Diyanet’in Hicaz’daki Hocaları –III-

Anlaşılan, “Kıyamet hacı ile hocadan kopacak” sözü doğru. Böylesi hocaların yaptıklarını Ortaçağ’ın Papa ve Papazları çok yapmıştı. Bugün Hıristiyan dünyasında böylesi hocalar kadar soysu bir papa/pap

14 Ocak 2020 günü sabah saat 10’da “Üstat…”ın otelimizin mescidinde  konuşma yapacağı duyuruldu. 10.00’da mescide girdim. Üstat … aslen Hataylı, 40-50 yıldır S. Arabistan’da yaşayan birisi imiş. Konuşmasına başladı. “Bu konuşmamda size 7 Hadis i şerif açıklayacağım. Bunları öğrenip uygulayan cennete” gibi sözlerle kadın-erkek herkesi heyecanlandırdı. Konuşmasından sonra da 7 hadisin metin ve açıklamalarını içeren 4 sayfalık çalışmasını dağıttı. Özellikle kadınlar, dağıtılan metni almak için birbirlerine girdiler.
 
Bu vaazın sonunda iki husus dikkatimi çekti.
 
  1. Çalışma metninin hazırlanışı. Yazılarda dilbilgisi ve imla kuralları yok, bildiklerimizi bile bozuyor. Orada, okul çağını geride bırakmış bir cemaate Türk dile ve edebiyatını öğretecek değiliz ama dilimizi bozacak bir yazıyı da insanlarımıza vermemek gerekiyor. Nerede ve hangi durumda olursak olalım; kişi ve T.C.’nin bir kurumu (Diyanet) olarak dilimizi bozmayalım.
  2. Dinimizi öğrenirken yaptığımız sıralama hatası. Bunu kısaca açıklayayım. İslam dininin kitabı Kuran-ı Kerim, Peygamberi Hz. Muhammed’dir. Kuran doğrudan Allah kelamıdır. Kuran’da eksiklik olmaz. Hadisler Peygamber sözüdür. Allah ve Hz. Muhammed dinimizi öğrenirken önce Kuran’a, sonra hadislere başvurmamızı ister. “Hadis öğrenmeyelim, hadislerden yararlanmayalım” demiyorum; önce Allah’ın söylediklerine, sonra Peygamber’in söylediklerine bakalım diyorum. Bir vaazda 7 tane hadis oku, bir tek olsun ayet okuma. Hadislere değer verirken Kuran’dan hiç söz etme, Kuran’ı arkana at, olacak şey değil. Bu yanlışlığı sırf Arabistan’daki o hoca yapmıyor, Türkiye’deki hocalar da yapıyor. Vaaz ve hutbeleri dinlerken sayın bakayım, ayetler mi çoğunlukta, hadisler mi? Hadisler!
 
Açık düşünelim, açık konuşalım; günümüzün Diyaneti ve hocaları Allah sözü Kuran’ı ikinci derecede önem taşıyan bir kaynak sayıyorlar. Hocalar bununla da kalmıyorlar; Peygamber’in yanına birde “Evliya u Allah ve Efendi Hazretleri”nden yaptıkları alıntılarla inancımızı kirletiyorlar.    


 
          
Bir Utanmaz Hoca:
 
12 veya 13 Ocak 2020 günü eşim kaldığımız otelin lobisinde servis beklerken, hocalardan birisi lobide cep telefonu ile Türkiye’deki bir tanıdığına şunları söylüyor:
 
“Abi hac kuraları çekildi. Bizim …’nın eski Belediye Başkanına (Konya’nın İlçelerinden birisi) hac çıkmamış. Abi bunların parası var. 7’şer bin dolar versinler, hacca gitsinler. Abi bunları yazın. Paraları var…”
 
Akşam otelimizin odasında bir araya geldiğimizde eşim bana sordu: “Bu mümkün mü” dedi. “Demek mümkün ki konuşmuş” dedim. Türkiye’ye döndükten sonra ziyaretime gelen bir tanıdığıma bunu anlattım. Tanıdığım dedi ki: “Hocam bunlar oluyor. Benim kayınlara da hac çıkmadı. Üzüldüler. Fazla paranız varsa ben sizi gönderirim dedim. İnanmadılar. Yanlarında telefonu açtım. Karşımdaki kişi, pasaportlarıyla birlikte 7.500’er yüz dolar getirsinler, gönderelim dedi. Bunlar Türkiye’de olan şeyler. Sen ne sanıyorsun!..”
 
Şimdi şu 7.000-7.500 dolarlık hac üzerinde biraz düşünelim. Türkiye’de hacca gitme kura ile oluyor. Kurayı kim düzenliyor? Sözde din hizmeti veren Diyanet. Peki, kurada hac çıkmamış ise, 7.000-7.500 dolarla hacca adam göndermek nedir? Tam bir şeytanlıktır, tam bir haksızlıktır,  tam bir haramzadeliktir, tam bir sahtekârlıktır. 7.000-7.500 dolarlık hac pazarlıkları sonuç vermemiş olsa bil, bu konuşmayı yapan hocaların yahut Diyanet görevlilerinin yaptıkları zalimliktir. Hangi vicdan ve imanla terazinin bir tarafına haccı, bir tarafına doları koyuyorsunuz?
 
Geçen yıllarda kendim duymuştum; bir tanıdığım “Özel fiyatlı Kontenjan” ile hacca gidip gelmişti, vicdanım kanamıştı. Benzeri duruma bu yıl tanık olunca iyice öfkelendim. Hak ve adalet diye bağırın, 300-500 bin Müslüman’ı heveslendirip kura kuyruğuna sokun, “Tüm günahlarınız Arafat’ta bağışlanacak. Ananızdan doğduğunuz gibi günahsız olacaksınız” diye Müslümanlara gaz verin ve sonra, imanınızı (güvenirlilik) ve insanlığınızı sıfırlayın. Anlaşılan, “Kıyamet hacı ile hocadan kopacak” sözü doğru. Böylesi hocaların yaptıklarını Ortaçağ’ın Papa ve Papazları çok yapmıştı. Bugün Hıristiyan dünyasında böylesi hocalar kadar soysu bir papa/papaz bulunmaz.
 
 
Burada haklı olarak Karl Marx aklıma geldi. Biz Karl Marx’ı “dinsiz, materyalist” biliriz ama bugünkü Türkiye Müslümanlarının uyanması ve sağmal inek olmaktan kurtulmaları için Marks’ın din hakkındaki düşüncelerini bir kez olsun okumaları gerekir. İşte o zaman alın teri ve el emeklerimizin nasıl çalındığını anlarız.
 
Mekke’de “umre, hac, din hizmetleri” gibi alanlarda emek harcayarak hayatını kazanmaya çalışan bir yurttaşımızla tanıştım. Sohbet ederken dedi ki: “Ah, bu Diyanet var ya. Anlamak mümkün değil. Başka kurumlarda olan haksızlıklar Diyanet’te de var. Geçelim şu Diyanet’i…”
 
 
Devamı var
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.