Kışkırtmalara Dikkat

24 Haziran seçimleri yaklaşıyor. Ayrı parti ve düşüncelerdeki insanlar birbirlerine karşı çok mesafeli ve soğuklar. Radikalleşiyoruz, düşünce ayrılıkları derinleşiyor. Herkes kendi parti ve meşrebini doğru sanıyor. Herkes kendisini başkasına kabul ettirmek için uğraşıyor. Karşındakine: “Sen haklısın” dersen iyisin, itirazların olursa “zavallısın, sapıksın.”

Bunun nedeni az düşünmek, tek yanlı beslenmek, ön yargılı olmak, kendi lider yahut putunu çok büyütmek olsa gerek. Oysa, sonradan oluşan hiçbir varlık, hiç b.ir düşünce mutlak ve yüzde yüz doğru değildir. Mutlak olan var edendir, yüzde yüz doğru olan mutlağın evrensel ve bilimsel ilkeleridir. Durum bu iken kesin düşünceli ve keskin yapılı olmamakta yarar var. Düşünce ve davranışlarımızda bazı eksikliklerin olduğunu sonradan, gelişmeleri yaşadıktan sonra anlıyoruz.
 
İnsanları siyaseten, dinen ve hukuken sömürmek isteyen aç gözlü ve hasta ruhlu kişiler var. Bunlar amaçlarına ulaşmak için önce insanları kendi çevrelerinde öbekleştiriyorlar, sonra onları katılaştırıyorlar, daha sonra onların sırtından geçinebilmek için bizleri birbirimize karşı kışkırtıyorlar. Böyleleri kışkırtma ve çarpıştırmadan beslendikleri için barış, anlayış, sevgi ve saygı atmosferinin yerine kavga, nefret ve saygısızlık havasını pompalıyorlar. Türkiye’de yaşanan bu.
 
İnsanları birbirine düşüren bir başka neden de İdeolojiler ve emperyalist güçlerdir. Buna dış tahrikler de diyebiliriz. Dış tahrikçilerle iç tahrikçiler bazen aynileşirler. Aynileşen bu insanların başımıza geçtiğini düşünün; böyleleri bir anda, egoları için her şeyi yapabilirler. Muaviye ve Vahdettin’in dönemlerinde bunun örnekleri görülmüştür. 
 
Bugünkü Türkiye’ye gelelim. Şimdi Türkiye’de din üzerinden saltanat kuran bir zihniyet var. Bu zihniyet bizim siyasi, iktisadi, harsi/kültürel, vatani gibi tüm değerlerimizi zehirliyor. Bu zihniyette aşarı bir şan-şöhret-makam-servet hırsı da var. Bu zihniyetin bir başka özelliği; karşısında bulunan rakiplerini hep aşağılamak, hakaret etmek, gerginlik yaratmaktır. Türkiye’nin bu zihniyete rakip olan parti ve oluşumları dikkatli olmazlarsa, aynı hatayı yaparlarsa, büyük gerginlikler yaşayabiliriz. Bu yüzden rakip parti ve düşüncelerin oyuna gelmeme gibi bir sorumlulukları var. Türkiye’de gerginlik rakiplerin içindeki kişilerden de gelebilir. Devlet ve tabii iktidar partisi bu açıdan uyanık olmalılar.
 
İktidar ve muhalefet her türlü kışkırtma karşısında dikkatli olmalıdır. Düşüncelerimizi açıklayalım, seçimleri kazanmak için yasaların verdiği hakları kullanalım ama sorumlu ve dikkatli olalım.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.