Rusya Erdoğan’ı Uyardı
ABD/İngiltere Suriye’deki elçiliklerini, can güvenliği sebebiyle kapattı. AB temsilcileri halen Suriye’de. Baştan beri iki ülkenin tavrı, psikolojik baskı oluşturmaya dönük.
Bağımsız haber kaynaklarının geçtiği resimlere bakarsanız, Suriye’de kaos yok. Belli bölgelerde bizzat batının silahlandırdığı kişiler, kan döküyor.
Baskıcı, özgürlükleri tamamen kısıtlayan bir lideri devirmek yerine onun yanında yer almak anlaşılabilir mi? Anlaşılabilir. Suriyelinin Esad’la problemi yok. Özgürlük alanında bazı kısıtlamaların da giderileceğini açıklıyorlar.
Umarız ki Türkiye yanlışın içine düşmez. Suriye’de insanları rejim öldürüyor diyerek aktarılan bilgilerin, fos olduğunu gösteren resim/bilgi yağıyor. Suriye’de bulunan Türk basınından “El Cezire” türü haber aldınız mı? Suriye ordusunun, sıradan halkı kurşunu dizdiğini gören var mı? Olsa, şimdiye çoktan düşerdi medyaya.
Yaptırımın önü Çin ve Rusya tarafından kesilince, plân değişti.
“Türkiye, İsrail ikilisi saldıracak, Hatay’daki muhalifler Suriye ordusunu Türk topraklarına çekip, Türk Silahlı kuvvetlerini, NATO’yu savaşın içine çekecek” türü senaryolara dönüştü.
Yaptırımı veto eden, Rusya Dışişleri Bakanı Lavros Suriye’ye gitti.
Önemli o buluşmadan “Esad’ın şiddeti durdurma garantisi” çıktı. Dokuz ay önce, batının silahlandırdığı gurkaların başlatığı isyanı, Esad nasıl durduracak?
Rusya’nın, Başbakan Erdoğan’la olan görüşmesiyse, “bu işe karışma” uyarısı. Giderek yayılan martta savaş başlayacak söylentisi, söylenti olarak kalsın sadece.
***
Türkiye BOP Politikasını Terk Etmeli – Öner Çetinkaya
“…
Suriye ile sıcak ilişkiler hemen kurulmalı ve ülkeyi karıştıracak, bölecek girişimler beraberce önlenmelidir. Suriye’de ki Türkmenler’in eğitimleri, Türkiye’den gönderilecek öğretmenlerle ve açılacak okullarla sağlanmalıdır. Suriye’de her bakımdan gelişmiş bir Türk toplumu, iki ülke arasında sağlam bir köprü kurulmasını da sağlar.
Sonuç olarak şunu altını çizerek söyleyebiliriz ki; “Günü birlik, bugün söylediğini yarın inkar eden politikalarla dışişleri yönetilemez. Daha dün müşterek Bakanlar Kurulu toplantısı yapacak kadar yakınlaştığımız bir ülkeye, bugün ne oldu da düşman oluverdik? …” (İskenderun)
***
Atlantik Medyası Suriye’de Kaos/İç savaş var Gibi Yansıtıyor
Arap baharının Amerikan yayılmacılığı olduğunu anlayan halkımız, Suriye’ye karşı görünmez bir kalkan oluşturdu. Suriye’ye dokunulmasın diyen sadece, BM’de yaptırımı veto eden devletler değil. Türk halkı başta olmak üzere insanlık, “Suriye’ye dokunma” diyor. Umarız başbakan Erdoğan bunu görür.
“Uzun süredir Suriye Ordusu şurayı vurdu burayı vurdu diye haberler yapılıyor.
El Jezire, özellikle bu haberlerde öne çıkıyor. Suriye Ordusunun öldürdüğü Sivil Suriye halkı kameralara konuştu.
"ÖLDÜĞÜMÜZÜ TV'DEN ÖĞRENDİK! ŞAŞKINIZ"
Öldürüldüğü iddia edilen 806 kişi ÖLDÜĞÜNÜ El Jezire'den öğrenmiş.(x)
http://www.youtube.com/watch?v=B3flBnf4Lb4&feature=player_embedded
(x)
http://tr-tr.facebook.com/ezberbozanlarresmisayfasi
***
Kestaneyi Ateşten Cengiz Çandar Çeksin
“Türkiye, içerde ne olup bittiğinin fazlaca farkında olmayan ve Suriye halkının büyük çoğunluğunun çilesini umursamayan bir kesim bozguncunun iddia ettiğinin tersine, “askeri müdahale”den yana değil. ABD’nin beklentisi, “kestaneyi ateşten çekmek” işinin “bölgesel güç” sıfatı kabul edilen bir ülke tarafından yerine getirilmesi. Türkiye’den başka bu “rol”e uygun bir ülke yok.” (Cengiz Çandar-Hüriyet-7 Şubat 2012)