Kadınlar, Yine Kadınlar

Barış ve sevgi dolu bir dünya istiyorsak yönetimlerin kadınlara devrini düşünmeye başlayalım.

“Kadın olmak zor bir iştir, çünkü erkeklerle uğraşmak zorundadırlar.”
Joseph Conrad
 
 
Bu söz bana çocukluk yıllarımı hatırlattı. İrili ufaklı sekiz kardeştik. Her birimizi doğurup büyüten, okula gönderen, dağa azığımızı katan anamdı. Anam babamla birlikte tarlaya, ekine, bağa, bahçeye gider, akşama kadar babamla çalışır, eve dönerken sırtına biraz ot yahut kırma (odun) yüklenir, eve gelince yemeğimizi pişirir, bulaşıkları yıkar, sonra gece yarılarına kadar yufkamızı yapar, sabah bizden önce kalkar, çorbamızı içirir, babamla birlikte yine yola çıkardı.
 
Anam öldü gitti. Allah anama ve anam gibilerine rahmet etsin. Bugün bakıyorum da Anadolu kadınının kaderi hep aynı, değişmiyor; kocalarının eziyeti, çocuklarının kahrı onları pek güldürmüyor. Kadınlarımızın çilesi yalnız bunlarla kalmıyor, kadınsan: Topluluklarda konuşmayacaksın, sosyal etkinliklere katılmayacaksın, mollaların istediği gibi giyineceksin, istenilen yere oyunu vereceksin, “fazla” siyaset yapmayacaksın…
 
Eğer bu kurallara uymazsan seni kınarlar, boşarlar. Kalıplara sığmazsan, cariye olmazsan, aklını kullanırsan, yeteneklerini öne çıkarırsan “kötü, geçimsiz, kudümsüz kadın” olursun; hakkında çok dedi-kodu üretirler, seni cehennemin en deni çukuruna gönderirler. Şimdi Türkiye’de, bir taraftan sofular bir taraftan hocalar, bir taraftan politikacılar siyaset yapan kadınlarımızı aşağılıyorlar, cambazlık yapıyorlar.  Bunun ne insanlıkta yeri var, ne dindi.
 
Erkekliğin üstünlük, kadınlığın aşağılık sayıldığı bir toplumda, erkeklerin cennetlik, kadınların cehennemlik sayıldığı bir dünyada kadın olmak, erkeklerle uğraşmak çok zor! Allah kadınlarımıza yardım etsin, erkeklerimize düşünce versin. Bunları düşünüp yazarken: Kadınlar yoldan çıksınlar, aile ve toplum düzenimiz bozulsun demiyorum; erkekler kadar kadınlar da insandır, erkeklerle aynı akıl ve becerilere sahipler, kadınlar erkeklerin kölesi değiller, hayat arkadaşıdırlar, kadınsız dünya olmaz diyorum.


 
“Dünyayı kadınlar yönetir olsaydı hiç savaş yaşanmazdı.”
Robin Williams
 
Bir iki ülkenin yöneticisi hariç, bugün dünyayı erkekler yönetiyor. Erkeklerin yönettiği bugünkü dünyada barış yok; savaşlar ve göz yaşları var. Dünyayı bu hale getirenlere bakın, hepsi erkek. Bu dün de böyle olmuştu, evvelki gün de. Dünyanın tümden, bir süre kadınlar tarafından yönetildiğini düşünün. O süreçte bugünkü kadar savaş ve gözyaşı olmaz. Çünkü kadınlar ana. Analar evlatlarını toprağa gömmezler. Yaratan kadınlara şefkat ve sevgi gibi yüce duygular yüklemiş. Barış ve sevgi dolu bir dünya istiyorsak yönetimlerin kadınlara devrini düşünmeye başlayalım. Bu noktada kadınlarımıza da görev düşüyor. Bu görev: Yetiştirdikleri evlatlarının ölmemesi için, kahrı çekilir bir dünyayı kurmak için politikada daha çok söz sahibi olmak için uğraşmak, böylesi kadınlarımıza destek vermek.
 
Çok sıkı çalışırlarsa dünya kadınları diğer görevlerini yaptıkları gibi bu görevi de yaparlar. Yazımızı rahmetli Neşet Ertaş’ın bir sözü ile bitirelim: “Kadın insandır, erkekler insanoğlu.”
 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.