Yozgat’ta yaşadıklarım

Masalarda 15 Temmuz ile ilgili çok broşür var ama Cumhuriyetimiz ile ilgili bir tek broşür yok. Türkiye’nin bir örneği olan Yozgat’ın bu görünümü hoşunuza gitti mi?

22 Haziran 2019 günü Yozgat’ta belediye’nin, kültür birimine gittim. İlgililere Yozgat’ı tanıtıcı yayın sordum. Birisi, “Ben yeni geldim, yönetim (Başkan) kendi kadrosunu oluşturuyor. Size şimdi yardımcı olamayacağım” dedi. Yeni başkan hangi partili, önceki hangi partidendi diye sorunca. “İkisi de AKP’den” dedi. Aynı partililer ayrı kadro oluşturuyorlar. Buna başka illerde de tanık oldum. Kamu çalışanları görevlerini iyi yapıyorlarsa dokunmayın çalışsınlar. AKP zihniyeti budur işte, kendine bile güvenmiyor, hep değiştiriyor. Olan devlet ve halkımıza oluyor.
 
Aradıklarımı bulmak için İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne gittim. Odasında Osmanlı bayrağı olup Atatürk portresi olmayan bir Müdür Yardımcısından beklediğim ilgiyi göremedim, müdür odasına gittim, YOZGAT İLE İLGİLİ yayın sordum. Masasının üstünde ve yan tarafında Yozgat ile ilgili birkaç yayın bulunan müdür bana, Necip Fazıl hakkında yazılmış bir kitap ve Yozgat fotoğrafları verdi. Oradan çıkınca bir çalışan, “Bekir Çaylak adında bir gazeteci var. O Yozgat’ı iyi bilir, onunla görüş” dedi. Yerel bir gazetenin sahibi de olan Bekir Bey’i buldum. Sağ olsun bana yeterince zaman ayırdı, elinde bulunan kitaplardan verdi.
 
Yozgat’ta “Hayri İnal Konağı” diye bir konak varmış. Belediye orayı Yozgat Kültürevi yapmış. Gittim. Orada beni Önder Yaşar adında bir belediye çalışanı karşıladı. Tarihi ve iki katlı ev gerçekten güzel hazırlanmış. Önder Yaşar bana Belediye’nin kültürel ve sosyal hizmetlerini anlattı. Bu hizmetlerin ücretlerini sordum. Aldığım cevap: “Bunlar kültür ve tarihtir. Kültür ve tarih parayla satılmaz” dedi. Bu düşünceden çok mutlu oldum, yaşadığım can sıkıcı olayları unuttum. Oturduk, Önder Yaşar çay ve yanında “Kavurga” getirtti, çayla birlikte kavurga yedik. Kavrulmuş buğday, çedene/çıtlık ve kenevir tohumlarının karışımından oluşan, bizim yöremizde “Kavurga” denen bu besini 50 yıldır yemiyordum. Çocukluk yıllarıma gittim, nasıl büyüdüğümüzü hatırladım.


 
Önder Yaşar bana müzik yeteneğimi sordu. Çalamam ama halk müziğini dinlerim deyince gidip bir saz getirdi. “Ben çalayım, birlikte söyleyelim” dedi, başladı çalıp söylemeye:
 
“Ekin ektim çöllere de
Yoldurmadım ellere.
On beşinde yar sevdim de
Sezdirmedim ellere.
……………………
Dünya dolu yar olsa da
Alacağım bir tane.”           
 
Anadolu’nun bu kıdemli türküsünü dinlerken:
 
Aç kalmamak ve nâmerde muhtaç olmamak için ekin ekerken; kara sabanlarımızı, pulluk ve kağnılarımızı, gön çarıklarımızı hatırladım. “Yoldurmadım ellere”derken şimdilerin vatan-bütçe soyguncuları (yani yolunan ekinlerimiz, çalınan mallarımız) geldi gözlerimin önüne. “On beşinde yar sevdim de sezdirmedim ellere”yi söylerken, düne kadarki aşklarımızı edep ve terbiye hudutları içinde tutarken bugün edep ve terbiyeyi kaldırıp atan müptezelleri düşündüm. Dün “bir tane yar” ile yetinirken bugün tümüyle Arap geleneği olan birden çok kadınla evlenmeler, bu hovardalığı “dini nikâh, İslam’ın cevazı” gibi gerekçelerle perdelemeler ve tabii hovardalığa alet olup uyuyan Diyanet İşleri Başkanrlığı geldi aklıma.
 
Neşe ve insanlık dolu Önder Yaşar’a buradan sevgilerimi iletiyorum. Keşke Önder Yaşar gibilerini valiliklerde Kültür ve Turizm Müdürü, Belediyelerde Kültür ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı yapsak da kendini beğenmiş görgüsüzler, iradesine satmış kişileri oralarda tutmasak.
 
Önder Yaşar’ın yanından ayrılınca biraz dinlenmek için valilik binasının önündeki parka oturdum. Baktım orada “Millet Kıraathanesi” diye bir levha ve bina var. Merak ettim, şurayı bir göreyim diyerek içeri girdim. Epeyce bir masa sandalye, kitaplık ve kitap var. Önüne yaklaştığım raflarda şu kitapları gördüm:
 
1- Ahmet Kabaklı, Temellerin Duruşması, 2 Cilt. (Cumhuriyet ve Atatürk karşıtlığıyla dolu.)
2-Yavuz Bahadıroğlu’nun Cem Sultan ve diğer kitapları (Padişahçı, Atatürk karşıtı.)
3-Set halinde Necip Fazıl’ın kitapları. (Burada da hedef Atatürk ve Cumhuriyet.)
4-Hüseyin Hilmi Işık’ın kitapları. (Hurafeci ve tarikat-cemaat kitapları.)
5-İskender Pala’nın kitapları. (İskender Pala’da da Atatürk ve Cumhuriyet zatürreesi var)
 
Masalarda 15 Temmuz ile ilgili çok broşür var ama Cumhuriyetimiz ile ilgili bir tek broşür yok. Türkiye’nin bir örneği olan Yozgat’ın bu görünümü hoşunuza gitti mi?
 
Yozgat ile ilgili olarak asıl yazacaklarım bundan sonraki yazımda. Selamlar.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.