MİT-yargı çekişmesi ile başlayan iktidar-cemaat kapışmasına dönen kavganın asıl nedeni ne?
Taraf yazarı Mehmet Baransu, MİT ile ilgili imalarla yüklü yazılarına bir yenisini daha ekledi. Yine isim vermedi ama Sezer döneminde görevde olan bir üst düzey MİT görevlisinin kurumu nasıl ele geçirdiğini yazdı.
İddiasına göre bu kişi MOSSAD tarafından planlanan "mezhebe" göre MİT'i dizayn etme işinde başı çekiyordu. Hazırladığı raporlardan biri dönemin bakanlarından birinin eline geçince görevden alındı.
| MOSSAD İDDİASI KİMİ HEDEF ALDI? |
Mehmet Baransu'nun yazısının finalindeki iddialar ise medyaya yönelik. Özellikle de MİT-Yargı krizinin arkasında MOSSAD'ın olduğunu dillendiren gazetecilerle ilgili... Bildiğimiz kadarıyla bu iddiayı iki kişi net olarak ifade etti. Birincisi (ki ilk o söyledi) Zaman'ın etkin ismi Hüseyin Gülerce'ydi. Devamında da o söyleme istinaden Akif Beki'den MOSSAD yorumu gelmişti.
Bakalım Mehmet Baransu'nun MOSSAD-MEDYA tezini kim üstüne alınacak. İşte o satırlar;
"Bu ekibin yeni argümanı ise MOSSAD. MİT’le ilgili son tartışmaların arkasında MOSSAD olduğu kara propagandasını gazeteciler üzerinden yayarak, kendilerini ve hukuksuz işlemlerini koruma kalkanı altına almaya çalışıyorlar. Siz bugün bakmayın MİT süreciyle ilgili iktidar yanlısı kalemlerin MOSSAD vurgusuna. 15 yıldır kimin MOSSAD adına ne işler yaptığı, devletin hafızasında ve bu hafıza bir gün ortaya çıkacak. Bu ekip de tıpkı Ergenekoncu, Balyozcular gibi yargı önünde yaptıklarının hesabını verecek.
Şu soruyu kendinize sorun. Kamu İhale Kurumu’ndaki hırsızlık ve rüşveti, iktidar yanlısı gazeteler ve gazeteciler neden görmüyorlar? MOSSAD argümanına sarılmalarının nedeni ne? Yoksa kendilerine bir emir verildi de eli kirli olanların ortaya çıkmaması için farklı argümanlara mı sarılıyorlar? Tıpkı 28 Şubatçılar gibi... |
Sonrasını Baransu'nun köşesinden okuyalım;
"Hazırlanan bu raporlardan bazıları 2000’li yılların başında koalisyonda bulunan bir bakanın eline geçti. Islak imzalı raporlardan birinde aynen şu ifadeler yer almıştı. “... mezhebinden olup, devletin önemli kurum ve kuruluşlarında görev almasında, devletin gizli belgelerini görmesinde sakınca yoktur.” “Annesi başörtülü olup, devletin önemli kurum ve kuruluşlarında görev almaması...”
KİM BU?
Bu ve buna benzeri raporlar, bakan tarafından Milli Güvenlik Kurulu toplantısında dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in önüne kondu. Raporların altında imzası bulunan MİT üst düzey yetkilisi görevden alındı. Medyaya ise üst düzey yetkilinin yurtdışına tayininin çıktığı açıklandı. Kısa süre sonra da aynı isim emekliliğe ayrıldı.
AKRABALARI PKK'DA YÖNETİCİ
Ancak emekli olmasına rağmen, 20’nin üzerinde yakın akrabasını MİT’e yerleştirmiş, 1996’nın sonunda hızla hayata geçirdiği “mezhepsel” örgütlenme içinde yer alanlar da MİT’te üst düzey yönetici pozisyonuna gelmişti. 1970’lerin ortasında başlayan çalışma, 28 Şubat sürecinin olağanüstü dönemiyle ivme kazanmış, “devlet ele geçirilmişti”. Ekip kurumda etkin pozisyonunu halen koruyor. Ekibin içinde yer alan bazı isimlerin yakın akrabaları ise, bazı terör örgütleri içinde üst düzey yöneticiler.
ŞİMDİ HAKAN FİDAN'IN YANINDA GÖRÜNÜYORLAR
Bu ekip, 27 Nisan muhtırası başta olmak üzere, AK Parti’ye kapatma davası açılmasında da askere “gerekli lojistik desteği” verdi. Bugün Hakan Fidan’ın yanında görünerek, kendilerine yönelecek “tehlikeyi” bertaraf etme hesapları içerisindeler. Uludere faciasının perde arkasında da bu ekibin izlerinin ortaya çıkacağını sanırım tüm Türkiye görecek.
Gazeteciler.com