Kurtuluş Savaşı Gezisi 2018 (31)

Aydın için bu üç yer yetersizmiş. Görmem gereken daha çok yer varmış. Bunu Aydın’dan ayrılıp Denizli’ye geldikten sonra, Denizli’de, Aydın ile ilgili kitapları okurken öğrendim.

Geçmişimizin Acı Günleri
 
Aydın’da ziyaret ettiğim üçüncü şehitlik Atça Şehitliği diğer adıyla 24 Nisan Şehitler Anıtı oldu. Buradaki şehitlerin (şehitliğin) anısı şöyle:
 
Yunanlılar 24 Nisan 1921 günü Atça’daki evlerden 15 kişiyi toplamışlar, Bayramyeri Camii’ne katmışlar. Sonra o kişileri gece camiden çıkarmışlar, ellerine birer kazma-kürek aldırtıp “Çomaklı Ovası” denen yere getirmişler. Orada kendilerine çukurlar kazdırtmışlar. Herkesi kazdığı çukurun başına dikmişler; kılıç, süngü ve silahlarla öldürmüşler. Hatta henüz sağ olanlara ölenlerin üzerini öttürmüşler. Son kalan bir iki yurttaşımızı da Yunanlılar kendileri gömmüş. O gece oradan nasıl olduysa üç kişi yaralı olarak kaçıp kurtulmuş. Bu feci olayı şehitliğe gelmeden öğrenmiştim. Şehitliğe gelince fotoğraflar çektim. O fotoğraflardan birisini buraya koyuyorum. Yaklaştırarak üzerindeki yazıyı okuyun.
 
 

Aydın Gezim Eksik Oldu:
 
Bilmediğiniz bir ilde iyi bir rehberiniz olmazsa eksiğiniz olur. Aydın gezim de böyle oldu. İl merkezinde ilgili birkaç kişiye amacımı anlattım, bilgi verdiler, yukarıdaki üç şehitliği söylediler ama Aydın için bu üç yer yetersizmiş. Görmem gereken daha çok yer varmış. Bunu Aydın’dan ayrılıp Denizli’ye geldikten sonra, Denizli’de, Aydın ile ilgili kitapları okurken öğrendim.
 
Görememiş olsam bile Milli Mücadele’de Aydın-8 adlı kitabın Mustafa Kenan Özkan’a (Sanat Tarihçisi Aydın Müzesi Uzmanı) ait “Aydın ve Çevresinde Milli Mücadele Anıtları ve Şehitlikler” başlıklı bölümden (bildiriden) birkaç feci katliamı olduğu gibi aktarıyorum.
 
 
Koç Kuyusu ya da Kanlı Bahçe Şehitliği:
 
Germencik26 Mayıs 1919’da Yunan ordusu tarafından işgal edilmiştir. Yerli Rumlar Germencik’te de Türklere karşı tehdit, baskı, eziyet, zulüm, işkence vb şeyler yapmaya başladılar. Bu hal kurtuluş gününe kadar süreklilik göstermiş, taş taş üstünde bırakmayıp Germencik’i yakarak kaçmışlardır.
 
“Bu olayların içinde en korkuncu, tam sayısı bilinmeyen en az 92 yurttaşımızın şehit edildiğiKoç Kuyusu/Kanlı Bahçe katliamıdır. Rumlar bahçe aralarına kaçıp saklanan Türkleri teker teker toplarlar. Bir bahçe damının içine toplayıp tüfeklerle tararlar. Katliamdan sağ olarak ikisi kız birisi oğlan üç çocuk kurtulur. Olayın 4-5 Eylül’de olduğu sanılmaktadır.” (MMA s. 277)
 
 
Habibler Katliamı:
 
“Germencik İlçesinin köylerinden olan Habibler Köyü, … 1920 yılında uyduruk bir bahane ile gelen Yunan askerleri köyde kalan köy ihtiyar heyeti üyelerinin (bildiride muhtar ve üç azanın adları var) boğazlarını köy camiinin önünde keserek şehit ederler.”
 
“Muhtar ve üç azanın başlarını camiin köşelerine yerleştirdikten sonra camiye gaz dökerek yakarlar. Köyde yakaladıkları dokuz kişiyi yakaladıkları yerde öldürüp şehit ederler.” (MMA s. 279)
 
 
Arpadere Katliamı:
 
“İncirliova- Tire hattının… Yunan askerleri önlerinde yerli Rum çerçi Agop kılavuzluğunda Arpadere’ye gelirler. Köyde kalan yaşlı, hasta, kadın, çocuk 57 kişiyi toplamışlar, ikisini ayırmışlar, kalan 55 kişiyi köy meydanında toplamışlar. Hacı Mehmet’in evine hapsetmişler. Yunan askeri evi gaz dökerek yakmış.. Bu şehitlerden 25’i çocuk, 19’u kadın, 12’si yaşlı erkektir.” (MMA s.281)
 
 
Başçayır Caddesi’ndeki Çınar Ağacı:
 
Köşk İlçesi (Merkez) Soğukkuyu-Çarşı Mahallesi Başçayır Caddesi üzerinde bulunan çınar ağacı Milli Mücadele’nin tarihi ağaçlarından biridir.”
 
“Yunan Karakolu Komutanı yakaladığı Türkleri ayaklarından bağlayarak çınarın gövdesine  çaktıkları kasap çengeline asarak işkence ve eziyet ederek ölümlerine sebep olmuştur. Hatta yerli Rumlardan Despina isimli bir kadın bu işkenceyi gördükçe Yunan askerlerine isyan etmiş ve “Türklerden ne kötülük gördünüz de bunu yapıyorsunuz” diye söylene söylene çıldırmıştır… Ağaç üzerindeki kasap çengeli (yarım daire içine aldım) çakıldığı gibi durmaktadır.”
 
“Çınar ağacı bu kimliği nedeniyle İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları’nı Koruma Kurulu’nun 29.12.1998 tarih ve 4024 sayılı kararı ile anıt ağaç olarak tescil edilmiştir.” (MMA s.273)  
 
 
Devamı var
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.