“PKK İle Görüştü Diyen Şerefsizdir”
Bu cümleyi hatırlıyorsunuz değil mi? Olup biteni gidişattan anlar, duyum alırsınız, ispatlama imkanınız olmaz. Geçtiğimiz hafta “iktidar PKK ile müzakere ediyor” söylemi, duyum olmaktan çıktı. Doğru ise savcılık iddianamesine girdi.
İşte o dönem “PKK ile görüşülüyor, iktidar anlaştı” diyenlere, Başbakan “şerefsiz” diyordu. Oslo sürecinden yansıyanlara “vahim” kelimesi yeter mi bilmem?
Sızanlar bize terör örgütünü sonlandırma görüşmesinden çok, eşit şartlarda iki gücün mal paylaşımını işaret ediyor. Savcılığın başlattığı soruşturma, o bakımdan önemliydi. Görüşmeler yasal çerçevede ise niçin tedirgin olundu? “Başbakan Nisanda PKK’yı bitirmekle ilgili balkon konuşması yapacaktı, bunun için oldu” diyenler var. Geçin efendiler bunları. PKK’nın banisi Amerika, PKK’yı bitireceğini üç yıl önce zaten ilân etti. Bunun için Hakan Fidan’ın PKK’lılara “
tanıştığımıza memnun oldum.
Bu
ekibin yeni üyesiyim” demesine gerek yoktu.(1)
Kürdistan’ı tanıma gibi yaptırımlarıyla birlikte.
Türkiye beşbin çulsuzla değil, ABD ile savaşıyor yıllardır. PKK bitti diye sevinmek için, PKK’nın hedefini kabul etmemek gerek.
Gaye PKK’yı bitirmektiyse, bıraksalardı savcı soruşturmasını yürütseydi. Hakan Fidan ifadesini verseydi. Ortada çekinilecek ne var? MİT’in ayrıcalığı mı var?
***
“Hakan Fidan’ı ben yolladım..”
“
PKK görüşmeleri gerekirse başlar.. Hakan Fidan’ı ben yolladım.. Bu konuyu tabii ki MİT Müsteşarımız Hakan Fidan’la da konuştum. Müsteşarım kendine inandığım, güvendiğim bir arkadaşımdır.” (mynet.com-2 Ekim 2011) (2)
Başbakan kendisine güvenmeye devam etsin de, ifade vermesini niye engelledi? Savcılık çağırınca, Hakan Fidan savcılık yerine niye Çankaya’ya koştu?.
Bu iş yargıya intikal etmişse, niye yargıya güvenmiyor devletin zirvesi? Büyükanıt’ı yargılamak isteyen savcı görevden alındığında, yazıp çizen özgür kalemler nerede?
MİT çuvalından iki olay düştü. İlki PKK ile sürdürülen müzakerede verildiği iddia edilen ölümcül taviz, diğeri de Suriye müdahalesi öncesinde yaşanılanlar.
Her iki olay bize, Türkiye’nin uçurumun kenarında olduğunu gösteriyor.
Türkiye gemisinin dibine açılan sayısız delikten, ikisisini gördük.
PKK müzakeresine takılıp kalmayalım. Suriye’ye müdahale hakkında iktidar muhalefete bilgi veriyor mu? O konuda sesleri çıkmıyor. Hatay’daki isyancı askerler için, niçin Kilis’e konteynır kent yapılıyor? Beşar Esad’ın isyancılarının hamisi mi olduk, nedir mesele?
İktidar bu konuda ne düşünüyorsa açıklasın, bilelim. Kendi başlarına alacakları bir karar değil bu.
(1) http://yilmazozdil.net/tuptur-tup.html
http://www.haber3.com/okuyun,-aglayin..--106655y.htm
(2) http://haber.mynet.com/pkk-gorusmeleri-gerekirse-baslar-594797-politika/
***
Allahın sopası yok
İşte böyle madara eder adamı. Silivrideki davalar için “tutukluluk süresi infaza dönüştü” diyenlere “konu yargıya intikal etti. Saygı göstermek gerekir” diyenler nerde?
O ne hızdı öyle? Hakan Fidan’ın ifadeye çağrılma talebiyle birlikte, Emniyet ve adliyede üç tayin arka arkaya oldu. Yasa değişikliği için başvuruldu. “Görevdir görev” diyen mi ararsınız”, “müdahale etmeyin” diyen mi?
***
Medya Medyumu Mehmet Baransu’nun Cini, Tehdit mi Ediyor?
Cinler çok da yalan söyler. Aman ha dikkat..
“
Daha önce kapatılan hırsızlıklar, cinayetler, katliamlar, darbe planlarına ortaklıklar tek tek ortaya çıkacak. Bir MİT’çinin emriyle kendisine görev verilen bir gazeteci. Araca yerleştirilen uzaktan kumandayla aracın kilitlenmesi sonucu İstanbul’da yaşanan bir cinayet. Kaza sonrası araçta yapılan temizlikler. Cihazların sökülmesi. Araçta bulunan el çantasındaki çok önemli bir dosyanın nasıl ortadan kaldırıldığı…
Eğer bir yıllık süreç acemiler kadrosu yapılanması değilse, Truva atı olması sadece partiyi, Başbakan’ı değil, ülkeyi de felakete götürür. Derin devletin istediği tam da bu.
Yazımı dinde bir kural olarak açıklanan bir düsturla bitireyim. “Zarara rızasıyla girene merhamet edilmez.” (3)
(3) http://haber.gazetevatan.com/Haber/430631/1/Gundem