İmam-Hatip Liseleri ve Said Nursi -I

Din görevlisi imam ihtiyacımızı karşılayacak kadar İmam-Hatip Okulu açalım; buna itiraz yok. Ama fazlasını açmayalım; masraf ve emeğimiz boşa gitmesin.

Digor’da, okul için oldukça büyük olacak bir İmam-Hatip binası gördüm. Küçük bir ilçeye yapılan bu büyük harcama hesapsızlıktır.  Iğdır’daki bir cadde de yan yana dört levha okudum: “Iğdır Kız İmam-Hatip Ortaokulu. Iğdır Erkek İmam-Hatip Ortaokulu. Iğdır Anadolu Erkek İmam-Hatip Lisesi,  Iğdır Kız İmam-Hatip Lisesi.” Iğdır Milli Eğitim Müdürlüğü’nün internet sitesine girip baktım, sadece il merkezinde 11 İmam-Hatip Ortaokulu var. 90 bin nüfuslu Iğdır il merkezinde 5 Meslek, üç İmam-Hatip Lisesi var. Din görevlisi imam ihtiyacımızı karşılayacak kadar İmam-Hatip Okulu açalım; buna itiraz yok. Ama fazlasını açmayalım; masraf ve emeğimiz boşa gitmesin. Iğdır ve tüm Türkiye’de işsizlik var. Meslek liselerimiz az, işsizimiz çok. İşsizliği önleyecek, herkese aş ve iş kazandıracak kadar meslek lisesi açalım.
 
Türkiye hep borçlanıyor, fakirlik ve yoksulluk artıyor. Sürekli cepten yiyoruz. Bugünkü İmam-Hatiplerin binaları ve düşünce yapıları hiç bir şey üretmiyor; İmam-Hatipler tüketici! Bir de, İmam-Hatiplerden çokça tembel, “sadakacı” ve “nutukçu” kuşaklar çıkıyor. Böylesi bir kafa Türkiye’nin kamburudur. Türkiye’de birileri çıkıp: “Herkes zekât ve sadakasını verse yoksulluk kalmaz” diyor; insanları el-avuç açmaya yönlendiriyor. Allah’ın: “İnsan için çalıştığından başkası yoktur” (Kuran, Necm: 39) ayetini, Hz. Muhammed’in: “Veren el alan elden üstündür. İki günü birbirine eşit olan zarardadır” gibi sözlerini düşünürsek, İmam-Hatiplerin faydasızlığına hükmederiz. Tüketiciliğin sonu sefilliktir. Türkiye bu kafayla giderse, insan sürülerinin yayıldığı bir mezra olacak. “Milleti dinle avlama” siyaseti ve “sadaka ekonomisi” dine ve insanlığa aykırıdır.
 
Doğu illerimizde (Batı’da da var) gezerken İmam-Hatip binalarının Kız İmam-Hatip”, “Erkek İmam-Hatipdiye ayrıldıklarını gördüm. Birçok İmam-Hatip yöneticisi kız öğrencilerle erkek öğrencileri birbirinden ayırmışlar. Niçin?Rüşt çağına gelmiş kızlarla oğlanların bir arada bulunmaları dinen caiz değil. Birliktelikte göz zinası vardır. Oğlanlarla kızlarımız ayrı olsunlar,  ahlakları bozulmasın” gibi düşündükleri için.


 
Bu uygulama yasa dışı. Bu düşünce paslı. Bu inanç hurafe. Bu kafa yobaz!Mevzuatımıza göre eğitim-öğretim sistemimiz karma yapılır; kızlarla erkekler aynı okulda ve aynı sınıflarda birlikte okurlar. Karma eğitimin pedagojik, psikolojik ve sosyolojik yönden yararları, kızlarla oğlanları birbirlerinden ayırmanın zararları var. Çağdaş bilim böyle söylemektedir. Ben konunun bu yönüne girmeyeceğim. Milli eğitim mevzuatının çiğnenişini de tartışmayacağım. Sadece karma eğitimin dini yönü hakkında kısaca duracağım.
 
Allah dünyayı, kadınlar-kızlar ortamı”, “erkekler-oğlanlar ortamı diye ayırmamıştır. Aksine Allah, kadınlarla erkeklerin dini, sosyal, kültürel, eğitsel vb bütün alanlarda beraber olmaları noktasında ayetler göndermiştir. Kuran’a göre kadınlarla erkekler birbirlerinin tamamlayıcısı olup; bilgi, düşünce ve işlerini birlikte üretirler. Sosyal hayat bir bütündür ve bu bütünlük içinde kadınlarla erkekler din, ahlak, aile, görgü ve terbiye kurallarını çiğnemedikleri sürece beraber yaşarlar, bunun hiçbir günahı ve hiçbir sakıncası yoktur.
 
Hz. Muhammed, çevresindekilere İslam dinini öğretirken kadın-erkek ayırımı yapmamıştır. Camide namaz kıldırırken, İslamiyet’i öğretirken, toplumun sorunlarını tartışırken: “Kadınlar ayrı, erkekler ayrı oturacaklar, birbirlerine karışmayacaklar” dememiştir. O elçi, kadınlı-erkekli nişan-düğün törenlerini yadırgamamıştır. Tefsir ve sahih hadis kitaplarında bunun örnekleri var. Durum bu iken, günümüzün İmam-Hatip yöneticileri, bazı öğrenci velileri niçin bu ayırıma gidiyorlar, hayatı zora sokuyorlar? Bugünün bazı İmam-Hatip yöneticileri, birçok müftü, vaiz ve imamı, değil bu iki sağlam delile (Kuran, hadis), 300-500 sene öncesinin fıkıh kitaplarına bile saygı göstermiyorlar. Bir örnek vereyim: Eski fıkıh kitapları ergenlik çağına gelmiş bir kadınla bir erkeğin tek başına (dikkat edin tek başına) bir arada olmasının sakıncalı olduğunu, birden çok kadınla birden çok erkeğin bir arada bulunmasında herhangi bir sakıncanın olmadığını yazar. Durum bu iken, bugünkü İmam-Hatip, Diyanet, tarikat-cemaat kesimlerine ne oluyor da 300-500 sene önceki fıkıhçıların bile gerisine gidiyorlar? Dinde olmayan bir durumu dinde varmış gibi dayatmak cahilliktir, cahiliye kültürüdür.

DEVAM EDECEK

 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.