27 Kasım 2014, Perşembe
Anasayfa | Künye | İletişim | Haberiniz Olsun Ana Sayfan Yap Açılış Sayfası Yap | Haberiniz Olsun sık kullanılanlara ekle Sık Kullanılanlara Ekle | Haberiniz Olsun RSSRSS
Loading
HAYATİ BİCE
Ülkücülere Tavsiye Edilen Kitaplar
27 Eylül 2011                19361 kez okundu.             Yazar E-posta:atahayati@gmail.com
Facebook Paylas
İlgili Foto Galeri
- Liseli Ülkücü Gençlerin Okuması Gereken Kitaplar Listesi (1977)-
Yılların okur/yazarı olarak zaman zaman, üniversiteli gençlerin kitap tavsiyesi talepleri ile karşılaşıyorum. Bu taleplerin anlamsız olmadığını, bir ihtiyacı yansıttığını bilen birisi olarak öncelikle bir zamanlar Millî Eğitim Bakanlığı’nca başlanan 1000 Temel Eser gibi bir tasnifin işin ehli kişilerce belirlenmesinin gereği ortadadır.[1] Milli Eğitim’in geçen yıllarda 100 kitaba indirdiği bu temel eser serisinin üniversite gençliğine yol gösterecek tarzda ele alınmasının yararlı olacağına inanıyorum. Tesadüfî keşiflerle okuma zevki körelmiş okurlar yerine neyi niye okuduğunu bilen yerine bilinçli okur kitlelerinin oluşmasının ülkemiz kültür hayatına derinlik kazandıracağı kanaatindeyim.
Ülkü Ocakları, Türk Edebiyatı Vakfı, Türk Ocakları, Türkiye Yazarlar Birliği gibi sivil toplum kuruluşlarının da günümüzde bilgi aktarımının en önemli mecraı haline gelmiş olan interneti değerlendirerek kendi internet sitelerinden kısa kitap özetleri içeren tavsiye kitaplar sayfaları açmaları faydalı olacaktır.

Bir İnsan Hayatı Boyu Kaç Kitap Okuyabilir ki?..
Ülkücü camianın iyi tanıdığı ve kültür dünyamızın seçkin isimlerinden Beşir Ayvazoğlu’nun son yazılarından birisi olan “Bilgi Ahlâkı” başlıklı yazı, her bilinçli kitap okurunun zaman zaman kapıldığı bir duyguyu yansıtıyordu. Ayvazoğlu yazısında şu samimi duygularını dile getirmişti: 
“Daha önce de yazmıştım; kütüphanelerde ve büyük kitabevlerinde kendimi çok aciz hissediyorum. Rafları dolduran renk renk, boy boy, yeni ve eski, okunması gereken binlerce kitap bende derin bir ümitsizliğe ve hayal kırıklığına yol açıyor.
 
Okumadığım, büyük bir kısmını okumaya asla zaman bulamayacağım o güzelim kitapları seyrederken, bilgilerini orada burada, özellikle ekranlarda pornografik bir eda ile teşhir ederek başkalarını bunları bilmedikleri için aşağılayan ve "Bakın, ben neler biliyorum!" edasıyla kurum kurum kurulan adamları düşünüyor ve içimden diyorum ki: "Ne kadar çok bilirsen bil, bildiklerin bilmediklerinin yanında hiç bile sayılmaz!"
 
Meseleyi bir de dünya ölçeğinde düşünürseniz, bırakın bildiklerinizi, kendinizi bile keenlemyekün addedebilirsiniz. Sadece bildiğiniz dillerde değil, bilmediğiniz onlarca dilde de her gün binlerce kitap, dergi ve gazete yayımlanıyor. Kadim zamanlarda üretilmiş bütün bilgiyi belki belli ölçüde kuşatmak mümkündü; bugün insanın kendi ihtisas sahasında bile böyle bir iddiada bulunması gülünçtür.
 
Bir insanın ömrü boyunca kaç kitap okuyabileceğini hesaplayınız, çok şaşırtıcı bir rakam elde edeceksiniz.[2]
Bir insanın hayatı boyu okuyabileceği kitap sayısının sınırlı olması her bilinçli okurun kendisi iöçin bir kitap okuma listesi oluşturmasını zorunlu kılmaktadır. Diğer yandan okuma tecrübesi zengin büyüklerin, aksakalların gençlere yönelik kitap tavsiyeleri de bu çerçevede önem taşımaktadır. Zengin ülkücü gelenek bu konuda da ilgilileri için önemli bir kaynak halindedir.
Ülkücüler ve Kitapları
Türk siyasi tarihine milliyetçilik ekseninde bir fikir partisi olarak geçen MHP, mensublarının fikrî gelişimlerini sağlamak üzere basın-yayın faaliyetlerine imkânları elverdiği ölçüde öncelik vermiştir. MHP’nin ülkemizin siyaset hayatına seviye kazandıran bu gayreti takdir edilmek bir yana 12 Eylül döneminde adetâ bir suç olarak görülmüştür. Bunun yansıması olarak MHP iddianamesinde ideolojik yapılanmayı anlatan “Ülkücü Görüşün Ülkemizdeki Gelişimi” başlıklı bölümde Alparslan Türkeş’in 9 Işık, Gönül Seferberliğine, Temel Görüşler, Yeni Ufuklara Doğru, Türkiye’nin Meseleleri kitaplarından alınan cümlelerle milliyetçilik bir “suç” olarak takdim edilmektedir.
 
Aynı bölümde Kurt Karaca’nın (Prof. Dr. Fikret Eren) Milliyetçi Türkiye, Cemal Anadol’un “Türkeş”,  Cavit Ersen’in “Başbuğ”, Zekeriya Beyaz’ın “Türklük Kanımız İslam Canımız”  Necdet Sevinç’in “Ülkücüye Notlar” , Ayhan Tuğcugil’in (Prof. Dr. İskender Öksüz)  “Türk Milliyetçiliği Fikir Sistemi-Teori” kitapları ile  (Namık Kemal) Zeybek’in “Ülkü Yolu” kitabından alıntılara da geniş bir yer verilmiştir.
 
Aslına bu bölümdeki alıntıların rastgele oluşu bir yana, Osmanlı’nın son döneminde ortaya çıkan ve Cumhuriyet’in kurucu fikri haline gelen Türk Milliyetçiliği fikriyatını yansıtmaktan ne kadar uzak olduğu ortadadır.
Ülkücü Liseli Gençlere Tavsiye Edilen Kitaplar
12 Eylül öncesinin kanlı-çatışmalı ortamında ülkücü gençler için mutlaka okunması gereken kitaplar listeleri teşkil edilmiştir. bu kitap listeleri bir suç unsuru imiş gibi gösterilmiştir.  “Ülkücü Liseli Gençlere Tavsiye Edilen Kitaplar”, MHP iddianamesinde kız ve erkek öğrenciler için sırasıyla okutulacakları kaydı iki ayrı liste halinde verilmekteydi.
Kızlar için sırasıyla okutulacak kitaplar:
a) Peyami Safa: Bir Akşamdı, Fatih/Harbiye, Sözde Kızlar (Bu romanlarda 20. yüzyıl başlarından İstanbul çevresinde yaşanan sosyal değişim sancıları anlatılır.)
b) Emine Işınsu: Küçük Dünya (Uzun hikâye tarzında, Işınsu’nun ilk eseridir.)
c) Bekir Topaloğlu: İslam’da Kadın (Muhafazakâr bakışla yazılmış bir inceleme kitabıdır.)
d) İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu: Türke Doğru ( Deneme yazıları)
e) Necmettin Hacıeminoğlu: Yeni Dünya ( Deneme yazıları)
f) Mustafa Necati Sepetçioğlu:  Kilit, Anahtar, Kapı, Konak, Çatı, Üçler-Yediler-Kırklar, Bu Atlı Geçide Gider.  (1971 yılında basılan Kilit ile başlayan bu tarihî roman serisi Selçuklu Sultanı Alp Arslan’ın Anadolu’yu fethi ile başlayıp Osmanlı’nın kuruluş ve yükseliş dönemi ile devam eder.)
g) Necip Fazıl Kısakürek: Çile (Kısakürek’in şiir antolojisi), Çöle İnen Nur (Hz. Rasûlullah Muhammed Mustafa’nın hayatını konu alır.), Reis Bey (Tiyatro eseri olup TRT tarafından TV filmi de yapıldı.), Yeniçeri.
h) Abdurrahim Karakoç:  Vur Emri (şiirler), Kan Yazısı (şiirler)
i) Bahaeddin Özkişi: Köse Kadı, Uçtaki Adam, Göç Zamanı. (1974 yılında ilk kez basılan Köse Kadı ile başlayıp devam eden Osmanlı’nın 16. yüzyılında Avrupa’daki uç beylerinin hikâyesini anlatan tarihî roman dizisi.)  
j) Alper Aksoy: Kutlu Töre. (İran’da yaşayan Kaşgay Türkleri’nin 20. yüzyılda yaşadıklarını konu alan bir romandır.)
k) Dündar Taşer: Mesele (Tarih ve kültür yazıları)
l) Alparslan Türkeş: Temel Görüşler.
m)Namık Kemal Zeybek: Ülkü Yolu.

Erkekler için sırasıyla okutulacak kitaplar:
 
a) İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu: Türke Doğru ( Deneme yazıları)
b) Necmettin Hacıeminoğlu: Yeni Dünya ( Deneme yazıları)
c) Mustafa Necati Sepetçioğlu: Kilit, Anahtar, Kapı, Konak, Çatı, Üçler-Yediler-Kırklar, Bu Atlı Geçide Gider. 
d) Necip Fazıl Kısakürek: Çile, Çöle İnen Nur, Reis Bey, Yeniçeri.
e) Abdurrahim Karakoç: Vur Emri, Kan Yazısı.
f) Bahaeddin Özkişi: Köse Kadı, Uçtaki Adam, Göç Zamanı.
g) Alper Aksoy: Kutlu Töre.
h) Namık Kemal Zeybek: Ülkü Yolu.
ı) Alparslan Türkeş: Temel Görüşler, Yeni Ufuklara Doğru, Dış Politikamız ve Kıbrıs, 1944 Milliyetçilik Olayı, Kahramanlık Ruhu.
j) Hikmet Tanyu, Tarih Boyunca Yahudiler ve Türkler, Türklerin Dini Tarihçesi.
k) Taha Akyol: 1980'lerde Türkiye.
Listeler karşılaştırıldığından kız ve erkeklere tavsiye edilen kitapların büyük ölçüde örtüştüğü anlaşılmaktadır. Kızlar için tavsiye edilen Peyami Safa,  Emine Işınsu,  Bekir Topaloğlu ve Dündar Taşer kitaplarının erkeklere tavsiye edilmediği; erkeklere tavsiye edilen kitaplardan Hikmet Tanyu ve Taha Akyol kitapları ile Alparslan Türkeş’in “Yeni Ufuklara Doğru”, “Dış Politikamız ve Kıbrıs”, “1944 Milliyetçilik Olayı”, “Kahramanlık Ruhu” kitaplarının ise sadece erkeklere tavsiye edildiği de dikkat çekmektedir. [3]
Kim Kimdir?
Listede yer alan kitapların yazarların, Türk milliyetçiliğine hizmet yönünden sorgulanması halinde yazarların kimliği yönünden net bir görüşe ulaşılması mümkün değildir.
Listede yer alan kitapların yazarları arasında yer alan isimlere bakıldığında başta lider Alparslan Türkeş,  Dündar Taşer,  Namık Kemal Zeybek,  Taha Akyol o günkü MHP’nin önemli isimlerindendir. Listedeki isimlerden Prof. Dr. Hikmet Tanyu, 1944 Turancılık davası sanıklarından olarak Türkçülük davasının kıdemli bir mensubu, Prof. Dr. Necmettin Hacıeminoğlu ise üniversitelerdeki ülkücü kadronun öncülerinden olan bir ilim adamıdır. O yıllarda eserleri kitap halinde henüz yayınlanmadığı için liste dışı kaldığını düşündüğüm Prof. Dr.  Erol Güngör ülkücü akademisyenler arasında makaleleri ile dikkat çeken bir isimdi.[4]
Listede ülkücü basın-yayın tarihinin unutulmaz unsurlarından Töre dergisinin kurucusu olan Emine Işınsu ve o yıllarda genç bir öğretmen olan Alper (Tayyar) Aksoy dışında ülkücü camia içinde yetişmiş, öz evlâdı denebilecek isim hemen hemen yoktur.  
 
Listedeki isimlerden Peyami Safa,  Necip Fazıl Kısakürek, Mustafa Necati Sepetçioğlu,  Bahaeddin Özkişi ve hattâ Abdurrahim Karakoç o günkü milliyetçi-muhafazakâr çizgideki hemen herkesin ortaklaşa olarak okuduğu yazarlardır. Bunlardan halen hayat bulunan tek isim olan ve listede iki şiir kitabı ile yer alan Abdurrahim Karakoç, BBP’nin kurucuları arasında yer alarak ayrışma sürecinin ilk gününden bugüne kadar MHP’ye mesafeli duran bir isimdir.
 
Kitab listesine isminin kimin önerisi ile girdiği meçhul olan İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İnönü devrinde kültür politikalarının belirleyici isimlerindendir. [5]
“İslam’da Kadın” isimli kitabı ile listeye giren yazarı Bekir Topaloğlu da yine MHP ile ilişkisi meçhul bir ilahiyat akademisyenidir. [6]
Listede eserlerine yer verilmeyen H. Nihal Atsız’ın 1969 kongresinden sonra MHP ile yollarını ayırmasının etkin olduğu düşünülebilir. Buna rağmen başta “Bozkurtların Ölümü” ve “Bozkurtların Dirilişi” olmak üzere H. Nihal Atsız’ın eserleri ülkücü gençliğin başucu kitaplarından olmağa devam etmiştir. Yine bu listede yer almayan Prof. Dr. Osman Turan’ın “Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi” eseri de ülkücüler arasında yaygın olarak okunan ve ülkücülerin tarih bilinci kazanmasında etkili olmuş bir eserdir.
(Bugünün ülkücü gençleri için okunulmasında yarar gördüğüm eserler ile ilgili önerilerimi sonraki yazımda belirteceğim.)
 
------------------------------------------------------------
İletişim: atahayati@gmail.com
[1]  Millî Eğitim Bakanlığı’nca başlatılan ve Dede Korkut Kitabı, Aşıkpaşaoğlu Tarihi, Beş Şehir gibi Türk Kültürünün temel eserlerinin okurlara ulaşmasını hedefleyen 1000 Temel Eser serisi siyasi iktidarların değişmesi ile tamamlanamadan bitti. Bu seriyi Tercüman gazetesi 1001 Temel Eser dizisi ile canlandırmak istedi ise de o da hedefine ulaşamadı. Gerçekten de Türk Kültürünün okunması gerekli kitaplarından örnekleri içeren bu iki dizinin kitaplarını bugün ancak sahaflardan veya nadirkitap.com gibi internet sitelerinden temin edebilirsiniz.
[2]  Beşir Ayvazoğlu, Bilgi Ahlâkı, Zaman Gazetesi, 22.09.2011
[3]  Bu listeleri kim/kimlerin hazırladığı konusunda bazı isimler hemen akla gelmekte ise de muhtemelen birkaç kişinin tavsiyesi ile oluşturulup Başbuğ Türkeş’in onayı ile kesinleştirilme ihtimali daha kuvvetlidir. Liste hazırlanırken çok da titiz hareket edilmediği bellidir. Necip Fazıl’ın daha önemli eserleri listedışı kalırken listeye giren dört kitabın niçin tercih edildiği meçhuldür. Dündar Taşer’in erkek öğrencilere tavsiye listesinde yer almaması düşünülemez. Bu eksikliğin ya listenin orijinali hazırlanırken ya da listeden iddianameye aktarılırken unutulduğunu sanıyorum.
[4] Prof. Dr. Erol Güngör (25.11.1938-24.04.1983) sosyal psikoloji profesörüdür. Genç yaşında ve en verimli yıllarında Selçuk Üniversitesi rektörü olarak dünyamıza veda eden Prof. Dr. Erol Güngör’ün ülkücü basın-yayın organlarında yayınlandığında büyük ilgi gören nitelikli makaleleri, Ötüken yayınları tarafından kitaplar halinde yayınlandı. Yeni baskıları yapılan bu kitapları halen de ülkücü gençlerin temel kaynakları olarak ilgi ile okunmaktadır.
Bazı Eserleri:
Türk Kültürü ve Milliyetçilik,
Kültür Değişmesi ve Milliyetçilik,
Tarihte Türkler,
İslam'ın Bugünkü Meseleleri,
İslam Tasavvufunun Meseleleri,
Dünden Bugüne (Tarih Kültür ve Milliyetçilik),
Sosyal Meseleler ve Aydınlar.
[5] Liseli ülkücülere bir kitabı okunmak üzere tavsiye edilen İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, ilginç bir isimdir. Özellikle İslam ve din hakkında birçok aykırı fikrin sahibi olan ve İnönü CHP’sinin gözde isimlerinden Baltacıoğlu’nun ülkücü liselilere tavsiye edilen kitabı o yıllarda İş Bankası yayını olarak bulunabiliyordu (artık bulunamıyor.) ve yıllar önce okumuştum. Hiçbir kitabı “faydasız” olarak nitelemek istemem ama, Ziya Gökalp’in eserleri dururken takipçisi olduğu iddia edilen Baltacıoğlu’nun ülkücü bir liselilere tavsiye edilmesi garibime gitmiştir. Kendisinin hayat hikâyesi de okurlara bu konuda bir fikir verebilir. 
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu (1886-1978): 1908’de üniversiteyi (Darül-fünun) bitirdikten sonra Darül-muallimin (İlköğretmen Okulu) öğretmeni iken pedagoji ve el sanatları konularında incelemelerde bulunmak üzere Avrupa’ya gönderildi. Fransa, İngiltere, Belçika, İsviçre ve Almanya’daki okullarda araştırmalar yaptıktan sonra 1911’de yurda döndükten sonra Darül-Muallimin’i batı sistemine göre yeniden düzenlemekle görevlendirildi. 1917-1923 arasında dört kez dekanlığa, 1923'te Darülfünun’da rektörlüğe seçildi. Cumhuriyetin ilk rektörü oldu. Rektör seçilmeden az önce atandığı Maarif Vekâleti (Milli Eğitim Bakanlığı)  müsteşarlık görevini reddetti. 1933’te yapılan üniversite reformu sırasında kadro dışında bırakıldı. Yeni Adam dergisini çıkardı. 1939’da Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesine öğretim üyesi tayin edildi. 1943’te Afyonkarahisar, 1946’da Kırşehir CHP milletvekili seçilerek TBMM’ye girdi. 1942-57 seneleri arasında Türk Dil Kurumu Terim Kolu başkanlığı yaptı. 1950’den sonra tekrar Yeni Adam ile 1956’da çıkarmaya başlayıp kısa süre devam ettirebildiği Din Yolu dergilerini yayınladı. Çeşitli konularda konferanslar vererek yayın ve çalışma hayatını sürdürdü.
Baltacıoğlu Sosyolojik görüşlerinde Emile Durkheim ve Ziya Gökalp etkisinde kaldı. Aynı yıllarda Bergson’u inceledi. Kalbin Gözü adlı eserinde Bergson’dan gelen düşüncelere yer verdi. İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu bütün toplum kurumlarının, geleneği meydana getiren din, dil ve sanat kurumlarından doğduğunu, geleneklerin toplumun en önemli gerçeği olduğunu söyledi. Milli kaynaklardan kopmadan batılılaşmayı savundu.
Dini konularda hazırladığı yazılarında aşırı ve reformist fikirleri savundu. Dini eğitimin gereksiz olduğunu savunmuştur.  Bu çarpık görüşlerine göre şekillenen şahsi yorumlarıyla Kur’an Meali de hazırladı. Hayatının son zamanlarında dini konulara tekrar dönerek Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi’nde ve Din Yolu Dergisi’nde dini konularda yazılar yazdı. Eğitimde aile ve okulun önemini anlatırken bazı çelişkili fikirler ileri sürdü. Osmanlı aile yapısını, İslamiyetin ve Arapların tesirlerini taşıdığı gerekçesiyle tenkid etti. Köklü bir yapıya sahip olan Osmanlı ailesini milli kültürü hazmedemeyen bir aile şekli olarak gösterdi. Savunduğu aile yapısında din birliğinin şart olmadığını ileri sürdü.
Eserleri: 130’u aşkın eserlerinden bazıları:
Pedagojiyle ilgili olanlar: Talim ve Terbiyede İnkılap, Terbiye ve İman, İzmir Konferansları, Terbiye İlmi, J.J. Rousseau’nun Terbiye Felsefesi, Rüyamdaki Okullar, Pedagojide İhtilal.
Sosyolojiyle ilgili olanlar:  Türk’e Doğru (İlk Baskı:1943), Batı’ya Doğru, Ziya Gökalp, Maarifte Bir Siyaset,
Sanata dair olanlar: Demokrasi ve Sanat, Türklerde Yazı Sanatı, Türk Plastik Sanatları.
Dini eserleri: Din ve Hayat, Kur’an (meal), Büyük Tefsir.
Eğitim konusundaki görüşlerinin bir değerlendirmesi için bkz.: Mehmet Güngör, Çağının Önünde Koşan Bir Aydın: İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
http://efd.mersin.edu.tr/dergi/meuefd_2008_004_001/pdf/meuefd_2008_004_001_0054-0064_Gungor.pdf
[6] Prof. Dr. Bekir Topaloğlu (1936-Trabzon): Kelâm profesörü ilahiyatçı akademisyen. İlköğrenimiyle birlikte dedesinden Arapça ve dini ilimler tahsil etti, medrese geleneğine göre şer’i ilimlerden icazet aldı. Trabzon’un bir merkez köyünde iki yıl imam-hatiplik yaptı. 1952 yılında girdiği İstanbul İmam-Hatip Okulu’ndan 1959’da mezun oldu. 1959-1963 yılları arasında İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü’nde yüksek öğrenimini bitirdi. Bu öğrenciliği sırasında da imam-hatiplik görevi yaptı. 1963-1966 yılları arasında İstanbul İmam Hatip Okulu meslek dersleri öğretmenliği yaparken bu yazıda bahsedilen ilk eseri olan “İslâm’da Kadın” kitabını yazdı. Bu eserini yayınladığında İslâm’ın kadın üzerine tezlerini olumlu bir bakışla yansıtan bir tek kitap olmadığına işaret etmeliyim. Son yıllarda çalışmalarını İmam-ı Mâtürîdî’nin eserleri üzerinde yoğunlaştırmıştır. Ebû Mansûr el-Mâtürîdî’nin Kitâbu’t-Tevhid adlı en önemli eserini T. Diyanet Vakfı yayını olarak yayınladı.
http://www.kelam.org/kelamcilar/emekli/btopaloglu.html



Bu sitede yer alan bilgiler Haberiniz adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
FaceBook'tan Yorumla

Yorum Yazın

Yorum yazabilmeniz için Üye Girişi yapmanız gerekmektedir.
Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.
Copyright © 2014 Haberiniz Ulusal Haber, Köşe Yazısı, Analiz, Fotoğraf ve Video Portalı. Tüm hakları saklıdır.