü yozlaştırdı, milli ekonomimizi eritti.Önceleri RTE ve AKP’ye karşı olan DB şimdi, Milliyet düşmanı RTE ve ekibini ayakta tutuyor. Açıklama ve uygulamalarına bakarsanız DB şu yıllarda RTE’nin koltuğuna sokulmuş, Türk milliyetçilerini ve Türk milliyetçiliğini kafesteki kekliğe çevirmiştir. RTE ve yakınları DB ve MHP’yi sanki kafese koymuş, Bahçeli ve milliyetçileri öttürerek/konuşturarak kafes avcılığı yapıyor.
 
Hiç kuşkumuz olmasın ki, yüzyılımızın ve hatta geçmiş birçok yüzyılların en büyük Türk milliyetçisi Atatürk’tür. Dikkat ederseniz DB ve etrafındakilerin Atatürk diye bir sevdaları yok.
 
 
Devlet Bahçeli’nin Milliyetçileri:
 
RTE başkanlığındaki ekip parlamenter sistemi tasfiye etmeye kalkışınca DB kontrolündeki “milliyetçiler ekibi” DB hatırına tasfiyecilere destek verdi.
 
DB milliyetçileribu kadar boş, bu kadar bilinçsiz, bu kadar birikimsiz olmamalıydı. Bugünü anlayamayanlar, yarını göremeyenler köle ruhlu, kamış kafalı olurlar.
 
DB kontrollü MHP milletvekilleri ve MHP’liler, “DB istiyor” diyerek milliyet düşmanlarına oy verirken vicdanları sızlamayacak mı, böyleleri yarın evlatlarının yüzüne nasıl bakacaklar?  
 
 
Sonuç:
 
1-Türkiye’nin bugünkü siyasi milliyetçileri siyasal İslamcı ve Batı projeli siyasi bir yapının kontrolü altındadır. Türk milliyetçiliği kontrol ve baskı altında yaşayamaz.
 
2-DB’nin mahkûm ettiği Türk milliyetçiliği mahkûmiyetten kurtarmak bu davaya yıllarını vermiş insanlar ile bütün Türk milletine düşmektedir.
 
3-DB ve çevresindeki bir avuç el-ayak öpücüleri Türk milliyetçiliğini kısırlaştırmaktalar. Bunlar milliyetçiliğin damarlarını kurutuyorlar, soysuzluğun önünü açıyorlar.
 
4-Esasen Türk milliyetçiliği temiz bir kaynak suyu, damarlarda akan temiz bir kan gibidir. DB ve etrafındakiler bu berrak suya çör-çöp, bu kana mikrop karıştırmaktalar.
 
5-DB rakiplerini (Türk milletinin en az yarısını, millet ittifakını): “PKK yanlıları, zilletler” diyerek içimize nifak sokuyor. Oyuna gelmemek, birliğimizi korumak hepimiz için milli görevdir.
 
6-Türk milliyetçileri 31 Mart 2019 günü akıl ve özgür iradeleriyle karar vermeliler, tezgah ve Pazar malı olmadıklarını göstermeliler. 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.