23 Mayıs 2012, Çarşamba
Anasayfa | Künye | İletişim | Haberiniz Olsun Ana Sayfan Yap Açılış Sayfası Yap | Haberiniz Olsun sık kullanılanlara ekle Sık Kullanılanlara Ekle | Haberiniz Olsun RSSRSS
Loading

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

OSMAN ÇELİK
Türk Milliyetçilerine Sesleniş
18 Aralık 2011                1044 kez okundu.             Yazar E-posta:osmancelik6780@gmail.com
Türk milliyetçiliği organize bir yok edilme harekâtıyla karşı karşıyadır. İçindeki fikri birliğin şiddetini artırıp kılıcını bilemeye başladığı takdirde bu oyunu bozacaktır. Ancak Türk Milliyetçiliği'nin yegâne temsil merkezi'nin MHP olduğu algısını oluşturmak bu meselenin en tehlikeli boyutunu oluşturuyor...

Mustafa Kemal Atatürk şöyle demektedir;’’Milletlerin tarihinde bazı dönemler vardır ki, belli amaçlara erişebilmek için maddî ve manevî ne kadar kuvvet varsa hepsini bir araya toplamak ve aynı doğrultuya yöneltmek gerekir. Yakın yıllarda milletimiz, böyle bir toplanma ve birleşme hareketinin önemli sonuçlarını kavramıştır. Memleketin ve devrimin, içeriden ve dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korunması için, bütün milliyetçi ve cumhuriyetçi kuvvetlerin bir yerde toplanması gerekir. Aynı cinsten olan kuvvetler, ortak amaç yolunda birleşmelidir.''

Her kes bir şeyler yazıyor, MHP'nin gelecek olan kongresi ve meşruiyetini ülkücülerden aldığını iddia eden genel başkanı hakkında. MHP’nin genel başkanın kim olacağı veya olması gerektiği konusunda enerji harcamak beyhudedir! Çünkü gördükten sonra ona karşı aday olup sonra çark edip varlığını onun varlığına bağlayanları... Aslında bu tavrın sahiplerinin de belki haklı olarak mevcut sistemin dayattığı siyasi partiler yasası gereği yapabilecekleri fazla bir şey yoktur. Fakat MHP gibi bir siyasi parti’nin genel başkanlığına aday olarak ortaya çıkan kişilerin meselenin önünü ve arkasını iyi düşünüp taşınıp öyle yola çıkmış olmaları gerekmektedir. Sözün özü şu aslında; atı alan Üsküdar’ı geçmiş ve bu geçişin üzerinde 15 sene gibi bir zaman dilimine işaret etmesine rağmen birileri hala parti kavgasında...

Bu günden düne doğru baktığımızda, MHP kuruluşu ve ortaya koyduğu doktrin çerçevesinde Türk Milliyetçileri’nin konjektürel bir manevrası niteliğinde olduğu görülmektedir. Çünkü düne ait ne varsa bu gün savunulmamaktadır. Savunulan değerler ise sadece bulundukları mevkilerin meşruiyetini sağlamaya yönelik olanlar olması manidardır. Nedir bunlar diye soruluğunda, en başta ‘’Lider, Teşkilat, Doktrin’’ üçlemesinin olduğu bilinen bir gerçektir. Ama ‘’Milliyetçi Türkiye’’,’’Milli Demokrasi’’ olarak ifade ede geldiğimiz ülkülerimiz artık anılmaz olmuştur. Turan ülkümüz ise ‘’onurlu AB’’ dileği ile yer değiştirmiştir vs…

Elbette konjektür değişmiş ve mücadele yöntemi de değişmek durumundadır. Anlaşılması gereken budur. Mevcut MHP yönetiminin ise mücadele retoriğini içte, eski dönemin kendine özgün şartlarına ait diyerek terk ettikleri teşkilat yasalarının bazılarına bağlı, dışta küreselci demokratik yaklaşıma uygun olduğu şeklindedir.
 
Oysa içinden geçtiğimiz süreç küreselleşme kavramı ile örtülmüş, insan hakları lakırdısı ekseninde geliştirilen demokrasi kavramının nihai hedefi olan emperyalizmin hedef ve amaçlarına uygun bir Türkiye’nin oluşmasına yönelik faaliyetlere karşı Türkiye Cumhuriyeti devletini kuruluş felsefesi eksenin de milli bir devlet olarak geleceğin içlerine taşıma, devam ettirme mücadelesidir.

Dikkati bir şekilde bakıldığı takdirde:  Kendisini Türk Milliyetçiliğinin merkezi olarak tanımlayan siyasi partinin savunduğu değerler, Türk Milleti’nin binlerce yıl alan tarihsel yolculuğunun birikimleri, bu sürecin içinde hiçbir şekilde mevzu edilmeden yukarda ifade ettiğimiz demokrasi tanımı içinde eritilmeye çalışıldığı görülecektir. Bu bağlamda kıssadan hisse ve son ve bir daha bu konu üzerinde zaman harcamaya dahi gerek olmadığını ifade etmeyi bir borç bilerek demek isterim ki:
 
Tek bir mücadele var, O da Türk Milleti'nin[1] varlığını korumak için kendi varlığını ona armağan edebileceklerin partileşmeden, her yerde çoban ateşi misali ateşler yakacak şekilde Türklük gurur ve şuuru etrafında buluşacak insanları politize eden zihniyete karşı ülkücü kalmalarını sağlamak olmalıdır...
 
Mevla’m neylerse güzel eğler vesselam...


[1] Türk Milletinden kastımız yalnızca Türkiye’de yaşayan Türklerden ibaret değildir. Tüm Türk Dünyasında ortak bir mücadeleyi verebilecek Türk Milliyetçileriyle birlikte olmak esastır…






Bu sitede yer alan bilgiler Haberiniz adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
FaceBook'tan Yorumla

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Copyright © 2012 Haberiniz Ulusal Haber, Köşe Yazısı, Analiz, Fotoğraf ve Video Portalı. Tüm hakları saklıdır.