Ehli Esünnet Bahanesiyle Yeni Dini Düşüncenin Önüne Geçenler, Yeni Partilere Engel Oluyor

Yeni kurulan partiler, Ülkemiz için hayırlı olacağı kanısındayım. Yeni partiler öncelikle, ülkedeki ceberut idare anlayışını ortadan kaldırır. Liderlerin ceberut ve tahakkümle partisine baskı yapmasın

Devlet aklı dışlandı

Ülkemizde ki sorun, iktidara gelenler aldıkları oy oranını hesap ederek devlette ve ülkede her şeyi temelden değiştirmeye kalkışmalarıdır. Ülkenin ve halkın kimyasını bu sakat düşünce bozmaya başladı. Liderler, devleti kontrollerine aldıklarına inandıktan itibaren nerdeyse ülkeye yağan yağmura bile karışıyor. Uyguladıkları ekonomiyle zengini fakir, fakiri zengin yaptılar. Üniversitede şöhret kazanmış ilim adamlarını değersizleştirme, çapsız olanlara paye vermek bu iktidara nasip oldu. Bu da üniversiteye yük yapıyor. Yani Firavun varsa, Karun’da olacaktır. Bu duyguyu Mithat Paşa’da gördük. Devlet-i aliye oluyorsa, Mitat-ı Aliye de olur, demişti.
 

CUMHURİYET VE ATATÜRK

AKP zihniyet yeni oluşmadı. Nasıl bunlar Atatürk demekten kaçındılar, cumhuriyetin kuruluşunda halifelik taraftarları da her şeyi söylüyorlar, ama bir türlü cumhuriyet demiyorlardı. Cumhuriyet taraftarları onları sıkıştırıyor. Onlar cumhuriyet demiyordu. Ne kadar da AKP’lilere benziyor. Atatürk demiyorlar ama onun başarısını söylüyor. Aynen halifelik taraftarlarının taktiği! Tarih ders alınması gerekir ama bu zihniyet ders almıyor. AKP Tayyip beyi, Atatürk’ün önüne geçirmeye çalıştı. Bereket versin, 15 Temmuz felaketiyle geri adım attılar. Aynı oy duygusu Menderes’te de oluştu. Ülkeyi ben baş çavuşla idare ederim sözünü söylemişti. Çünkü ülkenin korumasını Amerika üstlenmişti. Zaten asker ve MİT de Amerika’nın kontrolüne girmişti. Fetullah'tan önce devletin kılcal damarlarına Amerika girmişti. Geçmişten ibret alacaksak, iktidara gelen aldıkları oy oranını bahane ederek, halkın ve milletin kimyasını bozacak kadar davranışlarında ileriye gittiler.

 

YENİ PARTİ

Yeni kurulan partiler, Ülkemiz için hayırlı olacağı kanısındayım. Yeni partiler öncelikle, ülkedeki ceberut idare anlayışını ortadan kaldırır. Liderlerin ceberut ve tahakkümle partisine baskı yapmasına engel olur. İktidarın devletin kadrolarını biat edenlere dağıtması, zenginliği aile ve yandaşa dağıtma sorumsuzluğuna engel olur. Bu iktidar, ülkenin ve milletin sahibi olduğu kanısına iyice inandılar. Benim generalim, benim valim benim diyanetim gibi sözler buna delildir. Belki yeni partiler bu duygudan iktidarı caydırır. Almanya’da Hintler halk desteğini bahane ederek dünya ile milletini ateşe attı. İnsanlığın ilk anayasasını yazan Hammurabi bile "insanlara siz sürüsünüz, ben de size çobanınım" demişti. Hala bu çağda bu anlayışı, yöneticiler halkı sürü gibi görmesi, geçmiş çağlardan tevarüs etmiştir.

Avrupa’da niye iktidarlar muhalefeti bizdeki kadar ötekileştirmez ve düşmanlaştırmıyor. Çünkü o halk buna izin vermez, cezalandırır. Bu duyguya kapılmasına fırsat vermezler. Onları liderleri de yeteri kadar tecrübeli olup bu duyguya kapılmazlar. Tarihten ders alırlar. Doğu insanı yeteri kadar aklını kullanmadığı için geçmişten de ders almadı. Doğu insanı zoru görünce boyun eğmektedir. İnancın ve eğitiminde buna etkisi olmuştur. Çünkü ehlisünnete göre, zalim bile olsa, yönetime itaat etmek zorunlu görülmüştür. Tarihte bazı yöneticiler bunu istismar etmiştir, halkına zulüm etmiştir. Aynı görüşte olan bir partiye insanları yeni partiler mecbur etmez tercihler sunar. Partiler arasındaki rekabeti artırır. Siyasette seviyeyi yükseltir. Siyaseti daha çok çalışmaya itekler. İşini iyi yapmasında etkili olur. Günümüzün lideri, yeni partiler için ümmeti bölmeyin diyor. Ama senin yanlış ve ceberut yönetiminin itidal haline döndürmek, ancak yeni kurulan iktidara talip parti eliyle olacaktır. Oy oranının düşmesi ceberut anlayışını belki vaz geçirecektir.

Tarikatların çokluğu, yeni anlayışın, yeni yorumların oluşmasında, yapılan hayırlarda yarış olur. mezheplerin çok olması âlimler arasında fikir rekabetini ortaya çıkarmıştır. Fikri olanların kendisini ortaya koyabilmesi için ortam hazırlanmalıdır. Düşüncenin önündeki engeller kaldırılmalıdır. Ama dört mezhep hak mezhep kabul edildi böylece yeni dini düşüncenin önüne set çekildi. Bu iktidar yıllar önce Emevilerin yaptığını bu gün siyasi düşünce hatta dini düşünce yönünden de kendisi yapıyor. 18 yıldır yapılan budur. Böylece dinde ve siyasette kısır döngü başlamış oldu. Dinde ve siyasette yeni görüş öne sürenler aforoz edildi, dışlandı. Dışarının ajanını ilan ediliyor.

Önceki tefsirlerde, dünyanın yuvarlak olduğu söyleniyordu. Günümüzde yanlış olduğu ortaya çıktı. Fıkıhta akan su temiz kabul edildi. Ama günümüz her akan suyun temiz olmadığı biliniyor. Toprak temizdir, temizleyicidir anlayışı doğru değildir. Bazı topraklar zehirli elementler taşımaktadır. O toprakla teyemmüm edilirse zehirlenir. Bu iktidar döneminde yüksek fikir sahipleri cezalandırıldı. Üniversiteler liseye seviyesine dönüştü. Öğretim görevlilerinin orta öğretim öğretmeninden fark kalmadı. Çünkü yabancı dil zorunlu olmaktan çıkarıldı. Bir akademisyen yabancı dil bilmeden dışarıda ki bilimi nasıl takip edebilecektir. Doç. ve Prof. Olmak için yabancı dil gereksiz oldu. Siyasetin seviyesinde köy hocalarını anlattığı din seviyesine düşürüldü.
 

REKABET

Ticarette ailesiyle iş yapanlar, ayrıldıktan sonra çok başarılı iş adamı oldukları görüldü. İnsanlar kurumlarda kendileri ifade edemezse, psikolojik sorunları başlar. Toplum için faydalı fikirleri varsa, toplum bundan mahrum kalırlar. Anadolu köylerinde bir kahve bir bakkal vardı. Genellikle sahipleri keyiflerine göre açarlar. Müşteri yeterli hizmeti alamazdı. Günümüzde, herkes müşteriyi nasıl çekerim reklamın peşindeler. Yeterli rekabet olmazsa, toplumlar gelişemez, ihtiyaç sahipleri ucuz ve kaliteli hizmet alamazlar. Türkiye’de Koç ve Sabancı ailesi iktidarların yardımıyla her türlü üretim ellerindeydi. Ülkede üretimin ve gelişmenin engeli oldular. Kolay para kazanmışlardır. Özallar birlikte rekabet ortamının oluşması, kolayca milleti kazıklamayı engel olundu. Onlarda kendilerini geliştirdiler. Suriye’den gelenlerle birlikte emek ucuzladı. Emekte rekabet artı, kaliteyi ve verimlilik oldu. İnsanlar ayakta kalmanın yolunu bulmak için kafa yordular. Hatta rekabet üniversiteler arası ve hocaları arasında da yapılırsa, çok yararlı olur. Bu olmazsa insanlar kendilerini tekrar eder durur.

İnsanlığın yüz akı âlimler, Muhiddin’i Arabi ve İbni Rüşt İspanya Endülüs’te. Farabi ve İbni Sina Afganistan’da yetiştiler. Bu âlimlere din siyasallaşmadan önce oldu. Bazıları bu âlimleri dinin dışına attılar. İmamı azam ve diğer imamlar aykırı görüşleri yüzünden iktidar sahiplerinden zulüm gördüler. Abbasi, Emevi, Selçuklu ve Osmanlılar döneminde ehlisünnet mezhebi kabul edilen mezhep harici görüş sahipleri ehli delalet kabul edildi. Aforoz edildi. Selçuklular, İmamı Gazi eliyle Nizamiye medreseleri açıldı. İnsanlık âlemi için bilim adamları yetişmemiştir. Devlete ancak bürokrasi yetiştirmiştir. Gelelim Osmanlıya, 600 yıl hükümran olmuş devletin, insanlığın yüz akı sayacağı ilim adamları göremiyoruz. Enderun dâhil, medreseler devlete memur yetiştirmiştir. Son yıllarda devlet adam bile bulamamışlardır.

AKP 2010 yılına kadar otoriter olmadı. Güzel hizmetleri oldu. Ne zaman gizli gündemlerini devlete taşıdılar sorunlar başlamış oldu. Devlet aklı yok edildi. Her türlü muhalif iş adamını, öğretmen, asker, sivil bürokrasi ve aydınlar işlerini kaybetti, yerlerinden oldular. Devleti, Avrupa, Amerika, Feto ve liberallerle birlikte ele geçirdiler. Devlete tuzak kurulduğunun farkına varamadı.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.