Kadınlar Akşener Demeli

24 Haziran 2018 günü yeni Cumhurbaşkanı ve milletvekillerimizi seçeceğiz. Bu yazımda milletvekilleri seçimine girmeyeceğim; Kadınlarımız Cumhurbaşkanı olarak niçin Meral Akşener demeli? sorusunun gerekçelerini sıralayacağım.  
 
           
Öncelikle söyleyeyim: Sn Meral Akşener’i yüz yüze görmüş, partisinin kuruluş ve örgütlenmesinde bulunmuş birisi değilim. Düşüncelerine katıldığım yönleri yönler olduğu gibi katılmadığım yönler de var. Recep Erdoğan’ın siyasi düşünce ve uygulamalarını hiç onaylamadım, eleştirdim. Diğer Cumhurbaşkanı adaylarına karşı bir ön yargım yok.
 
           
Kadınlar Meral Akşener Demeli düşüncemin nedenleri şöyle:
 
            1-Türklerin geçmişlerinde ve günümüzde hiçbir kadın Devlet Başkanı ve adayı olmadı, seçilmedi. Meral Akşener seçimi kazanırsa bir ilk gerçekleşecek. Bizi şimdiye kadar hep erkekler yönetti. Bir değişiklik bize canlılık getirir. Değişiklik ve canlılık insanî bir ihtiyaçtır.
 
            2-Erkekleri doğurup terbiye eden, adam eden kadınlardır. Kadınlar olmasalardı erkekler olmazdı. Şimdiye kadar dünyayı ve ülkemizi erkekler yönetti. Tüm yöneticileri kadınlar yetiştirirler de, o kadınlar yetiştirdikleri kişileri niye yönetmesinler? Bugün insanlığın algısı “Erkek egemenliği” üzerine kurulmuştur. Bu algı yanlıştır. Bu yanlışı yok etmek için kadınların en üst düzeyde yönetici olmaları, güzel uygulamalarıyla yanlış algıları yıkmaları gerekiyor.
 
            3-Türkler Müslüman olduktan sonra; kadın faktörü ve kadın algısı üzerinden, kadınlar aleyhine (erkekler lehine) bir kanaat/kültür oluşturuldu. Bu kültür İslam’ın orijinal değerlerine terstir. 6. ve 7. yüzyılların Arap/çöl kültürü kadınları çok aşağılıyor, onlara yüz karası yaratıklar olarak bakıyordu. İslamiyet kadınları insan yerine koydu, toplumun kültür ve ahlak yapısını da dikkate alarak, kademeli olarak onlara değer vermeye başlamıştı ki, sonra biz, bir taraftan o eski Arap kültürünün, bir taraftan da taklitçi ve yobaz yapıların etkisinde kaldık. Bu etkilenme bizi 6. ve 7. yüzyılların ilkelliğine döndürdü. Türkiye’de kadın ve kızlarımızın çektikleri sıkıntılar bundandır.
 
            4-Osmanlı devleti döneminde kadınların siyasal, toplumsal, bilimsel, kültürel vb hiçbir alanda hak ve değerleri yoktu. Kadınlar oy kullanamaz, okuyamaz, değer üretemez, söz sahibi olamazlardı. Erkeklerin birden çok kadınla evlenme, eşini istediği zaman boşama hakları vardı. Mustafa Kemal Cumhuriyet devrimleriyle bu yanlışlık ve haksızlıkların hepsini kaldırdı; kadınlarımız erkeklerle eşit haklara (seçme-seçilme, mülk edinme, okuma, tek evlilik/kumadan kurtulma vb) sahip oldular. Dikkat edersek bugün siyasal İslamcı ve Şeyh-Mürşit görünümlü kandırıcılar kadınlarımızı Osmanlı’nın, hatta Ortaçağ’ın o çileli hayatına çekmek için nefes tüketiyorlar, adımlar atıyorlar. Durum bu iken, önümüzde: “BEN CUMHURİYET’İN KADINIYIM” diyen, yobazlığa özenmeyen, kadınların derdinden anlayan hemcinsleri bir Cumhurbaşkanı adayı var. Sadece bu yönü bile kadınlarımızın Akşener’e oy vermesi için yeter.
 
            7-Ben eşi, kendisi ve çevresi AKP’li veya bir başka partili olan kadınlarımıza diyorum ki: Gelin bu Cumhurbaşkanlığı seçiminde Meral Akşener’e oyunuzu verin. Çünkü Akşener’e verdiğiniz oy kendinize verilen oy olacaktır. Sizi sizin cinsiyetinizden olan birisi karşıt cinstekinden daha iyi anlar, daha iyi yönetir, daha iyi korur. Samimi olarak şunu söyleyebilirim: İYİ PARTİ bir erkek Cumhurbaşkanı adayı çıkarsaydı da insanlığın ve kadınlığın değerlerini benimsemiş bayan bir Cumhurbaşkanı bir başka partiden aday olsaydı, oyunuzu ona verin derdim.
 
            8-Bir kadınımızın Türkiye Cumhurbaşkanı olduğunu düşünün. Bu durum kısa zamanda birçok değişikliklere neden olur. Mesela: Kadınlarımızla ilgili sıkıntılar ivedilikle gündeme gelir ve çözüm aranır, Türkiye ve diğer Türk devletlerindeki kadınlarımızın gelecekleri derinlemesine araştırılır. Akşener’i Cumhurbaşkanı seçersek, İslam dünyasında da bir ilk gerçekleşmiş olur. Bizim bu başarımız Müslümanların daha fazla aydınlanmasına, İslam ülkelerinin daha çabuk ilerlemesine neden olur. Bu olay din adına ve kadınlar aleyhine yapılan uyduruk yorumların iflasını da sağlar. El altından şunu yayıyorlar: “Kadınların yönetici olduğu bir ülkede kıyamet kopar..” (Sözde hadis) Pakistan’da Benazir Butto, Türkiye’de Tansu Çiller yönetici olmuşlardı ama kıyamet kopmamıştı. Şimdiki siyasal İslamcılar kimi kadınları Bakan, Milletvekili, Belediye Başkanı yaptılar, kıyamet kopmuyor. Demek bazıları Allah ve Peygamber adına yalan uyduruyor.
 
            9-Kadınlarımızın bilmeleri gereken bir başka husus da, kendilerini dinen yahut hukuken savunuyor gözükenlerin kendilerini aldatmaları, karanlıklara itelemeleridir. Duyuyorum; bazı “dinci” siyasetçiler ve “dindar” erkekler: “Allah çok eşliliğe müsaade ediyor. Suriyeli yahut Türk gariban kadınları himayemize alıyoruz” gibi gerekçelerle, gizli imam nikahlarıyla ahlaksızlık yapıyorlar. Türkiye’de kadınları aldatan ve aşağılayan böylesi durumlar karşısında kadın bir Cumhurbaşkanının daha duyarlı olacağı, kadınlardan yana tutum takınacağı kesindir.
 
            10-Nüfusumuzun yarısı kadın. Kadınlarımızın Akşener’e toptan oy vermeleri Akşener’i Cumhurbaşkanı yapar. Bu bir devrim olur. Kadınlarımızın kafalarındaki partinin Cumhurbaşkanı adayına değil de Meral Akşener’e oy vermeleri günah da olmaz, dinlerine zarar vermez, nikahları bozulmaz, Türkiye’yi uçuruma sürüklemez. Öyleyse kadınlarımız bize kadın bir Cumhurbaşkanı dönemini yaşatsınlar. Bu yürekli adım gönüllerimizin yumuşamasına, birbirimizi daha yakından tanımamıza da sebep olabilir. Biliyorum ki kadınlarımızın çoğu şimdiye kadar eş ve partilerine bağlılık düşüncesiyle oy kullandılar. Bu seçimde, bir kere olsun, kendi irademizle oy kullanalım, benliğimizin seçmeni olalım, eşimizin aklıyla değil, kendi aklımızla hareket edelim.
 
            11-Son 10-15 yıldır Türkiye’deki kadın cinayetleri, kızlara uygulanan cinsel istismarlar, boşanmalar arttı. Kızlarımızı okullardan uzaklaştırma, evlerine hapsetme gibi sinsi bir proje var, uygulanıyor. Üç-beş yaşındaki kız bebelerimiz bile birer öcü veya bohça haline getirildiler, dünya onlara “haram” oldu. Bunları erkek egemen kültür ve hurafeci dincilik yapıyor. Öyleyse biz kadınlarımızın öncülük ettiği erkek egemen diktasını, hurafeci dindarlığı yıkmak zorundayız. Kadınlarımızın tercihi büyük öneme sahiptir. Meral, Hilâl, Fatma ve Ayşeleri söz sahibi yapmanın zamanı geldi, geçiyor bile.       
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.