18 Mayıs 2012, Cuma
Anasayfa | Künye | İletişim | Haberiniz Olsun Ana Sayfan Yap Açılış Sayfası Yap | Haberiniz Olsun sık kullanılanlara ekle Sık Kullanılanlara Ekle | Haberiniz Olsun RSSRSS
Loading

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

NEVAL KAVCAR
Erdoğan’ın ABD Yanındaki Tavrı Suriyelileri Üzmüş
09 Şubat 2012                962 kez okundu.             Yazar E-posta:nevalkavcar@yahoo.com
Aşağıdaki satırlar, Suriye’ye gözlem için giden grubun yansıttıkları..
 
ARAP BAHARI MI? - Av. Şenal Sarıhan   
 
Suriye Kadın Birliği’nin davetlisi olarak 30.10.2011- 02-11.11 tarihleri arasında Hatay’dan 39 kişilik kadın grubumuzla Halep’e geçtik. Suriye Kadın Birliği, Türk hükümeti’nin Beşar Esad rejimine yönelik olumsuz tavrından da duyduğu rahatsızlıkla, orada neler olup bittiğini yakından görebilmemiz ve kendi sorunlarını kendilerinin anlatabilmelerini sağlamak amacı ile siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerini davet ediyordu.
 
Çağrılma nedenimiz, kadın sorunları değil. Onların ülkelerinin emperyalist bir oyunun kurbanı olma tehlikesine karşın kadın dayanışması isteğindeler. Daha önemli olarak da AKP iktidarının kendilerine sırt çevirip ABD politikalarına uygun davranmasını şaşkınlıkla karşılıyor ve bu durumun değişmesi için bizden katkı bekliyorlar.
 
Halep’e gelir gelmez, eşyalarımızı arabalarda bırakarak, toplantı salonuna alınıyoruz… Başı örtülü ve açık, Müslüman ve hırıstiyan karma bir yapıda olan bu topluluk, bizi coşku ile karşılıyor. Ön sıralarda bize ayrılan yere alınıyoruz. Suriye ve Türkiye Milli Marşları okunuyor.
 
Üç konuşmacı da ülkelerindeki sorunun kendileri tarafından çözülebileceği, buna yabancı ulusların karışmamaları gerektiği, Avrupa basınında Suriye’de huzursuzluklar olduğunun yayıldığı, her ülkede olduğu gibi Suriye’de de iktidara muhalif kesimlerin olduğu, muhalefetin ciddi temsilcileri ile görüşmeler yapıldığını, bu görüşmelerde özellikle Siyasi Partiler Yasası, Belediyeler Yasası ve gelir dağılımının eşitlenmesi  gibi konularda reformların yapılacağı yolunda anlaşmaya varıldığını, ancak R. Tayyip Erdoğan’ın ABD yanında tutum alarak kendilerini sükut-u hayale uğrattığı..
 
Buradan on gün önce muhalif güçlerce oğlu katledilmiş olan Cumhuriyet Müftüsü Ahmet Bedrettin Hassun’u ziyaret ediyoruz. Görkemli bir camiin geniş, çevresine koltuklar yerleştirilmiş kabul salonunda Hassun bizi karşılıyor. Tek tek el sıkılıyor. Bize teşekkür ederek sözlerine başlayan Hassun, 23 yaşında üniversite öğrencisi olan oğlunun bu güçler tarafından katledilişini anlatıyor. Bizdeki deyimi ile “Kanı kanla yumazlar. Ben öldürenleri bağışlıyorum. Yeter ki ülkemizde dirlik olsun. Ülkemiz parçalanmasın. Biz kendi sorunlarımızı çözeriz. Bizi bize bıraksınlar.” sözleri ile kendi acısını hissettirmemeye çalışıyor. “Benim kanım, dökülen diğer kanlardan daha değerli değil.” diye ekliyor. Antiemperyalist bir tutumu var. Kendisinin, Suriyeli dört iş adamı tarafından, açık çek karşılığı, görevden çekilmesi ve iktidarın meşru olmadığını, ülkede alevi-sünni çatışması olduğunu” açıklaması için zorlandığını, oğlunun bu olaydan üç gün sonra öldürüldüğünü söylüyor.
 
Şam’da ikinci gün, Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın baş danışmanı Nacah Al Atai tarafından Cumhurbaşkanı Sarayı’nda kabul ediliyoruz. Danışman yaşadıklarının Büyük Ortadoğu Projeinin bir devamı olduğunu söylüyor.
 
Kadınların hassasiyetini önemsiyoruz. Onlar, yapmacıksız ülkelerini savunuyorlar. Onlar da reform istiyor. Ama bir başka ülke, diğer ülkeye ne reform, ne de devrim getirebilir. Biz emperyalizmin karşısında, mazlum halkların yanındayız. Medya kirliliğine karşı kendi gözlemlerimizi olduğu gibi yansıtacağız.
 
Son gün..
Lazkiye’de Turizm Meslek Okulu’ndayız. Vali Bey, Baas Partisi İl Başkanı, olaylarda yakınlarını yitirmiş olan aileler ve öğrenciler..
 
Şehit ailelerine maddi destek sunumu. Burada ilginç bir olay oluyor. Olaylarda yakınını yitirmiş bir genç kadın, Türkiye devletinin, muhalifleri desteklediği gerekçesi ile sahneye çıkmak istemiyor…İç yakan bir durum. Ne diyordu Halide Edip Fatih Mitingi’nde emperyalist işgale karşı Avrupa halkını duyarlılığa davet ederken  “Hükümetler düşmanımız, halklar dostumuzdur.”
 
Kadın grubumuz, dostlukla vedalaştı ev sahiplerimizle. Lazkiye’de ortak denizin kardeşliği ile kucaklaştık birbirimizle. Diliyoruz ki ev sahibi olmaya devam etsinler. Kendi sorunlarını kendileri çözsün uluslar. Büyük devletler karışmasın işlerine. Herkes kendi bağının çöplüğünü temizlesin ama üzümünü paylaşsın kardeşce. “
 
 
Not: 1- “Grubumuz CHP Başkan Yardımcısı İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler, İzmir Milletvekili Hülya Güven ve Tekirdağ Milletvekili Canan Yücer’in de aralarında olduğu 6 kişilik CHP heyeti, İşçi Partisi Kadın Kolu Başkanı (Öncü Kadın) Pınar Gül ve arkadaşları, EMEP Kadın Kolu Başkanı Devrim Avcı ve arkadaşları ile Cumhuriyet Kadınları Derneği üyesi beş arkadaşımızdan oluşuyordu. Ayrıca Ulusal Kanal ve Hayat Tv televizyonlarının iki muhabiri de bizimle birlikte idi.

  2- Gönderilen yazının bir kısmını alabildim. İki devletin arasında barış anlamı taşıyan gözlemleri için teşekkürlerimle.
 




Bu sitede yer alan bilgiler Haberiniz adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
FaceBook'tan Yorumla

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Copyright © 2012 Haberiniz Ulusal Haber, Köşe Yazısı, Analiz, Fotoğraf ve Video Portalı. Tüm hakları saklıdır.