Oğuz Şimşek

Oğuz Şimşek ve projelerini parti taassubuyla değil, düşüncelerinin Türkiye için yararlı olduğuna inandığım için bu yazıyı yazıyorum.

Konya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Oğuz Şimşek’in projelerini tanıtma toplantısına çağırıldım. Mimar Oğuz Şimşek 16.03.2019 günü Dedeman Otel’de iki saate yakın projelerini anlattı. Oğuz Şimşek ve projelerini parti taassubuyla değil, düşüncelerinin Türkiye için yararlı olduğuna inandığım için bu yazıyı yazıyorum.
 
 
Çalışkan bir Öğrenci, İyi bir Öğretmen Gibi:
 
Oğuz Şimşek’i dinledikten sonra aklıma çalışkan bir öğrenci, iyi bir öğretmen geldi. Çünkü sn. Şimşek, çalışkan bir öğrenci, mesleğinin hakkını veren başarılı bir öğretmen gibiydi. Konya’nın sorunlarını, bu sorunların nasıl giderileceğini düşünmüş, planlamasını yapmış.
 
Hepimiz biliriz, çalışkan öğrenci mazeret üretmez, iyi öğretmen anlatacağı konuya hazırlıklı gelir ve bu yüzden özgüven sahibidir,  sınıfa hakimdir. İyi olmayan öğretmen duygu sömürüsü yapar. Oğuz Şimşek mesleğini seven, dersini iyi anlatan bir öğretmen gibiydi. Bu hoşuma gitti; Konya’yı ve Konyalıları ciddiye almış. Bu bir erdemdir.
 

 
Ayrıştırıcı Olmayan bir Kişilik:
 

Yerel ve genel politikacılarımızın huylarına bakın; rakiplerinin aleyhinde konuşmak, onların açıklarını yakalayıp rezil etmek için uğraşıyorlar, kin-intikam duygularını yayıyorlar, kendilerini tümden haklı, rakiplerini tümden haksız çıkarmaya çalışıyorlar.
 
Oğuz Şimşek bunu yapmadı. İktidar ve rakip partilerin adayları hakkında olumsuz (ve hatta imalı) bir tek söz söylemedi. “Şu tür uygulamalar yanlış” dedi, “bana görev verilirse şunları şöyle yapacağım” dedi. İki saat sonra salondan gerilerek değil, rahatlayarak çıktım.
 
 
“Emaneti/görevi Ehline Veriniz”:
 
İşi ehline vermek bizim kültürümüzün gereğidir. Politikada, eğitim-öğretimde, şehircilik veya üretimde şimdiye kadar biz işi ehline vermedik; lafazan, duygu-inanç sömürüsü yapan kişilere kandık. Bu yüzden sıkıntılarımız çok.
 
Veteriner hekimi Tıp Fakültesine, İmamı TÜBİTAK’a atıyoruz. Hukukçu yahut tüccarı belediye başkanı yaptık. Aldığımız sonuç belli; çarpık şehirleşme, üfürüklü deney... Oğuz Şimşek’i düşünürken bunlar aklıma geldi. İyi ve deneyimli bir mimar olduğu için sorunlarımızı ve çıkış yollarını şehirciliğin esasları esaslarına göre açıkladı.
 
Konya’nın hangi alanlarına hangi projeleri nasıl yapacağını anlattı. O anlatırken dedim ki: “Adam mimar olduğu için bunları düşünebiliyor, söyleyebiliyor. Şu çizimler mimar olmayan bir adayda görülmez.” Meslekten olmanın avantajı budur işte.
 
 
Oğuz Şimşek’le Ortak Yönlerim:
 
Bir yıl öncesine kadar Oğuz Şimşek’i hiç tanımıyordum. Son genel ve yerel seçimlerdeki adaylıklarıyla kendisini biraz tanıdım. Gördüğüm kadarıyla üreticilik, cumhuriyetçilik, Atatürkçülük gibi konularda ortak yönlerimiz var. Birkaçını yazayım.
 
  • Üretici bir düşünceye sahip. Mesleği ile ilgili uluslararası projeler çizmiş, uygulamış. Mesleğini icra ederek yaşıyor. Konya için hazırladığı projeler sırf teorik değil, pratiğe uygun. Meslek ve Teknik Liseleri ve yatırım envanterine önem veriyor. Üretim kooperatifleri, gübre, zirai ilaç ve tohum üretimini ciddiye alıyor.   
  • Konuşurken öğrendim ki, tarlası, bağı, bahçesi olan yurttaşlarımızın, ziraat, besicilik, meyve-sebzecilik ile uğraşan insanlarımızın üretmeleri için projeler hazırlamış. Üretmekten söz ediyor, üreticilere destek vereceğini söylüyor. 
  • Savurganlığı önleyeceğine, seçilirse herkese eşit davranacağına dair söz verdi. “Seçilirsem şu bir iki hususun dışındaki Belediye Araçlarını satacağım. Araba saltanatına son vereceğim. Makam aracı kullanmayacağım, herkese açık olacağım” diyor. 
  • ŞEHİTAİLELERİNE BİNA yapacağını söyledi. Türkçemizin gelişmesi için ARAPÇA levha ve yazıları kaldırtacağını dile getirdi. Bunlar benim çok özlemini duyduğum, kendi meslek ve ilgi alanıma göre, yerli yerinde düşünceler, projeler. 
  • Oğuz Şimşek, bir tarafında Türk Bayrağı, bir Tarafında ATATÜRK ile görev yapacağını ilan etti. Çok sevindim. Farkındasınızdır, Türkiye’de uzun yıllardır ATATÜRK karşıtlığı var. Oğuz Şimşek’in bir yerel yönetici adayı olarak bu iki değeri öne çıkarması takdire değer. Unutmayalım ki, Türk milleti bugüne kadar hep bayrak ve ATATÜRK düşmanlarıyla uğraştı, hala da uğraşıyor.
        
Türk halkı merkezi yönetimlerde olduğu kadar, yerel yönetimlerde de Atatürkçü ve üretici kişileri yönetime getirmek zorundadır. Cumhuriyetçilik ve üreticilik güven ve mutluluk demektir.
 
İşinin ehli, üretici, bağımsızlıkçı ve Cumhuriyet’çi adaylarımıza başarılar dilerim.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.