18 Mayıs 2012, Cuma
Anasayfa | Künye | İletişim | Haberiniz Olsun Ana Sayfan Yap Açılış Sayfası Yap | Haberiniz Olsun sık kullanılanlara ekle Sık Kullanılanlara Ekle | Haberiniz Olsun RSSRSS
Loading

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

İSMAİL KANDEMİR
Bu İşte Bir Cinlik Var
08 Şubat 2012                598 kez okundu.             Yazar E-posta:isoca06@gmail.com
İlgili Foto Galeri
Son yıllarda şahit olduğumuz bir durumu, yaşamaya alışmış görünüyoruz.

“Toplumu gündemden uzaklaştırma / gündem karartma”

Ne zaman bu milletin gözünden kaçırılması gereken olaylar ve gelişmeler yaşanacak olursa, damdan düşer gibi yapılan bir açıklama ile şaşkına dönüyoruz. “Bu da nereden çıktı?” Sorusunu kendimize sormadan edemiyoruz. Çünkü gündemin bir seyri vardır, olağan üstü durumlar dışında. Bu seyri alt üst eden bir açıklama ile medya pür telaş bir mesaiye başlıyor. Haber programları, yapılan açıklamaya odaklanıyor. Açık oturumlarla toplumun aklı başından alınıyor. Durup dururken bu günlerde de cumhuriyet dönemini sorgulamaya kadar giden bir “dindarlık” meselesi, gündemin üst düzey tartışma konusuna dönüştü.

Türk Milleti’nin dini inançları güçlü, dinin esaslarını tartışmasız kabullenen mütedeyyin insanlardan oluştuğunu dost da, düşman da iyi bilmektedir. Din üzerinden tarih boyunca çıkarılan savaşlar ve çıkar-taht mücadeleleri ile dini efsun malzemesi olarak kullanarak, kimi zaman da kindarlık yüzünden insanlık âlemi büyük acılar yaşamıştır. Bu tavrın dünya var olduğu sürece de devam ettirileceği bir gerçektir.

Bu anlayışın hamiliğini yapanlara, dindar demek mümkün değildir, çünkü dindarlıkta samimiyet vardır. Dincilik yapmak ise farklı bir anlam ifade etmektedir. Dinci, “Dinî görüşleri her alana yaymak isteyen kimse” olarak tanımlanmaktadır. Bu yayılmanın arkasında “Nizam-ı Âlem / İlay-ı Kelimetullah” anlayışında ulvi düşünceler olacağı gibi, küreselleşme oyununun bir ayağı olarak İslam Ülkelerinin sahip olduğu zenginlikleri ele geçirme/kontrol etme hırsı da göz ardı edilemez…

“Dindar için din daha çok sorumlu olmanın daha çok paylaşmanın daha çok fedakârlığın yoludur. Dinci için ise din başkalarından daha çok almanın başkalarını daha rahat itham etmenin dokunulmaz ve eleştirilmez kurumudur. Bu yüzdendir ki dincinin elinde din bir ıstırap ve kahır kurumuna dönüşür ve insan haklarını çiğnemenin kutsal aracı yapılır.” [i] cümlesi ile dindar ve dincinin elinde ya da dilinde dinin ne hale gelebileceği ifade edilmektedir. Dinin, bir cinlik maharetiyle efsunlanmış bir toplum üzerinde tehlikeli bir silaha dönüşeceği ve samimiyetten uzak bir din anlayışı ile olumsuz sonuçlara neden olacağı görülmelidir. Başka bir ifadeyle “Dindar din ile dinci ise siyasetle ilgilenir” anlayışı, toplumumuzda egemen bir bakış açısıdır.

Türk Aile hayatında her zaman İslamiyet var olmuştur. Her aile de çocuklarının milli ve manevi terbiyelere sahip olarak yetişmesinden yanadır. İşte bu noktada toplumdaki hassasiyet istismara uğramaktadır. “Dindar olmanın karşılığının, ateist olmak değil, dindar olmamak” [ii] olduğunu ifade eden Bülent Arınç’ın sözleri mantıklıdır. Ki, dindar insanın karşıtı olarak, tinercileri göstermek ne kadar doğru bir yaklaşım olabilir?

İnsanların sokaktan kurtarılması, kimin görevidir? Elbette devletin… Sosyal devletin vazifeleri hatırlanmalı ve tinerci sokak çocuklarına; dinden uzak, potansiyel dinsiz muamelesi yapılmamalıdır. Onlara devletin şefkatli eli, umut veren dili ile çözümler üretilerek destek olunmalıdır.

Bu konuda daha fazla söze hacet yok… Biz asıl mevzumuza dönelim.

Gündem Karartma…

Şu günlerde Türkiye için önem arz eden ve coğrafyamızda yaşanan gelişmeler, dikkatten kaçırılacak gibi değildir.

Suriye’ye yönelik hareket için BM Güvenlik Konseyinde yapılan oylama, Esat’ın reddi; muhaliflere itibar edilerek Genel Devrim Konseyi’nin tanınması, medyada yer alan “Suriye’nin bir an evvel Esad’dan kurtarılması gerekiyor” dayatması yakında bir savaş olduğunun işaretleri olarak değerlendirilmektedir. Burnumuzun dibinde bir savaş çıkarsa, “askeri harekâta karşı olma” söyleminin kimseye faydası olmayacaktır. Zararı, en başta yine ülkemiz ve insanımız görecektir… Suriye için Beşar Esad’a karşı takınılan tutum ile askeri harekâta karşı olma anlayışında da bir çelişki olduğu ortadadır. Libya’da da askeri harekâta karşıydık, malı batılılar götürdüler… Sıra Suriye’de. Allah insanımızı ve devletimizi mağdur etmesin diye dua etmekten başka yapacak bir şey de görünmüyor…
İkinci gelişme ise yanı başımızda yer alan Yunanistan’ın iflasıdır. Avrupa’da iflas eden ve iflasın eşiğinde bulunan ülkelerin yaşadığı çıkmaz ve sıkıntının ülkemize yansımaları göz ardı edilemez. Ancak ne var ki, tüm dünya ekonomik krizin içinde boğuşurken, Türkiye’nin de zevk-ü sefa içinde olmadığını gizlemeye çalışmak, gelecek için insanların tedbirli olmasına da fırsat vermemektedir. Bu riskin toplumla paylaşılması, milletin selameti için var olduğunu ifade eden her insan için toplumsal bir sorumluluktur. İktidarın da bu konu da toplumu aydınlatmasında fayda vardır.

Türkiye için hayati önem taşıyan gelişmeler, gerçek gündemimizi oluştururken, bu “dindarlık” meselesinde bir cinlik arayarak komplo teorisyenliği yaptığımızı düşünmüyorum. Toplumun yıllardır suni gündemlerle efsunlandığını hatırlamak için internette kısa bir tur atmak yeterli olacaktır.

Bu konuda  “Millet düşünüp sorgulamasın, biz işimize bakalım mı?” diye bir durum olduğuna dair akıl dayatması yaşıyorum. Allah kimseye daha kötüsünü yaşatmasın…

Ancak yine de söylemeden edemeyeceğim: “BU İŞTE BİR CİNLİK VAR…”

07.02.2012


[i]  http://www.tek1.net/dindar-ne-demek.html

[ii] http://www.rotabursa.com/haber/siyaset/arinctan-dindar-nesil-aciklamasi/667.html



Bu sitede yer alan bilgiler Haberiniz adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
FaceBook'tan Yorumla

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Copyright © 2012 Haberiniz Ulusal Haber, Köşe Yazısı, Analiz, Fotoğraf ve Video Portalı. Tüm hakları saklıdır.