Medya Diktatörlüğü

“Havuz Medyası”nın haramzadeleri bugün aynen “Mütâreke Basını”nın alçakları gibi hareket ediyor; “Milli Mücadele savaşçılarına ölüm fermanları yayınlıyor.

Türkiye’de diktatörlük rüzgârları esiyor. AKP’ye karşı siyaset yapanların sesleri kısılıyor, AKP’nin usulsüzlük ve yolsuzluklarının üstüne gidiyorsanız, “Fetöcü, Amerikancı” ilan ediliyor, aleyhinizde soruşturmalar açılıyor. Bilim adamı olarak bir Cumhurbaşkanı adayı yahut politikacı ile görüşürseniz YÖK sizi hemen görevden aldırtıyor.
 
AKP’ye muhalif bir sanayici, tüccar, ihracatçı iseniz işleriniz zorlaşıyor. Çağdaş bir sendikacılık yapıyorsanız, haklarınız kısıtlanıyor. Dinciliğe tavır alıyorsanız, özgür düşünceyi savunuyorsanız, “dinsiz, sapık” diye ilan ediliyorsunuz. AKP’nin vitrininde poz veriyorsanız işiniz iş. Bir gazeteci, hukukçu olarak iktidarın yanlışlarını söylüyorsanız mutlaka takiptesiniz.


 
Bu gidişle Türkiye’nin iktidara muhalif her kanadı faşizmin morglarında cenaze taşıyacak.
 
Türkiye’de diktatörlük medyada da egemen. Havuz medyasının her birinde her gün, 24 saat iktidarın övgüsü, muhalefetin yergisi var. Sanırsınız ki Türkiye’de başka bir parti, başka bir düşünce yok. “Havuz Medyası”nın haramzadeleri bugün aynen “Mütâreke Basını”nın alçakları gibi hareket ediyor; “Milli Mücadele savaşçılarına ölüm fermanları yayınlıyor. Diktatörlük medyasının bir rezilliği de halkımızı akıl dışılığa, inanç-mezhep savaşına çekmek istemesidir.
 
Ne yapsalar boş, bu medya diktatörlüğü sahipleriyle birlikte yıkılacaktır, gidicidir. Bize düşen görev dik durmaktır, elimizdeki ulusal medyamızı desteklemek, ona yenilerini eklemektir.
 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.