Sıklıkla karşımıza çıkan istatistikî veriler, inandırıcılığını yitirmiş büyüme rakamları, sanal gündemleri gözümüze sokan gazete manşetleri ve beyaz camın parlak yüzlü sunucularının hergün tekrar ettiği yalancı baharlar, Anadolu’nun başı kabak, yalın ayak insanlarını huzurlu kılmaya yetmiyor.
Bu gün köşe başlarını tutan azınlık haricinde yüreği tebessüm eden bir insan bulmak neredeyse imkânsız. Anadolu ürkek, güveni yitirmiş, tedirgin… Ve Anadolu mutsuz insanlardan ibaret.
Bu milleti mutlu kılmak, Türkiye’yi kendine ve topluma güvenen insanların ülkesi yapabilmek
en büyük derdimizdir.
Derdimiz, geleceğin aydınlık yarınlarına taşımaktır neslimizi. Davamız, taşıma azminde olduğumuz bu nesli, yüce duygularla bezeyerek yaşatmaktır. Davamızın büyüklüğü taşıdığı önemden, kıymeti ise dava içerisinde erittiğimiz mukkadesattandır.
Ülkü ismini verdiğimiz bu diriliş hareketi, büyük yürekli neferler ile zafere yürüyecek, Büyük Türkiye'yi kuracak, insanlığın kurtuluşu olacaktır.
İmanı kabuktan ibaret sanan özü bozukların magazin gündemini oluşturduğu, görüntü dindarlarının köşe başlarını tuttuğu, vurgun ve talanın uyanıklık diye algılandığı, göz açlığının gözü açıklıkla ifade bulduğu bir zamanı yaşamaktayız.
Ar perdesinin yırtıldığı, ar damarı çatlamışların şen kahkahalarla zihinleri iğfal ettiği, ahlakın ahmaklık, dürüstlüğün aptallık sayıldığı bu ahir zamana “dur” diyebilmek için, mensubu olduğu asil milletin hasletlerini bilen ve özünü milli kültür pınarından besleyen yiğitlerin insiyatif alarak bir nesle yol başçılığı yapması şarttır.
Mutlu toplum ve aydınlık yarınlar, milli kültürde dirilişle mümkündür. Ve tarih bu dirilişin yol başçılarını Kürşadları, Dursun Fakihleri, Genç Osmanları, Ulubatlı Hasanları kaydettiği gibi kaydedecektir.
“
Önce ülkem ve milletim” diyebilen fedakar insanlar, Türk Milletinin sevdasında yola düşenler, yol başçılarının ardında bir araya gelmeli ve ülkü kılıcını kından çekerek fikir savaşına katılmalıdır. Katılmalı ve gönüllerin ülküde birleşmesi için bütün gücünü vermelidir.
Gün, Türk’ün özüyle imtihan günüdür. Türk Milleti, ya özüne sahip çıkıp varlığını sürdürecek ya da özünü inkar edip küresel güce diz çökecektir.
Türk milletini özüne döndürecek tek güç dün olduğu gibi bu günde Türk Ülkücüleridir.