23 Mayıs 2012, Çarşamba
Anasayfa | Künye | İletişim | Haberiniz Olsun Ana Sayfan Yap Açılış Sayfası Yap | Haberiniz Olsun sık kullanılanlara ekle Sık Kullanılanlara Ekle | Haberiniz Olsun RSSRSS
Loading

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

FUAT YILMAZER
Somali Kadar Dikkat Çekmeyen Karabağ
22 Şubat 2012                491 kez okundu.             Yazar E-posta:a.f.yilmazer@gmail.com
  Bu yazımı okuyan bazı Ermeni severler yine alınganlık gösterip tepki verebilirler.Yine bazı yerlere şikayet edebilir, sitelerinde yazımız ve bizimle ilgili bilgiler vererek hedef haline getirebilirler. Hatta bazıları daha ileri giderek e-posta adresime uyarı anlamında e-posta gönderebilirler.
  Olabilir, ama şu unutulmasın ki bizler Türk İslam felsefesini kabul etmiş insanlar olarak Allah'tan başka çekineceğimiz hiç bir gücün olmadığıdır. Suç işlemediği sürece hiçbir insana veya gruba karşı tahkir edici sözler söylemeyeceğimiz gibi vatan,millet ve devletimle ilgili söylenen kem sözlere de karşı çıkmak inancımız ve prensiplerimiz arasındadır.
  Bu duyarlı vatandaşlarımızdan 25-26 Şubat günü 20. yılı anılacak olan Hocalı katliamı içinde aynı duyarlılığı görmek isterim.
  Değerli okuyucularım,
  Bu kısa girişten sonra yazı konumuza dönelim. 25-26 Şubat Türklüğün,Türk dünyasının yine bir acı günüdür. Bu günde insanlık duygusunu yitirmişlerin korumasız, çocuk,kadın,ihtiyar demeden yüzlerce Azeri Türkünü katlettikleri gündür. Tıpkı atalarının Doğu Anadolu da yaptıkları insanlık dışı vahşet gibi,  Hocalıdaki yaptıkları katliamın günüdür.
  ….Ve Ruslardan destek ve yardım alan Ermeniler,Karabağ'da hareketlenmeye başladılar. Önce Rus desteğinde Ermeni silahlı gruplar Karabağ a yerleştirildi. Arkasından 25 Temmuz 1990 Gorbaçov bir kanun çıkartarak silahların toplatılmasını istedi ve toplandı ama Toplanan silahlar sadece Azeri Türklerin silahlarıydı. Bu gelişmelerden sonra 1990 yılı Ağustos ve Eylül aylarında Ermenilerin saldırıları başladı. Yol kestiler,seferdeki otobüslere baskın yaptılar. Korkutmak için ellerinden geleni yaptılar. Amaçları bu bölgede yaşayan Türkleri korkutup Azerbaycan'a kaçmalarını sağlamaktı. Dolayısıyla Türk nüfusu azalacak onlarda bu toprakları kontrol altına alacaklardı. Nitekim bu zorlama ve zorbalıklara dayanamayan 186 bin Azeri Türk'ü Azerbaycan’a göçtüler. Bu gidişler sonucu ilk Azeri köyü Ermenilerin eline geçti.
  25-26 Şubat 1992 günüde Rusların 366. Alayının da yardımı ile Hocalıya saldırı başlatıldı. 10 bin nüfuslu Hocalıda 3000 Türk kalmıştı. O gün büyük bir katliam yaşandı. Resmi rakamlar katliamda 613 kişinin öldürüldüğünü söyleseler de rakamın daha yüksek olduğu bilinmektedir.
   Azeri Türk'ü katliama uğradı. Türklerin yaşadığı evler ateşe verildi,evler içerideki Türklerle beraber yakıldı.Bir günde resmi rakamlara göre içlerinde çocuk,kadın ve ihtiyarlarında bulunduğu 613 Türk katledildi. Öyle bir vahşet sergilenmişti ki, Hocalı ve Ağdam şehirleri arasındaki 12 Km lik mesafeye insan cesetleri dolmuştu.
  Bu yapılan vahşetten iki örnek vermek istiyorum. Biliyorum okurken huzursuz olacaksınız ama yazmak zorundayım, istiklalini kaybedenlerin başlarına neler gelebilirmiş aklımızın bir köşesinde olması için..
 
  Ör:1) Hamileliğinin son günlerini yaşayan bir Azeri Türk kadını yakalanır. Üzerindeki elbiseleri parçalanmış ayakları yalın olan kadının yanındaki iki Ermeni çete üyeleri iddiaya başlarlar. Uzun boylu Ermeni çeteci AK 47 model Rus yapımı otomatik tüfeğin namlusuna monte edilen kasaturayı çıkartır, diğeri, elinde bulunan metal parayı havaya atar.
  -Akçık,manç? (Kız mı ,Oğlan mı).
  Diğeri,
  -Akçık…(kız) der.. Diğer çeteci oğlan der bahis başlar. Ermeni çeteci elindeki Kasatura ile kadının karnını yarar çocuğu çıkartır. Gözleri çocuğun erkek mi kız mı olduğu noktasındadır.
  Biri,
  -Tun şahetsar,ınger (sen kazandın yoldaş).
  -Yes şahetsapayts ays bubriki inç bes bidigişdano….( ben kazandım ama bu bebek nasıl beslenecek)
  -Mayrigfi bedge gişdat sine (annesi besleyecek elbette).
  Bu konuşmalar üzerine kısa boylusu bir hamlede kasaturayı bebeğin göbeğine geçirir ve annesinin göğsüne yapıştırır.
  -Mayrig yerahayin zizdar (çocuğa meme ver)…………
  Yapılan vahşete bakın. İnsanlık onuru taşıyan kimse böyle bir vahşeti yapabilir mi? Yapılıyor işte ,hele karşılarında Türk varsa hiç düşünmeden yapabiliyorlar. İstiklal savaşında yaşanmadı mı bu durumlar.
  Ör:2) Vahşetin yaşandığı gün,Hocalı'nın bir başka semtinde Ermeni çeteciler futbol maçı yapmak için hazırlık yapıyorlar. İki Azeri kadına ait kesik başlarla kale direği yapmışlar,top arıyorlar oyuna başlamak için.Başı tıraşlı bir Azeri çocuğu bulunur.Ermeni çeteciler sevinç içindedir,bağırırlar.
  -Asixn ma/,cimi yev bıdıge,aveg gındırnadabidi.gındıresek (Bu hem saçsız hem küçük,iyi yuvarlanır kopartın)
  Bu bilgilere ulaşmak için İnternetten Hocalı katliamı diye yazılınca ulaşılır.
  İşte böyle bir vahşetin yaşanmasının 20. Yılı. Bu vahşet asırlar öncesine değil,1200-1300 lü yıllar değil sadece 1992 yılından bu tarafa geçmiş olan 20 yıl önce yaşanmış bir vahşettir.
  Bu vahşete,bu katliama BM ve Batılı Devletler ciddi bir tepki vermediler. Ermeniler şımarıklıklarına devam edip Nahcıvan’a saldırıda bulundular.Bu sefer Türkiye 1921 Kars anlaşmasından doğan hakkımı kullanır bölgeyi korumak için müdahalede bulunurum dedi. Daha sonra Kelbecer’e saldırdılar. Bu kadar izansızlık karşısında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 822 sayılı bir karar aldı ve Bu karara göre Ermenilerden işgal ettikleri yerlerde çekilmeleri istendi. Ama Ermeniler üzerinde hiç etkili olmadı.
  1994 yılında iki taraf arasında ateşkes ilan edildi ama halen sıkıntı devam etmektedir. Bu durum ilerde Türkiye ve Azerbaycan'ın sıkıntıya girmesine sebep olacaktır. Ermeniler diasporaları yardımıyla Türkiye’yi de dünyada köşeye sıkıştırmak için çaba göstermektedir. Bunda da başarılıdır. Buna karşılık verilememekte hatta Ermeni açılımı yapılarak yanlışlıklar sergilenmektedir.
  O bölgeden kaçan,göçe zorlanan Azeriler perişan durumdadır. Ne BM,ne ABD, ne de Batılı Devletler konuyla ilgilenmemektedir.
  Somali'ye yardım gönderenlerden,Filistinlilere yardım götürmek için yola çıkıp iki devleti karşı karşıya getiren Mavi Marmaracılardan, İnsan hakları savunucularından, dinler arası diyalogculardan hiç ses seda çıkmamaktadır.
 
 
 




Bu sitede yer alan bilgiler Haberiniz adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
FaceBook'tan Yorumla

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Copyright © 2012 Haberiniz Ulusal Haber, Köşe Yazısı, Analiz, Fotoğraf ve Video Portalı. Tüm hakları saklıdır.