23 Mayıs 2012, Çarşamba
Anasayfa | Künye | İletişim | Haberiniz Olsun Ana Sayfan Yap Açılış Sayfası Yap | Haberiniz Olsun sık kullanılanlara ekle Sık Kullanılanlara Ekle | Haberiniz Olsun RSSRSS
Loading

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

NEVAL KAVCAR
‘Türkiye Millî Politika Yasası’
23 Şubat 2012                798 kez okundu.             Yazar E-posta:nevalkavcar@yahoo.com
Vatandaş Kürecik kalkanının NATO dolayısı ile mi, yoksa iktidarın isteği ile mi konuşlandırıldığını anlayamadı. Neredeyse radar dile gelecek, Malatya’ya gelişini kendi anlatacak. Hissediyoruz ki, ABD’nin baskısı ile kuruldu. Tüm sözler, zevahiri kurtarma.
 
Devlet sırrı denilen işler iktidarın uhdesinde, kontrolünde kaldığı ve devlet politikaları kalıcı olmadığı sürece, baharda yeşillenecek, sonbaharda yaprak dökecek.  Meselâ Oslo görüşmeleri devlet sırrı mıydı? O sırrı kimler biliyordu, ortaya dökenler kimlerdir? Devlet sırrı denilen şey, devlet menfaatine olmalı. Oslo’da ekibin yeni üyesi olduğu söyleyen MİT Müsteşarı, o ekible ne yapmayı plânlıyordu?
 
Müsteşarı kurtarma operasyonunu yürüten, Başbakan olduğuna göre devlet politikalarını da tek başına kendisi oluşturuyor demektir. Eski dönemde Padişahlar, devlet adamları ile oturup istişare edermiş. Şimdi görüyoruz ki, bakanların birçok stratejiden haberi yok.
 
Milletin varlığının, geleceğinin teminatı olan devlet kurumu, seçimleri hasbelkader kazanmış kişilerin, istediğini yapma ortamı olmamalı. Başbakan ikide birde millet iradesi diyor. Hangi Millet iradesi, Başbakan’a ABD projesinin eş başkanı ol dedi?
 
Türk Milletinin menfaatine olacak projelerde yer alınmadığından olsa gerek, halka doğrular söylenemiyor. Sonra oradan buradan sızıyor doğrusu. Kürecik ile ilgili gerçeği elin Fransızından duyduk. İran için diye. Türkiye’nin göbeğindeki radar, önce Türkiye içindir aslında.
 
O bakımdan devletimizin evvel emirde “Türkiye Millî politika yasası”na ihtiyacı var. Kimlerle oluşturulur, nelere dikkat edilir, halka duyurulması gibi bölümleriyle gerekli bir yasa. Sonra bir vatanda yaşıyorsak eğer, birde vatan hainliği yasasına, tanımına ihtiyaç var. Sivil Anayasa diye kafa bulandırılacağına öncelikle bu yasalar çıkarılmalı.
 
***
 
Uluslararası Antlaşmalar Ayet mi?
 
Ötesinde berisinde, kimse yok. Bu mudur millî iradeye saygı?
 
Şimdiye kadar hangi iktidar, hangi devletlerle hangi anlatlaşmayı yapmış, açıklasınlar halka. Kendilerininkini de tabii. Bilmek istiyoruz. ABD/İsrail menfatine olan sızıntıları yapan Wıkıleaks yerine, siyasetçilerimiz anlatsın ne olup bittiğini.
 
Uluslararası antlaşmaların onay yeri TBMM. Bakıyoruz ki daha önce yapılmış bir yasaya yapılan ekleme ile yeni yasa türetiliyor. Sonra muhelefete baksaydınız diyorlar. Muhalefete anlatılmazsa, nerden bilecek?
 
Uluslararası yasalarda da aynı referanduma gidilen süreç işlemeli. Gerekli sayı meclisten çıkmazsa, halka gidilmeli. Öyle olmuyor, Bakanlar Kurulunun imzası, Cumhurbaşkaşkanının onayı ile işlem bitiyor. Bu demokrasi ise millet bu işin neresinde?
 
Bahsettiğim 90. madde “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.”(1) Niye?
 
Milletin haberi olmadan antimillî bir antlaşma yapıldı, yasa çıktı diyelim. İptali istenemiyor. Elimizi kolumuzu niçin böyle bağlıyoruz? Ayet mi bunlar?
 
20 milyon oy aldılar diye, 74 milyonluk bir devletin geleceğinin iktidarlarca tayin edilmesine demokrasi denmez kanımca.
 
(1) http://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf
 
***
 
İsrail İle Yapılan Bir Anlaşmanın Gizliliği Üzerine
 
23 Şubat 1996 tarihi, Türk Dış Politikası’nda bir dönüm noktası oldu. Türkiye ile İsrail arasında, “Askeri Eğitim İşbirliği Anlaşması” imzalandı.
Bu anlaşmayı İsrail’de, dönemin 2. Genelkurmay Başkanı Çevik Bir imzaladı.
Bu anlaşma, T.B.M.M’ de konuşulmadı.
Bu anlaşma, T.B.M.M’ de tartışılmadı.
Bu anlaşma, T.B.M.M’ de oylanmadı.
Bu anlaşma, T.B.M.M’ de onaylanmadı.
 
Adı “Askeri Eğitim İşbirliği” olan bu anlaşma, aslında çok geniş kapsamlıydı.
Birkaç soru önergesi veren olduysa da, milletvekilleri bu anlaşmanın içeriğini öğrenemediler.
 
Dönemin Milli Savunma Bakanı Turhan Taylan, yaptığı açıklamada şöyle dedi:
“Bu anlaşma ‘Gizli, gizlilik dereceli’ bir Anlaşma olup, Devletin emniyeti ve siyasi çıkarları, Gizli kalmasını gerektiren bir husustur.” (Yılmaz Dikbaş) (2)
 
(2) http://www.kalinka.com.tr/default.asp?islem=sayfa&id=206
 
Anlatmak istediğim tam da buydu. İktidara mensup bir iki kişi biliyor, kalan herkes için sır. Türkiye Cumhuriyetinde mi yaşıyoruz, padişahlıkta mı?
Devletin emniyeti ve siyasi çıkarları birkaç kişinin kontrolünden çıkmalı.




Bu sitede yer alan bilgiler Haberiniz adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
FaceBook'tan Yorumla

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Copyright © 2012 Haberiniz Ulusal Haber, Köşe Yazısı, Analiz, Fotoğraf ve Video Portalı. Tüm hakları saklıdır.