Milli Eğitimin Kurtları

Bugünün öndekileri görünürde “melek”, “halim-selim”, “mümin-Müslüman” kişiler ama gerçekte öyle değiller; şeytan yapılı münafıklar. Bunlar ağaçların gövdesinde, kabukların altında, ağaç yiyen, bünyemi

Bir ulus mutlu ise aldığı eğitim-öğretim sistemindendir. Mutsuz ise de öyle. Bir ulus dürüst ise aldığı eğitim-öğretim sistemindendir. Dürüst değil ise de öyle. Bir ulus zengin ise aldığı eğitim-öğretim sistemindendir. Fakir ise de öyle.
 
Bugün Türk ulusu genelde mutsuz, hileci, tembel. Sorumluları bizi yönetenler, eğitim-öğretim sistemimizi düzenleyip uygulayanlardır. Bugünün öndekileri görünürde “melek”, “halim-selim”, “mümin-Müslüman” kişiler ama gerçekte öyle değiller; şeytan yapılı münafıklar. Bunlar ağaçların gövdesinde, kabukların altında, ağaç yiyen, bünyemizi kemiren kurtlar gibidirler.
 
Bünyemize basiretle bakıp, bu kurtları belirleyip, kendilerini söküp atmadan, zehirleyip öldürmeden, yaşadığımız sıkıntılardan kurtulmamız mümkün değil. Bu işlemi nasıl ve kimlerle yapacağız? Acımadan, korkmadan, “bana ne” demeden, kararlılıkla ve ısrarla yapacağız. Kendimizin doktoru, kendimizin cerrahı olacağız.
 
Size iki örnek vereyim ve bu iki örnek üzerinden sonuca gidelim.


 
 
Örnek 1, Eğitim Uzmanları Olayı:
 
AKP iktidara geldikten sonra, milli eğitimimizi milliyetsizleştirmek ve AKP’lileştirmek için Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki deneyimli yöneticileri görevden aldı. İtiraz etmesinler, hukuken sıkıntı çekmeyeyim diye, bu deneyimli yöneticilere “Eğitim Uzmanı” diye bir ad verdi, maaşlarıyla birlikte yan ödemelerinden doğan haklarını olduğu gibi korudu, bunları “kızağa” aldı. Yerlerine kendi zihniyetinde; deneyimsiz, akılsız ve demokrasi düşmanı, aynı zamanda köle ruhlu adamlar getirdi. “Eğitim uzmanları” denen diğer kişiler boşa çıktılar; onların okuttukları öğrenciler yok, ürettikleri düşünce ve projeler yok. Evlerinde, yaylalarda, sahillerde, sokak aralarında yatıyorlar, yiyip içip geziyorlar, hiçbir iş yapmadan maaş alıyorlar. 7-8 yıl öncesinde bunların sayıları Türkiye çapında 1.500, Konya’da 130-140 kadardı. Şimdi Türkiye çapında 350, Konya’da 14-15 kadar olduklarını öğrendim.
 
Şunu diyorum: AKP zihniyeti T.C. devletini parti devleti yapmak için yüzlerce yetişmiş eğitimcimize, hiçbir iş yaptırmadan maaş veriyor. Bir başka anlatımla, AKP zihniyeti bizim milli bünyemizi ağaç kurtları gibi kemiriyor, oyuyor, kurutuyor, felç ediyor. Ağaç kurtlarının ağaçlara hiç faydası olmaz; zararı olur. Bu haliyle AKP zihniyetinin bize verdiği zarar, İngiliz ve Yunan zihniyetinden çok.
 
 
Örnek 2, Okullarda İmam-Hatip Torpili:
 

Konya merkezde, İmam-Hatip Ortaokulları ve Liselerindeki rahatlıklarla diğer Ortaokul ve Liselerdeki sıkışıklığın dışarıdan farkında idim. Kısa bir inceleme ve araştırma yaptım. Önüme şöyle bir tablo çıktı:


 
Bu tabloya bakın İmam-Hatip okullarına göre diğer okulların mahrumiyet ve ötelemeye uğradıklarını, İmam-Hatip öğrencilerinin öz, diğer okul öğrencilerinin üvey evlat işlemine tabi tutulduklarını görürsünüz. Bu tabloya göre ikili eğitim yapan bir tek İmam-Hatip Lisesi yok, diğer liselerde var. Bu tabloda dersliklerdeki öğrenci sayıları yok. Başka bir tabloya bakınca İmam-Hatiplerin sınıflarındaki öğrenci sayıları ideal, diğer okullar sıkıntılı, çok.
 
İmam-Hatiplerde okuyan öğrenciler de bizim, diğer okullardaki öğrenciler de. Farklılık niye? Bu gerçekler ayıptan öte terbiyesizliktir, vicdansızlıktır, imansızlıktır. Yazıklar olsun size. Bu kadar zulüm Ermeni ve Yunan zulümlerinde bile bulunmaz.
 
Bakın bu yönüyle de milli eğitimimizi kurtlar kemiriyor; bize gövde, dal, yaprak ve meyve bırakmıyor.
 
Burada 65 yaşına kadar aylak yaşamaya itilmiş bu eğitim yöneticilerimizden de bir asil çıkış beklenmez miydi? Örneğin: “Biz iş isteriz. Bizi çürütmeyin. Bize haram lokma yedirtmeyin” diyebilecek birkaç yürek niye çıkmadı.  “Al birini vur öbürüne.” Milli eğitimimiz böylesi yüreklerden yoksun olduğu için her gün eriyor.
 
Bir millet aklını başına toplamazsa; gün gelir, çöplüklere leş olarak sürüklenir.
 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.